Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Öğretmenlik Meslek Kanunu Çağrısı !

Posted: 29 Dec 2021 01:43 PM PST

Öğretmenlik Meslek Kanunu. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaşar Şahindoğan ile birlikte Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Genel Başkan Geylan, "Şırnak eğitimine hizmet noktasında iyi niyetli gayretine şahit olduğum Sayın Özdemir'e başarılar diliyorum." dedi. Genel Başkan Geylan ve beraberindeki heyet, Şırnak Lisesi'ni de ziyaret etti. Geylan, "Arkadaşlarımızın MEB'den isteği, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun beklentileri karşılayacak şekilde bir an önce çıkarılmasıdır. Türk Eğitim Sen olarak süreci yakinen takip edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın" dedi. Ayrıca Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan'ı makamında ziyaret edildi. Şırnak Üniversitesi'ni de ziyaret eden Geylan, Genel Sekreter Doç. Dr. İbrahim Baz ve üniversite temsilcilik yöneticilerimizle bir araya geldi. Talip Geylan, Şırnak Şube'nin düzenlediği istişare toplantısına da katıldı.

Türkiye Öğretmenlerle İnşa Edilecek

Toplantıda üyeler ile bir araya gelen ve bir konuşma yapan Talip Geylan, "Arkadaşlarımın, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın daha iyi eğitilmesi için taşıdıkları azim ve heyecana bizzat şahit oldum. Hepsiyle gurur duyuyorum. Bir kez daha anladım ki, güçlü Türkiye, öğretmenlerle inşa edilecek. Türk Eğitim-Sen'in her bir üyesi, ülkemizin dört bir yanına dikilmiş birer bayraktır. Şube Başkanımız Turgut Tatar'ın nezdinde, Şırnak'ta sendikamıza güç veren tüm yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Rabbim eksikliklerini göstermesin" dedi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu İçin Çağrı

Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili önemli açıklamalar yapan Genel Başkan, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun bir an önce çıkarılması için MEB'e çağrıda bulundu. Öğretmenlerin 657 Sayılı DMK'dan kaynaklanan haklarının baki kalması kaydıyla bu kanunu desteklediklerini bildiren Geylan, hazırlandığı ifade edilen tasarının hala paydaşlarla paylaşılmamış olmasını da eleştirerek, "Şayet tasarı hazırsa neden hala sendikalarla, paydaşlarla, kamuoyuyla paylaşılmadı? Sendika olarak yıllardır öğretmenlik mesleğinin statüsünü sağlam bir zemine oturtacak, saygınlığını artıracak, haklarını iyileştirecek bir kanunun çıkarılması gerektiğini ifade ediyoruz. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da 'Çalışmaları tamamlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu inşallah kısa sürede Meclisimizin takdirine sunacağız' dedi. Madem öyle tasarı ivedilikle kamuoyuyla ile paylaşılmalı ve biz paydaşlar olarak tasarı ile ilgili görüşlerimizi MEB'e iletmeliyiz. Herkes şunu bilmelidir ki; yüzbinlerce üyesi olan sendikaları devre dışı bırakacak, onların taleplerini ve beklentilerini dikkate almayacak bir yöntemle kanunun hazırlık sürecinin yürütülmesi önemli bir eksikliktir. Şunu da herkes bilsin ki, mevcut haklarımızı geriye götürecek her türlü girişime karşıyız. Bu konuda hiçbir adımdan çekinmez, demokratik ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanırız. Bu kanun süreci kapalı kapılar ardında değil, yüzbinleri temsil eden kuruluşların ve öğretmenlerimizin katılımıyla, şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Öte yandan bütçe kanunu çalışmaları sona erdiğine göre Öğretmenlik Meslek Kanunu artık Türkiye gündemine getirilmeli ve tartışılmalıdır. Büyük bir umutla bu kanunun çıkarılmasını bekleyen öğretmenlerimizin artık tahammülü kalmamıştır. Yeni yıla yeni kanunla girmeliyiz" diye konuştu.

Bu haber hoşunuza gidebilir.

Son olarak Genel Başkan Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda sözleşmeli, ücretli, kadrolu öğretmen ayrımının kaldırılarak sadece KPSS puan üstünlüğüne göre öğretmen ataması yapılmasının gerekliliğini belirten Geylan, kariyer basamakları belirlenirken hizmet yılı esasının dikkate alınmasını, sınav şartı olmaması gerektiğinin altını çizerek konunun önemini açıkladı.

 

Şiddetli Göz Ağrısına Dikkat!

Posted: 29 Dec 2021 06:32 AM PST

Geceleri oluşan şiddetli göz ağrısına dikkat!

Şiddetli Göz Ağrısına Dikkat ! Geceleri oluşan şiddetli göz ağrısıyla kendini gösteren ve "göz migreni" diye adlandırılan ağrı, çoğunlukla erkeklerde görülüyor. Göz migreninin kullanılan bazı ilaçlarla kısa sürede önlenebileceğini belirten uzmanlar, göz migreninin her yıl belli dönemlerde nüksedebildiği uyarısında da bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, göz migrenine ilişkin bilgi verdi. Prof. Dr. Barış Metin, "göz migreni" diye adlandırılan rahatsızlığın aslında bir çeşit migren değil, daha çok bir küme baş ağrısı olduğunu söyledi. Göz migreninin çoğunlukla erkeklerde görüldüğünü ifade eden Metin, "Göz migreni geceleri oluşan şiddetli göz ağrısı ile kendini göstermektedir." dedi. Göz migreni tedavisinin klasik migrenden biraz daha farklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Barış Metin, klasik migrende olduğu gibi 4-5 aylık bir tedavi sürecine ihtiyaç olmadığını söyledi.

Bu haber hoşunuza gidebilir.

Prof. Dr. Barış Metin, "Kullanılacak birtakım ilaçlarla ağrı kısa sürede önlenebilir. Ancak bu tip ağrılar genellikle senenin belli bir zamanına kümelenme eğilimindedir. Her yıl belli dönemlerde ağrı nüksedebilir." uyarısında bulundu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

2022’de Okuduğunuz Kitapları Kayıt Altına Almaya Ne Dersiniz?

Posted: 29 Dec 2021 06:26 AM PST

Geçenlerde okuduğunuz kitabı bir arkadaşınıza mı önermek istiyorsunuz? Hani şu, özgün hikâyesi ile sizi cezbeden, resimleri de çok etkileyici olan… Yazarı İngiliz miydi acaba? Yoksa Arjantinli mi? Sahi, çizeri kimdi? Daha yeni okumuştunuz oysa…

2022 yılında okuduğunuz kitapları unutmak istemiyorsanız size harika bir önerimiz var: Kitap Günlüğüm.

Gökçe Yavaş Önal‘ın matrak çizimleriyle baştan sona yenilenen Kitap Günlüğüm, okuduğunuz kitaplara dair ayrıntıları, görüşleri, önerileri not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz, sonra tekrar bakıp hatırlayabilmeniz için tasarlanan pratik ve eğlenceli bir günlük.

Okuduğunuz her kitabı bu günlükle paylaşabilirsiniz. Önemli olan, kitap hakkındaki görüşleriniz, düşünceleriniz ve elbette hayal gücünüz. Günlüğe kitapla ilgili yorumlarınızı da yazabilirsiniz. Ayrıca en sevdiğiniz cümleyi ya da günün birinde kitabın yazarıyla tanışırsanız söyleyebileceğiniz şeyleri bile not edebilirsiniz. Hatta kitabın kapağını yeniden tasarlayabilir ve kitaba puan dahi verebilirsiniz.

Kitap Günlüğüm ile 2022’de okuma alışkanlıklarınızı bambaşka bir boyuta taşıyacaksınız. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Dirençli Hipertansiyon Tedavisinde Kalıcı Yöntem: Renal Denervasyon

Posted: 29 Dec 2021 06:25 AM PST

Dirençli Hipertansiyon tedavisinde kalıcı yöntem: Renal Denervasyon

Dirençli Hipertansiyon Tedavisi. Anjiyografik yöntemle lokal anestezi altında yapılan bu işlem yaşam şekli ve ilaç kullanımından bağımsız olarak dirençli hipertansiyonun kontrol altına alınmasını sağlıyor.

Toplumun yarısının risk altında olduğu hipertansiyon hastalığı kontrol altına alınıp tedavi edilmediğinde kalp krizi, inme ve ani ölümlere sebep oluyor. Her iki kişiden biri yüksek tansiyon hastası olduğunu bilmeden yaşıyor. Hipertansiyon tanısı alan hastaların da sadece yüzde 50'si tedavi alıyor. Bu hastaların yüzde 70'inden fazlasında ise etkin ilaç kullanımına rağmen normal kan basıncı düzeylerine ulaşılamıyor. Çünkü birçok hastanın günlük ilaç kullanımına dirençli oluşu veya ilaç kullanmak isteği olmayışı tedavi başarı oranlarını düşürüyor.

Kontrol altına alınamamış hipertansiyonun, iskemik kalp hastalığı, inme, beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve birçok kalp damar hastalıklarının oluşumunu tetiklediğini belirten Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Buturak tamamlayıcı bir tedavi adımı olan Renal Denervasyon işlemini anlattı…

 

Dirençli Hipertansiyon tedavisinde kalıcı yöntem: Renal Denervasyon

Hipertansiyonun kalıcı tedavisi için yeni bir adım 

Hipertansiyon tedavisi bir bütündür. Bunun için de yaşam tarzı değişikliği birinci adımdır. Tuz tüketiminin kısıtlanması, düzenli fiziksel aktivitenin yaşam tarzının bir parçasına dönüştürülmesi ve hasta bilincinin artırılması bu adımın temellerini oluşturur.

İkinci adım ilaç tedavisidir. Yüksek tansiyonu olan hastalarda yaşam boyu çoğunlukla birden fazla ilaç kullanımı gerekir ve hastanın buna yüksek derecede sadakat göstermesi gerekir.

Girişimsel bir tedavi olan Renal Denervasyon ise tamamlayıcı bir tedavi adımı olup, güvenli, sonuçları kalıcı ve hasta uyumundan ömür boyu bağımsız yeni bir tedavi yöntemi olarak yerini almaktadır. Renal Denervasyon hipertansiyon tedavisinin temeli olan yaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisinin yerine geçecek ve tek başına uygulanacak bir yöntem değildir. Ancak bu tedavi ile tedavi etkinliği hasta uyumundan bağımsız olarak artar, hastanın kullandığı ilaç sayısı azaltılabilir ve çoklu ilaç kullanımına bağlı ilaç yan etki riskleri azaltılarak tedavi hedeflerine etkin ve güvenli bir şekilde ulaşılabilir.

Hipertansiyon gelişiminde kilit organ: Böbrekler

Böbrekler, kan basıncı kontrolünde kilit rol oynar.  Santral sinir sistemi ve böbrekler arasında bağlantıyı sağlayan ve temel olarak stres hormonlarının salınımında kilit rol oynayan sempatik sinir lifleri yüksek tansiyonu olan hastalarda aşırı çalışırlar ve fazladan stres hormonu salınımına yol açarlar. Böbrek atardamarlarının çevresinde uzanan bu sempatik liflerin kontrolsüz aktive olmaları kan basıncında aşırı ve kontrol edilemeyen artışlar yapar. Renal denervasyon işlemi, yüksek tansiyon hastalarında aşırı çalışan bu sempatik lifleri hedef alarak, kan basıncını düşürür.

Renal Denervasyon işlemi nasıl yapılır?

Lokal anestezi altında ağrısız olarak yapılan bir işlemdir. Anjiyografik teknikler ile kasık atardamarı içinden geçilerek her iki böbrek atardamarına girilir. Her iki böbrek atardamarı içine sıra ile gönderilen özel renal denervasyon kateteri yardımı ile atardamar komşuluğundaki sempatik liflere radyofrekans enerjisi verilir. İşlem bitiminde anjiyografik teknik ile kasık atardamarından çıkılır, giriş noktası kapatılır ve hasta takibe alınır. Hastanede bir gece takip edilen hasta ertesi gün taburcu edilir.

Kimler Renal Denervasyon işlemi için uygundur?

  • İlaç tedavisi almasına rağmen kan basıncı yüksek seyreden dirençli hipertansiyon hastaları
  • İlaç yan etkileri nedeniyle etkin ilaç kullanımı olmayan hastalar
  • İlaç kullanım uyumsuzluğu olan hastalar
  • Yüksek kardiyovasküler olay riski taşıyan veya hipertansiyon kaynaklı organ hasarı olan hastalar (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Yılbaşında Sağlıklı Beslenme Önerileri

Posted: 29 Dec 2021 01:42 AM PST

Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın

Gelen yeni yılın coşkusunu kutlamak için çeşit çeşit ana yemekler, tatlı ve kuruyemişlerin bol bulunduğu yiyecek ve içecekler yılbaşı sofralarında yerlerini alıyor. Yılbaşında beslenme düzeni için başta kahvaltı olmak üzere tüm öğünlerin geçiştirilmeden tüketilmesinin ve yılbaşı sofrasında da dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, "Kahvaltı ihmal edildiğinde gün içerisinde halsizlik, güçsüzlük, baş ağrısı, dikkat eksikliği gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ayrıca kahvaltı öğününde enerji içeriği yüksek ancak besin değeri düşük, yetersiz ve dengesiz besinler tüketilmesi daha sonraki öğünlerde enerji ve yağ alımının artmasına ve dolayısıyla vücut ağırlığı denetiminin bozulmasına neden olabiliyor" dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, yılbaşı günü ve gecesi için beslenme önerilerinde bulundu:

Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın

Kahvaltı

  • Güne sabah kahvaltısından itibaren dikkat ederek başlayın. Örneğin, süt+ yulaf ezmesi veya 2 ince dilim tam buğday ekmeği+1 dilim beyaz peynir ile hazırlanmış yağsız tost+ mevsim yeşilliklerinin bulunduğu bir sabah öğünü için iyi bir tercih olabilir.
  • Öğle yemeği zeytinyağlı sebze yemeği + yoğurt veya çorba + mevsim salata ile hafif geçirip akşam yemeğinizden 2-3 saat öncesinde küçük bir ara öğün yaparak kan şekerinizi dengeleyip akşam yemeğinizde kontrollü porsiyonlar tercih etmenizi sağlar.

 Yılbaşı sofrası

  • Akşam yemeğinin dengeli bir öğün olması için sofrada 4 temel besin grubu (et-süt-tahıl- sebze\meyve) bulunmasına dikkat edin.
  • Yılbaşı gecesinde yemek süresi normalden daha uzun süreceğinden yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketin. En geç 20:30'da sofraya oturmaya özen gösterin.
  • Yılbaşı sofrasında mevsim sebzelerinden hazırlanmış bol yeşillikli bir salata bulunmalı. Hatta haşlanmış kurubaklagil veya peynir eklenmiş salata iyi bir seçenek olacaktır.
  • Etleri kızartmak yerine yağ ilave edilmeden ızgara- fırın- haşlama veya yağsız tavada pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmeli. Ayrıca kırmızı et yerine doymuş yağ oranı az olan hindi- kaz- ördek- tavuk- balık tercih edilebilir.
  • Sofrada pilav veya makarnaya mümkün olduğunca yer verilmemeli; eğer tercih edilecekse de bu seçim bulgur pilavı yönünde olmalı.
  • Et yemeklerinin yanında zeytinyağlı sebze yemekleri veya buharda pişirilmiş sebzeler tercih edilebilir.
  • Kızartılarak hazırlanmış mezeler yerine yoğurt veya peynir ile hazırlanmış az yağlı meze seçeneklerinden faydalanabilirsiniz.
  • Yüksek yağ içerikli paketli gıdalar (cips, çikolata vb.) yerine ölçülü olmak koşuluyla kuruyemişler ve kuru meyveler tüketilebilir. Masada farkına varmadan tüketilen atıştırmalıklar öğünün enerji içeriğini çok yükseltir.
  • Tatlı ana yemekten 1 saat sonra tüketilmelidir. Hamurlu tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlı tercihlerinde bulunulabilir.

 Yeni yılın ilk kahvaltısı

  • 1 Ocak' ta kahvaltıyı brunch şeklinde yapabilirsiniz. Güne ara öğünle devam edip, akşam yemeğinde de çorba, zeytinyağlı sebze, haşlanmış veya ızgara tavuk, salata gibi hafif tercihler yapın.
  • Bütün gece yiyecekleri sindirmekle uğraşan midenizi ve bedeninizi mutlaka dinlendirin. Bedeninizi dinlendirmek, gece alınan fazla kalorinin bir kısmın harcamak için açık havada 30-40 dakika yürüyüş yapabilirsiniz.
  • Midenizi rahatlatmak içinde rezene ve anason, bedeninizi dinlendirmek içinde melisa, papatya gibi bitki çayları tercih edilebilir.
  • Vücudu toksinlerden arındırmak için gün içerisinde su tüketiminizi artırın. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Birimleri Eşgüdüm Kurulu Kuruldu

Posted: 29 Dec 2021 01:01 AM PST

Türk Tabipler Birliği Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Birimleri Eşgüdüm Kurulu Kuruldu

TTB 73. Büyük Kongresi’nde oybirliği ile kabul edilen "Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Yönergesi" kapsamında Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Birimleri Eşgüdüm Kurulu kuruldu.

Türk Tabipler Birliği’nin 73. büyük kongresinde 9 kişiden oluşan kurulda; Aytül Gürbüz Tükel, Derya Etem, Derya Pakbayık, Meltem Günbeği, Leyla Gülseren, Şahika Yüksel, Şevkat Bahar Özvarış, Özge Yılmaz, Ümit Ünivar yer almaktadır.

Bu haber hoşunuza gidebilir.

Kurulun yönergede yer alan faaliyetleri ise şu şekilde sıralanmıştır.

a) Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir meslek örgütünün oluşturulması bu çerçevede cinsel şiddet ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı farkındalık ve duyarlılık yaratmak için eğitim, tanıtım ve benzeri çalışmalar düzenler.

b) Yurt içindeki ve yurt dışındaki kadın örgütleri başta olmak üzere kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile cinsel şiddet ve kadına yönelik şiddet konularında çalışmak üzere iş birliği yapar, platformlar oluşturur veya var olan platformlara ve çalışmalara katılır.

c) Bütün tabip odlarında ve cinsel şiddet ve kadına yönelik her türlü şiddet şikayetleri için etkili, güvenilir, gizlilik ilkesine uygun, başvuranın beyanının esas alındığı bir başvuru mekanizması oluşturulması için çalışır.

d) Birimlerin çalışmalarının geliştirilmesi, deneyim ve bilgi aktarımının sağlanması için düzenli toplantılar yapar.

e) Birimi bulunmayan oda bölgelerinde odalara ya da Merkez Konseyi'ne yapılan başvurularda birim olarak görev yapabilir.

f) Bu yönerge kapsamındaki olaylardan haberdar olması halinde kendiliğinden harekete geçerek ilgili bölgede birim var ise birim tarafından yok ise bizzat inceleme yürütmek üzere ilgililer ile iletişim kurar. Kurul, birim gibi görev yaptığı durumlarda birimlerin inceleme yöntemini uygular. Bu halde birimlerin çalışmalarında oda yönetim kuruluna verilen görevler TTB Merkez Konseyi'ne verilmiş sayılır.

Türk Tabipler Birliği Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Birimleri Eşgüdüm Kurulu Kuruldu

TTB web sitesine ulaşmak için tıklayınız.

Kitabı En Çok Satan Yazar Listesinde İlk Kez Bir Bulgar Yer Aldı

Posted: 29 Dec 2021 12:59 AM PST

Bulgar Yazar Iliyan Kuzmanov'un son kitabı "If You Meet The Buddha Kill Him!", en çok satanlar listesine girdi. Kuzmanov, böylece kitabı en çok satan yazar listesinde giren ilk Bulgar yazar oldu.

Yazar Kuzmanov'un kitabı, keşfetmeyi seven ve motivasyona ihtiyaç duyan insanlara odaklanıyor. Iliyan Kuzmanov'un kısa süre önce raflarda yerini alan "If You Meet Buddha Kill Him" isimli yeni kitabı, Temmuz 2021 tarihinde yayımlandı. İstanbul'da 30 Ağustos'ta düzenlenen imza gününde kitapseverlerle buluşan kitap, seyahat etmeyi seven ve hayattan zevk alan insanları hedefliyor. Kitap, sadece İngilizce dilinde satışa sunuldu. 2 Eylül itibariyle Amazon'da da satışa çıkan kitap, Amazon'da en çok satan ilk 15 kitap listesine girmeyi başardı. Kitap, Kasım 2021 tarihinde "Greenwich Kitapçıları" arasında birinci sırada yer aldı. "Okuyucuların Favorisi" isimli kitap yarışmasında da finalistler arasında girdi.

"ULUSLARARASI KÜLTÜREL SÜPER STAR"

Bulgaristan'ın en büyük gazetelerinden Bulgaria Telgraph, yazarı ve kitabı tanımlarken "Bulgaristan'ın tarihinde ilk defa Bulgar bir yazar uluslararası düzeyde en çok satan kitap listesinde" ifadesini kullandı. Bulgaristan'ın Nova TV, Monitor ve Marica gibi yayın kuruluşları da kitabı, "Bulgaristan'ın en büyük kültürel başarısı" olarak niteledi. Yazar Kuzmanov da "en büyük uluslararası kültürel süper star" olarak tanımlandı.

Öte yandan, Amerika'daki US Today, Fox, CBS, NBS, Washington Mail ve New York Today gibi medya kuruluşlarına ek olarak İngiltere, Hollanda, Güney Kore, Latin Amerika ve Tayland gibi ülkelerdeki medya kuruluşları da yazarla röportaj yaparak, yazarın farklı edebi tarzına dikkat çekti. Yazar Kuzmanov, aynı zamanda, Amerika'da "Literary Titan" edebiyat ödülü alan ilk Bulgar olma unvanı taşıyor.

YAZAR STEVEN JOSEPH: KİTABI ÇOK SEVDİM

New Yorklu yazar Steven Joseph, Kuzmanov'un kitabının aydınlanma edebiyatı konusundaki fikirlerini tamamen değiştirdiğini ifade etti. Joseph, şu açıklamada bulundu:

"New York'da Village Zendo'da Zen çalışması yapmaya başladığımda aydınlanma ulaşma hakkındaki kitapları kurdum ama o kitapları bu kitap kadar sevmedim. Kitabı okurken fark etim ki aydınlanmaya ulaşmak istiyorsan aramayı bırakmak gerekiyor. İşte bu yüzden bu kitabı bu kadar çok sevdim. Kitap sadece tam da önünüzde olanları kucaklamakla ilgili. Sondaki kısa dharma bölümünü gerçekten sevdim. Hepsi çok iyi."

YAZAR SUSAN SEWELL: KUZMANOV, HAYATI DEĞİŞTİREN BİR DENEYİMİN TEMELLERİNİ ATIYOR

Kitabın "Okuyucuların Favorisi" kategorisinde finalistler arasında kalmasının ardından açıklama yapan yazar Susan Sewell ise, "yıldızı yükselen yazar" olarak tanımladığı Kuzmanov için şu değerlendirmede bulundu:

"Iliyan Kuzmanov'un kitabı, bir kişinin kendisi ve Tanrı'yla olan ruhsal karşılaşması konusunda dikkat çekici bir kitap. Kitabın adı hemen dikkatimi çekti ve içerik de en az başlık kadar ilham verici. Kitapta yer alan 'Zen Budist' sanatı düşünceleri kışkırtıyor ve Budizm'in özünü en saf halinde çarpıcı bir şekilde yakalıyor. Yazar Kuzmanov, ruhsal yolculuğunu güçlü ve etkili bir şekilde tasvir ediyor ve okuyucular kendi yolcuklarına başlamaları için teşvik ediyor. Okuyucuları güzel ve ruhu etkileyen felsefi olarak arttırılmış deneyimleri içeren bir yola yönlendirerek Kuzmanov, hayatı değiştiren bir deneyimin temellerini atıyor."

"TÜRKİYE İLE DERİN BAĞLARIMIZ VAR"

Londra'da multi-milyon dolarlık bir işletmenin kurucusu olan Iliyan Kuzmanov, maddi varlığını sosyal aktivizm alanında çalışmalar için kullandığını duyurdu. İnsan hakları için yozlaşmaya karşı mücadele veren yazar, mücadelesini İngiltere'deki şirketinden finanse ediyor. Yazar, "Hem Bulgaristan'da hem de diğer ülkelerde pozitif değişim gerçekleştirmek istiyorum" dedi.

Kuzmanov, kitabını şu şekilde açıkladı:

"Benim için bu ruhsal, derin ve dürüst bir yolculuktu. Kitabın başlığı ve kitabın ana amacı, eleştirel düşünme, sorgulama ve mutlu bir yaşam sürme konularını oluşturmaktı. Yozlaşma, ırkçılık, cinsiyet eşitsizliği, Batı karşıtı ulusalcılık, medeniyet karşıtlığı, kapitalizm karşıtlığı, bilim karşıtlığı gibi çok önemli sorunları olan bir yerden geliyorum. İnsanların daha fazla düşünmesini sağlayacak bir şeyler yapmak istedim. Onları düşünmeye daha çok teşvik etmek istedim."

Iliyan Kuzmanov, kitabın Türkiye'de çıkmasının nedenini, "atalarının Osmanlı İmparatorluğu döneminde zengin girişimciler olması ve Türkiye ile derin bağları" sözleri ile açıkladı.

Post a Comment

Previous Post Next Post