Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


TÜSİAD Türkiye Sanayisine Destek Projesi

Posted: 06 Nov 2021 04:25 PM PDT

TÜSİAD Türkiye Sanayisine Destek Projesi

TÜSİAD Türkiye Sanayisine Destek Projesi . TÜSİAD’ın Türkiye sanayisinin dönüşümüne destek sağlayabilmek amacıyla dört yıldır yürüttüğü TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Programı’nın (TÜSİAD SD2) STEP (Sanayi-Teknoloji Entegrasyon Programı) etkinliği 5 Kasım Cuma günü gerçekleşti. Program dahilinde çağrı açan teknoloji kullanıcısı şirketlerle, çağrılara uygun çözüm önerisi olan teknoloji tedarikçileri eşleşti. Tüm gün süren etkinlikte alanında uzman 32 konuşmacı, 7 panel oturumda görüş ve önerilerini paylaştı.

Simone Kaslowski: Verimli bir dijital dönüşüm sürecinin gerçekleştirilebilmesinin bütüncül bir bakış açısı ve çok paydaşlı bir diyalogla mümkün olabileceği kanaatindeyiz.
STEP2021’in açılış oturumunda konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski katılımcılarla, TÜSİAD SD2 Programının dijital dönüşümde oynadığı rolü ve programın sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturulmasına katkısını aktardı. Kaslowski sözlerine şöyle devam etti: "Verimli bir dijital dönüşüm sürecinin gerçekleştirilebilmesinin bütüncül bir bakış açısı ve çok paydaşlı bir diyalogla mümkün olabileceği kanaatindeyiz. Bunun için de öncelikli olarak geleceğe dönük somut adımların belirlenmesi gerekiyor. TÜSİAD olarak geçtiğimiz dönemde şirketlerimizin mevcut dijital dönüşüm yetkinliklerinin analiz edilmesine yönelik bir çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışma, teknoloji alanında arz ve talep buluşmasında kopukluk yaşandığını ortaya koydu. TÜSİAD SD2 Programı da işte bu ihtiyaca çözüm niteliğinde başladı. Programın, KOBİ ölçeğindeki teknoloji şirketlerimize, ürettikleri çözümleri doğru adreslere ulaştırma fırsatı yaratıyor olmasını çok kıymetli görüyoruz. Öte yandan, teknoloji kullanıcısı şirketlerimiz de çözüm arayışlarına verimli biçimde cevap bulabiliyor. Bu yönüyle TÜSİAD SD² Programının ülkemizin inovasyon ekosistemine yaptığı katkının çok değerli olduğuna inanıyoruz."

Perihan İnci: TÜSİAD SD2, spesifik çalışma ve ürün geliştirme süreci ile gerçek bir iyi uygulama kütüphanesine dönüşüyor.
Açılışın diğer konuşmacısı TÜSİAD SD2 Görev Gücü Başkanı Perihan İnciise, programın dört yılda geldiği aşamayı ve TÜSİAD SD2 Dijital Platformu’na Dönüşümüne dair bilgiler paylaştı. "Teknoloji kullanıcılarının giderek daha spesifik alanlarda çağrılar açtığını ve dar boğazlarını ve beklentilerini daha net ve detaylı tariflediğini gözlemliyoruz. TÜSİAD SD2, bu spesifik çalışma ve ürün geliştirme süreci ile gerçek bir iyi uygulama kütüphanesine dönüşüyor. Teknoloji tedarikçilerine bu çağrı dönemine çözüm önerileriyle başvurarak katıldıkları için teşekkür ediyoruz. Teknoloji Kullanıcısı, başvurular arasından 1 tedarikçi seçip TÜSİAD SD2‘de onunla çalışıyor. Ancak, geçtiğimiz ay yayına aldığımız TÜSİAD SD2 Dijital Platformu tam da bu noktadan hareketle tasarlandı. Mevcut çağrı alanlarından farklı konuları çalışan veya eşleşmeyen  teknoloji KOBİ’leri artık bir sonraki çağrı dönemini beklemek zorunda değil. 7/24 yaşayan bir platform oluşturduk. Bir pazar yeri hazırladık. Farklı dijital çözümlerinizi platformda üye kullanıcı ve yatırımcılar için yayınlayabilir ve her an ulaşılabilir olabilirsiniz. Ağımızdaki kayıtlı teknoloji tedarikçisi 1.869’a ulaştı. Tüm tedarikçilerimizi, Platformda dijital çözümlerini yayınlamaya davet ediyoruz. Teknoloji Kullanıcılarını da Platform’a üye olmaya ve Aralık’ta açmayı hedeflediğimiz yeni çağrı döneminde ihtiyaçlarını tarif ederek çağrı açmaya davet ediyoruz." dedi.

Dijital dönüşüm ekosisteminin önemli etkinliklerinden olan STEP’te, TÜSİAD SD2‘nin destekçileri EY Türkiye (Platin Sponsor), Vodafone Business (Altın Sponsor), Hewlett Packard Enterprise (Altın Sponsor), PARAM (Bronz Sponsor), Gün+ Partners Avukatlık Bürosu (Hukuki Destek Paydaşı), Medinova (Çözüm Ortağı) oldu.

Program, günün sonunda TÜSİAD SD2 STEP 2021 eşleşme sonuçlarının ilanı ile sona erdi.

Sayılarla TÜSİAD SD2 Programı STEP 2021 Etkinliği
•             Teknoloji kullanıcısı şirket sayısı: 11
•             14 çağrı için çözüm yükleyen teknoloji tedarikçisi sayısı: 104
•             Ön eleme sonrasında STEP’e davet edilen kısa listedeki tedarikçi sayısı: 60
•             STEP etkinliği 1500 civarında izleyiciye ulaştı.
•             Teknoloji tedarikçileri ve kullanıcıları arasında toplamda 355 görüşme gerçekleşti. (46 eşleşme görüşmesi, 355  networking görüşmesi)

Eşleşmeler:
BRİSA    – Distant
DESA     – Nar Sistem
DYO       – Teknosol
ENERJİSA – ANGO
FORD OTOSAN – SMARTIQ
FORD OTOSAN – Kimola
Güven Hastanesi – CYPOINT
Güven Hastanesi- SSAT
KORDSA – E3TAM
NORM CIVATA – KALYBEAI
TOFAŞ – Eczacıbaşı Bilişim
TOFAŞ – Simtera

İlaç Yokluğu Başladı ! 645 İlaç Piyasada Yok

Posted: 06 Nov 2021 10:23 AM PDT

Türk Eczacıları Birliği, “Halk Sağlığı Tehdit Altında: 645 Kalem İlaç Piyasada Yok” uyarısı yaptı.

Bir kez daha yıl sonuna yaklaşıyoruz ve bir kez daha ilaç yokluğu ile karşı karşıyayız. Bir kez daha eczacılarımız ve halkımız mağdur. İlaç yokluğu artık kronik bir sorun haline gelmiştir ve kalıcı çözümlere ihtiyaç vardır. Nitekim sahadan, eczacı kooperatiflerimizden, meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler, piyasada pek çok ilacın bulunmadığını gösteriyor. Şu anki tabloda 645 ilaçta sıkıntı yaşanıyor; eczacılarımız ilaç temininde ve ilaçları hastaya ulaştırmada güçlük yaşıyor. Halk sağlığını tehdit eden bu durum karşısında önlem alınmazsa ilaç krizi derinleşecek, bulunamayan ilaç sayısında artış yaşanacaktır. Öte yandan pandemi
koşulları göz önüne alındığında bir tek ilacın dahi bulunamaması kabul edilemez bir durumdur. Güncel ilaç kuru 4.57 TL ve Avro kuru ise 11 TL civarında seyrediyor. Aradaki ciddi fark, piyasada bulunamayan ilaç sayısındaki artışın temel sebeplerinden birisi. Kur farkı, pek çok ilaç firmasının ülkemize ilaç vermemesine ya da hammaddeleri yurt dışından gelen ilaçları üreten yerli ilaç firmalarının ilaçları üretememesine sebep oluyor. Geçtiğimiz yıllarda da benzer krizler ortaya çıkmış, Sağlık Bakanlığı ve ilaç firmaları ilaç kurunda anlaşana dek pek çok kalem ilaçta yokluk yaşanmıştı.

Her sene yaşanan ilaç krizinin tekrarlanmaması adına önerilerimiz şu yöndedir:
– İlaç kuru ve ilaç fiyat politikaları belirlenirken yalnızca Sağlık Bakanlığı ve ilaç firmalarının anlaşmaya varması yerine tüm paydaşları kapsayan, şeffaf ve katılımcı mekanizmalar geliştirilmelidir.
– Ekonomik iklimin gerçeklerine uygun fiyatlandırma yapılmalı, ilaç kuru güncel hâle getirilmelidir.
– İlaçta kur ayarlamasının yılda bir kez yapılmasından vazgeçilmeli, belirli periyotlarla kur düzenlemesi yapılmalıdır.
– Yerli ilaç politikalarına ağırlık verilmeli, ilaçta dışa bağımlılığın azaltılmasını sağlayacak politikalar geliştirilmelidir.
– Sağlık Bakanlığı tüm paydaşların katılacağı bir ilaç yokluğu uyarı sistemi kurmalıdır.

– İlaç yokluğu olarak tanımlanan sınır belirlenmeli, ilaç kutu sayısı bu sınırın altına düşerse ek
önlemler alınmalıdır.
(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Cilt Lekelerinden Kurtulmak Mümkün

Posted: 06 Nov 2021 09:28 AM PDT

cilt lekeleri

Cilt Lekelerinden Kurtulmak Mümkün. Güzellik Uzmanı Selda Gamzeli, kadınların kabusu haline gelen cilt lekelerinden kurtulmanın mümkün olduğunu ifade ederek, cilde zarar verecek bazı uygulamalardan kaçınılması gerektiğini belirtti. “Cildin soyulduğu uygulamalar lekeleri daha çok ortaya çıkarır” diyen Selda Gamzeli'ye göre, doğru uygulamalarla adım adım lekelerden kurtulmak mümkün.

Özelikle yaz mevsiminden sonra ciltte en çok karşılaşılan problemlerin başında cilt lekeleri geliyor. Adeta bir kabus halini alan ve can sıkıcı bir durum olan lekelerden doğru adımlarla kısa sürede kurtulmak mümkün.
Girişimci ve Güzellik Uzmanı Selda Gamzeli de, lekelerden kurtulmanın yollarını anlattı, doğru bilinen yanlışları paylaştı.

Cilt Lekeleri Nasıl Oluşuyor

"Birçok sebebe bağlı yaşanan bir problem olsa da en büyük nedeni tabi ki güneşin verdiği zararlı etkiler" diyen Selda Gamzeli, "Özellikle biz kadınların yaşadığı en büyük cilt sorunu lekeler; yani hiperpigmentasyon. Birçok sebebe bağlı yaşanan bir problem olsa da en büyük nedeni tabii ki güneşin verdiği zararlı etkiler. Melanosit dediğimiz deriye rengini veren hücrelerin bir renk maddesi olan melanin üreterek, derinin renginin oluşumunda önemli rol oynarlar. İşte güneş ışınlarının etkisi ile bu hücrelerde bozulmalar olur ve melanin baskılanamadığında hiperpigmentasyon dediğimiz renk eşitsizlikleri ortaya çıkar" diye aktardı.

Cilt Lekeleri Tedavi Yöntemleri Neler

Gamzeli, leke problemleri için bir çok çözüm yolu önerildiğini ifade ederek, cildi soyan uygulamaların bunların başında geldiğini anlattı ve uyardı.
Selda Gamzeli, "Kimyasal peeling dediğimiz asitler kullanılarak veya lazerle yapılan soyma işlemlerinde genellikle ilk başta sonuç alınıyor gibi görünse de cildi soymak asıl doku altında olan lekelerin daha da gün yüzüne çıkması demektir. Soyulan cildin bariyeri de zayıfladığı için sonrasında çok daha fazla lekelenmeye açık hale gelmektedir. Bu nedenle ben cildi soyan, yoran işlemlerden ziyade cildi doku altından onaran işlemleri öneriyorum ve de uyguluyorum merkezimize gelen danışanlarımıza. Lekede çok yönlü bir bakım gerekir; hem yüzeyin arındırılması, hem melanin transferinin engellenmesi hem de lekenin tekrar oluşumunu engellemek için onu azaltıcı özellikte içerikler çok önemlidir" diye aktardı.

cilt leke soyan uygulamalar
cilt leke soyan uygulamalar

"Kullandığımız ürünlerin; cildi yenileyen, cilt kalitesine katkı sağlayan içeriklere sahip olmasına dikkat etmeliyiz"

Güzellik Uzmanı Selda Gamzeli, lekede önemli olanın kullanılan içerik; yani etken madde olduğunu söyledi.
"Öncelikle kullandığımız ürünlerin cildi yenileyen, cilt kalitesine katkı sağlayan içeriklere sahip olmasına dikkat etmeliyiz" diyerek devam eden Selda Gamzeli, "Cildi aydınlatan, mini mini micro soyulmalarla cildi yenileyen, tazeleyen, pürüzsüzleştiren glycolic acid; melanini baskılamaya yardımcı olan niacinamid ve tabi ki traneksamik asit.. Ciltteki koyulaşma; cildin kendisini ve altındaki vücut dokularını korumak için verdiği koruyucu bir tepkidir. Traneksamik asit epidermisden daha derinlere doğru yönelen bu tetikleyici uyarıyı baskılayarak aşırı melanin üretimini ve lekelenmesini önler. Bir diğer içerik ferulic acit; melanin üretimini azaltarak lekenin rengini açmayı hedefler. Melanin üretimini tetiklemeyi önlemek için ayrıca güçlü anti-oksidanlar da mutlaka değerlendirilmelidir. Diğer bir içerik elbette birçok kozmetik ve dermokozmetik ürünün içerisinde kullanılan arbutin. Arbutin de; cilt lekelerinde oldukça etkili bir etken maddedir. Arbutin; bitkilerde bulunan glikoz moleküllerinden meydana gelen doğal bir bileşik olan glikozit türüdür. Bölgesel olarak uygulandığında tirozinaz enzimini inhibe ederek melanin oluşumunu engeller. Arbutin bu nedenle cilt rengini açan bir ajan olarak kullanılır. Buğdayda, armut kabuğunda ve diğer bazı yiyeceklerde çok az miktarda bulunur.
Kojik asit önerisinde de bulunan Gamzeli, son olarak şöyle devam etti:
“Kojik asit; farklı mantar türlerinden üretilen bir içeriktir. Cilt tonunu eşitlemeye ve güneş lekelerinin görünümünü azaltmaya, aydınlatmaya yardımcı olması için kullanılır. Kojik asit cildi aydınlatmaya yardımcı olur. Yaşlılık, güneş gibi etkenlerle oluşan koyu lekelerde iyileşme sağlar. Yaşlanmayı geciktirici bir etkisi de gözlemlenebilir. Tüm bu içerikler cildi soymadan hiperpigmentasyon probleminde lekelerin açılmasına ve baskılanmasına yardımcı olmaktadır. Leke probleminde en önemli detay ise bu tarz renk açıcı ürünler kullanıldığında sonrasında mutlaka UVA UVB güneş koruyucu kullanılması gerekmektedir. Her kadın güzeldir; ama bakımlı kadın daha güzeldir." (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Radyoloji Teknisyenleri İsyan Etti !

Posted: 06 Nov 2021 09:02 AM PDT

Radyoloji Teknisyenleri İsyan Etti !

TÜMRAD-DER Derneği Başkanı Heybet Aslanoğlu, şua izinlerinin ve fiili hizmetlerin kaldırılmasının gündemde olduğunu belirterek, “8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nde Saat 12.30’da İzmir Alsancak Devlet Hastanesi buluşalım. Sesimizin, taleplerimizin duyulması için sen de gel” çağrısında bulundu.

Aslanoğlu, Bilim ve Sağlık Haber Ajansına yaptığı açıklamada, “Pandemi devam ederken son 1 yılda,
Görev tanımımız ile ilgili mevzuat kaldırıldı. Radyoloji Nizamnamesi kaldırıldı. Yerine birşey konulmadı.
Personel eksikliği nedeniyle fazla çalışmaya zorlanan meslektaşlarımıza geriye doğru borç çıkarıldı.
Şua izinlerimiz ve fiili hizmetlerimizi kaldırılması gündemde.  Bizler sağlığımızdan ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nde Saat 12.30’da İzmir Alsancak Devlet Hastanesi buluşalım. Sesimizin, taleplerimizin duyulması için SEN de GEL” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Post a Comment

Previous Post Next Post