Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Akran Zorbalığı Nedir ?

Posted: 08 Dec 2021 08:34 AM PST

akran zorbalığı nedir

Akran Zorbalığı Nedir ? Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, akran zorbalığına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, akran zorbalığını "bir veya birden fazla çocuğun, kendilerinden daha güçsüz gördüğü çocuklara karşı kasıtlı olarak ve tekrarlayıcı biçimde gerçekleştirdikleri rahatsız etmek, korkutmak, sindirmek ya da yıldırmak amacıyla yapılan davranışların tümü." olarak tanımladı.

Zorbalıkta güç dengesizliği, süreklilik ve kasıt gerekiyor

Zorbalığın bir tür saldırganlık çeşidi olduğunu kaydeden Konuk, "Ancak olumsuz bir davranışa zorbalık denilebilmesi için davranışın sadece saldırganlık özelliği taşıması yeterli değildir. Çocukların arasında yaş ya da fiziksel olarak güç dengesizliğinin bulunması, olumsuz davranışların süreklilik özelliği taşıması, baskı kurmak veya korku yaratmak amaçlı kasıtlı olarak yapılması gerekmektedir." dedi.

Alay etmek, tehdit etmek, dışlama görülebiliyor

"Bir eylemin zorbalık olması için sadece vurmak, itmek veya çocuğun eşyalarına zarar vermek gibi fiziksel saldırı içermesi gerekmez." diyen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, şunları söyledi:

"Bununla birlikte alay etmek, tehdit etmek, isim takmak, hakaret etmek gibi sözlü saldırı veya çocuğu oyunlara, etkinliklere almayarak dışlama, kimsenin onunla arkadaş olmasını istememe gibi duygusal yönden saldırı biçiminde de görülebilir. Cep telefonu ya da internet aracılığıyla rahatsızlık veren mesajlar gönderme, sosyal medya hesapları üzerinden çocuk için zarar verici yazılar veya görüntüler yayınlama biçimde olan siber zorbalık türü de son yıllarda artış göstermektedir."

Kaygılı, içe kapanık çocuklar maruz kalıyor

Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, zorbalık davranışlarına çoğunlukla kaygılı, içe kapanık olmakla birlikte fazla arkadaşı olmayan ve duygusal olarak hassas olan çocukların maruz kaldığına dikkat çekti.

Anne ve babalara görev düşüyor

Bu çocukların yardım isteme, hayır diyebilme, kendini savunma becerilerinin diğer çocuklara kıyasla daha zayıf olduğuna işaret eden Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, "Bu nedenle çocukların en çok ihtiyaç duyduğu güveni ve desteği sağlamak için ebeveynlere büyük görev düşmektedir. Ebeveynler çocuklara yaş ve gelişim düzeyine uygun görevler vererek kendine güvenlerinin gelişmesini sağlamalıdır. Çocuklarla duyguları hakkında konuşmak, onları üzen veya kızdıran yaşantılar olup olmadığı ve buna karşı nasıl davrandıkları üzerine sohbet etmeleri çocukların zorbalığa maruz kalmasını önlemede faydalı olacaktır. Bununla birlikte çocuklara sosyal becerinin bir parçası olan problem çözme ve baş etme becerilerinin öğretimi de olumsuz tutum ve davranışlara karşı durabilmesini güçlendirir." diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Sağlık Turizmi Cari Açığı Kapatır Mı ?

Posted: 08 Dec 2021 08:15 AM PST

sağlık turizmi ve cari açık

Sağlık Turizmi cari açığı kapatır mı ? Türkiye'nin en önemli döviz sağlayan sektörlerinin başında gelen sağlık turizmi, 2022 yılında 100 milyar dolarlık küresel pastadan, yüksek bir pay almayı hedefliyor. Türkiye'deki sağlık sektörünün teknolojik yatırımları, hekim kalitesi, ülkemizin coğrafi güzellikleri medikal turist sayısını artırırken, ülkemizin tanıtımının her geçen gün artması da sağlık turizminde Türkiye'yi dünyada parlayan yıldız haline getiriyor.

Türkiye'de teknolojik gelişmeler ve kaliteli hekimlerimiz sayesinde son yıllarda yükselişe geçen sağlık turizmi, resort turizmine göre daha fazla döviz getiren bir sektör haline geldi. Özellikle döviz getirisi bakımından ülkemizin cari açığına katkı sağlaması beklenen Türkiye sağlık turizminin, 100 milyar dolarlık küresel sağlık pazarından bu yıl için büyük bir pay alması öngörülüyor. 2019 yılında sağlık turizmi kapsamında ülkemizde 662.087 hasta sağlık hizmeti alıp bunun getirisi 1 milyar 65 milyon 105 bin dolar tutarında gerçekleşirken, pandemi yılı 2020'de ise 388 bin 150 hastadan 548 milyon 882 bin dolar gelir sağlandı. 2021 yılının ilk üç çeyreğinde ise 370.334 kişi sağlık hizmeti alırken, buradan elde edilen gelir ise 704 milyon 262 dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamın bu yıl içerisinde 1,5 milyar doları geçmesi bekleniyor. Türkiye'nin tanıtımı ve "Sağlık vizesi" çalışmalarının da sürdürülmesiyle, Türkiye'nin sağlık turizmi sektörü olarak, küresel paydan ciddi bir ivme yakalayarak cari açığa etki edecek şekilde ülkemize döviz girdisi sağlaması hedefleniyor.

"Resort turizminin elde ettiği gelirden daha fazlasını sağlık sektörüyle kazanabiliriz"

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Oğuzhan Oğuz, sağlık turizminin genel turizme kıyasla daha çok getirisi olacak bir potansiyele sahip olduğunu fakat bunun yeteri kadar değerlendirilmediğini söyledi.  Globalleşmeyle ve teknolojik gelişmelerle birlikte sağlık turizminin aslında yeni yeni değeri anlaşılmaya başlanan bir sektör olduğuna dikkat çeken Oğuzhan Oğuz, "Sağlık turizmi teşvik alıyor olmasına rağmen bu teşviklerin daha da artırılabileceğini düşünüyorum. Türkiye sağlık turizmi resort turizminin getirisine baktığımızda daha yüksek getiri potansiyeline sahip" dedi.

"Türk hekimler, Avrupadan daha çok tercih ediliyor!"

Dr. Oğuzhan Oğuz, yurt dışından Türkiye'ye gelen yabancı hastaların, sadece Türkiye'yi ucuz buldukları için değil, başarılı doktorları seçtikleri için de geldiklerini söyledi. Ülkemizde çok başarılı doktorlar, cerrahlar bulunduğuna dikkat çeken Oğuzhan Oğuz, "Çoğu kişi Türkiye ucuz olduğu için yabancılar geliyor zannediyor fakat tek sebep bu değil. İstanbul'daki fiyatlar hemen hemen Avrupa'dakiyle aynı. Yabancılar buradaki doktorları iyi ve kaliteli buldukları için Türkiye'yi seçiyorlar. Türkiye'deki cerrahların tecrübesi Avrupa'daki doktorlara kıyasla daha yüksek. Türk sağlık turizminin yüklediği tecrübe daha yüksek. O yüzden bu işi yapıyoruz" dedi. Türkiye'nin sahip olduğu altyapı olanakları, kaliteli sağlık hizmetleri, yetişmiş insan gücü, rekabetçi fiyat gibi avantajlarla tercih edildiğini de ekleyen Oğuzhan Oğuz, "Türkiye, genel turizm açısından doğal güzellikleri ve tarihi kültürüyle dünyaca tanınan bir ülke. Buraya ameliyat olmak için gelen hastalar, konaklama, ulaşım, alışveriş gibi çeşitli iş alanlarına da katkı sağlamaktalar. Ekonomik açıdan bakıldığında sağlık turizmi bir adım öne çıkmaktadır. Bir sağlık turisti normal bir gezi için gelen turiste oranla daha fazla döviz bırakmaktadır" diye konuştu.

Merdiven altı acentelere dikkat!

Merdiven altı acentelerin çoğaldığını ve dolayısıyla yanlış acenteleri seçen hastaların sağlığının tehlikeye girebileceğini söyleyen Dr. Oğuzhan Oğuz, "Merdiven altı acentelerin amacı para kazanmak. Bu tarz yerlerde hastanın memnuniyeti ve sağlığı ikinci plana atılıyor. Bu durum, ulusal boyutta karartıcı etki yaratabilecek bir durum. Hastalar, sırf ucuz olduğu için belki de hayatlarından olacakları yerlerden uzak durmalılar. Estetik ameliyat olma amacıyla gelen hastalar durumu çok önemsemeyip, estetik diyip geçmemeliler. Sırf ucuz olduğu için adını bile bilmedikleri merkezlerle anlaşmaları, sağlık durumlarına mal olabilir. Bu sebeple kapsamlı bir araştırma sonrasında karar vermek en doğru seçim olacaktır" diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Yoğun Bakımda Yatan Covid-19 Hastalarının Çoğu Aşısız !

Posted: 08 Dec 2021 01:46 AM PST

yoğun bakımda yatan hastaların çoğu aşısız

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Türkiye’nin Covid-19 tablosuyla ilgili önemli bilgiler paylaştı. Bakan Koca, Türkiye’de hastanelerin yoğun bakım servislerinde yatan hastaların büyük bölümünün hiç aşı yaptırmaya veya aşıları eksik kişiler olduğunu ifade etti.

Koca, şunları söyledi, “Türkiye'nin her yerinde yoğun bakımda yatan Covid-19 hastaları var. Bunların önemli bir bölümünün hiç aşı yaptırmamış veya aşıları eksik kişiler olması tesadüf değil. Aşılı kişilerin hastalığı büyük oranda hafif geçirmesi de tesadüf değil. Geride kalan 10 ayın sonuçlarına güvenin. Türkiye'nin herhangi bir yerinde bir doz aşı yapıldığında bundan hepimiz mutluluk duyuyorduk. Aşılanmanın, toplumun tüm bireylerine karşı da görevimiz olduğunun farkındaydık. Şimdi ciddi artışların olmaması üzüntü verici. 30 ilde 2. doz oranı %75'in altında. Aşı önemini koruyor” diye konuştu. Vaka sayıları 20 binin altına büyük uğraşlar ve özveri ile düştüğünü ifade eden Bakan Koca, “Bunu kalıcı kılmak bizim mücadele kararlılığımıza bağlı. Hemen aşılarımızı olmalı ve tadbirden taviz vermemeliyiz” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

 

 

Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir ?

Posted: 08 Dec 2021 01:33 AM PST

saç dökülmesi

Saç Dökülmesi nasıl önlenir. Saç köklerinde oluşan güçsüzlük, incelme ve dökülmenin çeşitli tedavilerle düzelebileceğini belirten Medikal Estetik Hekimi Dr. İsmail Metin Hoşer, “Saç dökülmesi, kişilerde fiziksel ve psikolojik olarak yıkımlara sebep oluyor. Bu süreçte saçta meydana gelen azalmanın normal saç dökülmesi mi yoksa saç kaybı mı olduğuna da dikkat edilmesi gerekiyor.  Saç kökünün incelenmesinin ardından uygulanacak doğru tedavi ise hastalara umut veriyor” dedi.

Yaşam boyu döngü halinde olan saçlarımız kimi zaman çevresel ya da biyolojik faktörlere göre dökülür. Uzmanlar günde 100 tel saçın dökülmesini normal karşılarken bu durum aşırıya kaçtığında ise mutlaka bir doktor kontrolüne gidilmesinin altını çiziyor. Bu kapsamda basit yöntemlerle saç dökülmesinin önüne geçilebileceğini belirten Hoşer, “Normalden fazla saç dökülmesi yaşayan kişilerin öncelikle mutlaka uzman bir hekime danışması gerekir. Kimi zaman kıl köklerinde meydana gelen azalma ve güçsüzlük kolay yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Özellikle bu noktada saç kaybı ile normal saç dökülmesinin ayrımını yapmak önemli. Saç dökülmesi için birçok tedavi yöntemi bulunuyor ancak saç kaybının geri getirilmesi için saç ekimi yaptırmak şart” dedi.

“Besinlerden takviye almak şart”

Saç dökülmesinin sebepleri arasında mevsimsel değişiklikler, düzensiz beslenme, hormonal problemler gibi birçok etken yer alıyor. Ancak vücut sağlığında olduğu gibi saç kalitesinin artırılmasında da besinlerden destek alınmasının altını çizen Hoşer,  “Sağlıklı saçlara kavuşmanın en basit ve etkili yolu düzenli beslenmek. Beslenme düzeninde yapılacak değişikler saç dökülmesinin yanı sıra saç kalitesini de etkiliyor. Yumurta, avokado, ıspanak (yeşil yapraklı sebzeler), badem, balık gibi besinlerin yanı sıra protein ve demir açısından da zengin besinlerin tüketilmesi saç sağlığı için oldukça önemli. Bununla beraber D vitamini, çinko da olmazsa olmazlar arasında yer alıyor” diye belirtti.

“Kök Hücre Tedavisi ile yeni saçlara merhaba”

Saç dökülmesi kadın erkek demeden hemen herkesin yaşadığı bir sorun haline geliyor. Oysa ki gelişen teknoloji ve tedavi yöntemleri ile dökülen kıl köklerini yeniden çıkarmak mümkün. Bu kapsamda birçok hastalık tedavisinde kullanılan kök hücre tedavisinin saçlarda da kullanıldığını belirten Dr. Hoşer, “Saç dökülmesi çaresiz bir problem değil. Kişinin kendisinden alınan küçük birkaç cilt parçasından elde ettiğimiz solüsyonu, saçın zayıf olan bölgelerine enjekte ederek başarılı sonuçlar alıyoruz. Otolog mikrogreft tedavi dediğimiz bu yöntemle  saç kaybının önlenmesini, zayıflayan telin kurtarılmasını sağlıyoruz. Saç dökülmesi yaşayan herkes bu tedaviye başvurabilir. Tedavi tek seans uygulanıyor ve birinci ayın sonunda saç dökülmesi azalmaya; 4-6 arasında ise tedavi belirgin sonuçlarını göstermeye  başlıyor. Kök hücre tedavisi olarak da adlandırılan bu tedavide, kişi tedaviye öğle arasında geliyor ve işine devam edebiliyor. Bu kadar hızlı ve ağrısız bir tedavi şeklidir. Alternatif olarak gözüken yöntemlerin yanı sıra ekonomik bir yöntem olarak uygulanıyor” diye belirtti.

“Saç kaybı ile saç zayıflığı ayırt edilmeli”

Hoşer sözlerine şöyle devam etti:

“Kaybolmuş saçı, saç ekimi haricinde hiçbir şey geri getiremez. Bu yüzden saç tedavisine gelen hastanın ilk olarak kıl köklerini inceliyoruz. Kişinin saçları zayıf ve tüy şeklini almışsa kök hücre tedavisini uyguluyoruz. Eğer saç kaybı görülüyorsa saç ekimi için yönlendirme yapıyoruz. Hatta pek çok durumda saç ekiminin başarısını artırmak ve saçlı deriyi ekime hazırlamak için öncesinde kök hücre tedavisi yapıp daha sonra saç ekimi de yapabiliyoruz. Dünyada yaygın olarak kullanılan kök hücre tedavisi, saçın yanı sıra yüz ve dekolte bölgesinde de yaşlanma karşıtı tedavi yöntemi olarak uygulanıyor. Ortopedi,  yoğun bakım servisleri ve yara tedavilerinde de bu yöntem aktif bir şekilde kullanılıyor” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Sağlık Personeli Mülakat Mağduru !

Posted: 07 Dec 2021 10:43 PM PST

sahte aşı kartı

Sağlık Bakanlığı Görevden Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınav sonrası yapılan mülakatlar çok sayıda kişinin mağduriyet yaşamasına neden olduğu belirtildi. Yazılı sınavdan 80'in üzerinde puan alan yüzlerce sağlık çalışanı, mülakatta branşlarıyla alakasız sorulara maruz kalarak düşük puanlar aldıklarını ve safdışı bırakıldıklarını söyledi. 

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) olarak sözlü ve yazılı beyanatlarımızda mülakatın kaldırılmasını talep etti. Sendikadan yapılan açıklamda, “Yazılı sonuçlar baz alınarak yapılması gereken unvan değişikliği yapılmamış ve branşlarıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan sorularla mülakatta puanlar düşürülmüş onca verilen emekler heba edilmiştir. Unvan değişikliği sınavında yazılı sonuçlarını yok sayarak mülakat yapmak ve puanları düşürmek emeği hiçe saymaktır. Bu sınava ülke genelinde çok sayıda memur dâhil olmuş ve birçoğu da bu şekilde mağdur edilmiştir. Bazı branşlarda yüksek puanlarla bile maalesef yerleşememişlerdir.Oysa ki o kadar personele ihtiyaç varken.Bazı branşlarda 65 ortalamalarla yerleşilirken bazı branşlarda 80 puanlarla yedeklerde kalmışlardır. Sınava girenler içerisinde engelli arkadaşlarımızda bulunmakta ve sorunlarının çözümü noktasında yetkililerden bir açıklama ve müjde beklemektedirler. SAHİM-SEN olarak, Sağlık Bakanlığımızın bu hassas konuya sessiz kalmayarak çözüm üretmesini sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerine yer verildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

Post a Comment

Previous Post Next Post