Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Hekim Eylemi Devam Edecek !

Posted: 09 Feb 2022 01:37 AM PST

8 Şubat G(ö)REVini Geride Bırakan Hekimler Haklarını Alana Kadar Devam Edecekler

Türk Tabipler Birliği öncülüğünde devam eden iş bırakma eyleminde binlerce hasta mağdur olurken,

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile sağlık emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla sağlık emekçileri, özlük hakları ile ilgili düzenleme içeren yasa tasarısının aykırı biçimde geri çekilmesi ve taleplerinin karşılanmaması üzerine 8 Şubat 2022 günü G(ö)REV eylemine gitti.

G(ö)REV eylemi kapsamında hastanelerin ve işyerlerinin önlerinde basın açıklamaları düzenlendi. Basın açıklamalarında 8 Şubat'ta son defa tek günlük G(ö)REV'e gidildiği ve haklar alınana kadar mücadelenin büyütülerek devam ettirileceği söylendi. Hasta ve hasta yakınlarının da büyük destek verdiği eylemi, kamuoyunda ve basında da oldukça büyük bir ses getirdi.

 

TALEPLERİNİ SIRALADILAR
  1. Tüm sağlık emekçilerine insanca yaşamaya olanak veren, emekliliğe
    yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin verilmesi; eğitim
    durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının
    belirlenmesi.
  2. Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması,
    güvenli işyerlerinin oluşturulması.
  3. 657, 992, 1593, 5199, 5216, 5393, 5996, 6343 Sayılı Kanunlara göre sağlık
    alanında görev yaptıkları halde, sağlık çalışanı olarak görmezden gelinen
    veteriner hekimlerin de, tüm sağlık çalışanlarına yapılacak yasal
    düzenleme ve maaş iyileştirmelerinden faydalandırılması.
  4. Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD
    ortalamasına çıkarılması.
  5. COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül
    bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması.
  6. Ek göstergelerin 3600'den 7200'e kadar kademeli olarak yükseltilmesi.
  7. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği birinci basamak sağlık
    hizmetlerinin oluşturulması, Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal
    edilmesi.
  8. Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın
    kaldırılması.
  9. Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb adlarla alınan
    ücretlerin iptal edilmesi.
  10. Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları,
    KHK'ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi.
  11. Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz
    çalışmaya son verilmesi.
  12. Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık
    emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer
    alması.
  13. Sağlığa ve sağlık emekçilerine bütçeden daha fazla pay ayrılması.
  14. Hangi statüde olursa olsun tüm sağlık çalışanı emeklilerine insanca
    yaşamaya yetecek emekli maaşı.

8 Şubat G(ö)REVini Geride Bırakan Hekimler Haklarını Alana Kadar Devam Edecekler
Hekimler son olarak, “Bizleri artık sağlık hizmeti veremez hale getirilen bu çalışma yaşamının sürdürülemez
olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz. Yaşama
adanmış bir mesleğin mensupları olarak hakkımızı gasp eden bu bozuk düzene karşı
alternatifsiz değiliz. Bize dayatılan bu çalışma koşulları, bu sefalet ücretlerin kader olmadığını
biliyoruz. 14 Mart sağlık haftasına doğru giderken büyük sağlıkçı buluşmaları
gerçekleştireceğiz. Taleplerimizin karşılanmaması durumunda daha uzun süreli G(Ö)REV'e
hazır bulunduğumuzu da buradan kamuoyuna bildirmek istiyoruz.” dedi. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

İNSTAGRAM HESABIMIZ

Diyabet ve İnsülin Hakkında Bilinmeyenler

Posted: 08 Feb 2022 12:18 PM PST

Diyabet Ve İnsülin Hakkında Bilinmeyenler

Diyabet ve İnsülin. Toplumda görülme sıklığı giderek artsa da diyabet hakkındaki yanlış bilgiler, hastalığın tanı ve tedavi sürecinde önemli aksamalara neden oluyor. Doç. Dr. Yasin Şimşek diyabet hakkında yanlış bilinen gerçekleri anlattı.

Diyabetin sık görülmesine karşılık belirtilerinin yeterince bilinmediğine dikkat çeken Şimşek, "Diyabet dünyada çok rastlanan bir hastalık türüdür. Dünyada her 11 kişiden birinin diyabete bağlı sorun yaşadığı biliniyor. Kalp, körlük, felç, böbrek yetmezliği ve organ kayıpları gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle diyabete karşı tedbir almaya çalışanlar kadar diyabet hastalarının da doğru bildiği birçok yanlış var. Bu yanlışlar diyabete davetiye çıkardığı gibi, aynı zamanda diyabet hastalarının doğru bir tedavi sürdürmesinde de olumsuz rol oynuyor. O nedenle, gerek korunmak gerekse tedavi sürecinde diyabet hakkında doğru bilgi edinmek çok önemli" diye konuşuyor. Doç. Dr. Yasin Şimşek, diyabet hakkında doğru bilinen 15 yanlışı anlatırken hastalık hakkında da ayrıntılı bilgiler veriyor.

Şeker Tüketmeyenlerde Olur Mu?

Şimşek "Şeker hastalığı yani diyabet, karbonhidrat mekanizmasının yanında yağ ve protein metabolizmasını da ilgilendiren metabolik bir hastalıktır. Hastalığa yol açan pek çok etken vardır. Ancak yalnızca çok şeker yiyenlerin diyabet olacağı düşüncesi yanlıştır" hatırlatmasında bulunuyor.

Kimlerde Görülür?

Bu hastalık yalnızca fazla yağ oranı olan kişilerde görülmez. Tip 2 diyabet hastalarında obezite oranı yüksektir. Ancak normal kilolu birçok tip 2 hasta vardır. Diyabetin tip 1 ve tip 2 dışında da birçok alt tipi vardır. Özellikle Mody dediğimiz genetik kökenli alt tiplerde hastalar obez olmadan da diyabet olur ve bu grubun çoğu obez değildir.

Diyabet Ve İnsülin Hakkında Bilinmeyenler

Anne Baba Diyabetli Değilse Çocuklarda Ne olur?

Ailede diyabet olması sonraki nesilde bu hastalığa yatkınlık riskini artırıyor. Ancak anne babada diyabet olmaması çocukta da olmayacağı anlamına gelmiyor. Günlük aktivite düzeyinin ve beslenme tarzının 20-30 yıl önce çok farklı. Bu farklılıklar nedeniyle eski nesillere dair bilgilerle yeni nesiller için yorumda bulunmak, o bilgileri referans almak doğru olarak kabul edilmiyor.

Gizli Şeker Daha Tehlikeli Mi?

Halk arasında "gizli şeker" olarak bilinen prediyabet, diyabete doğru giden süreçte normal kan şekeri değeri ile diyabet tanısı gerektiren değerler arasındaki düzeyi ifade ediyor. Gizli şekerin daha tehlikeli olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yasin Şimşek, "Bazen gizli şekerden korkup diyabetten korkmamak gibi durumlar yaşanıyor. Oysa tanı almış diyabet, gizli şekere göre çok daha riskli bir durumdur" diye konuşuyor.

İlaçlar Böbrekleri Çürütüyor Mu?

Tedavide kullanılan metformin içeren ilaçların böbrekleri çürüttüğü iddiasıyla ilacı bırakmak tedavide büyük aksamalara yol açıyor. Bu ilaçların tedavide ilk seçenek olarak önerildiğini ifade eden Şimşek, "Özellikle Tip 2 diyabet tanısı alan hastaların hemen hemen tamamına yakını bu ilaçları kullanmaktadır. Kontrolsüz diyabet nedeniyle böbrek yetmezliği gelişenler hastalarda metformin suçlanıyor. Burada önemli olan nokta şu ki metformin, aktik asidoz riskinden dolayı belli derecede böbrek yetmezliği olan hastaya verilmez ancak bu ilacın kendisi böbrek yetmezliğine yol açmaz" diye bilgi veriyor.

İnsülin Takviyesi, Hastalıkta Sona Gelindiğinin Gösterir Mi?

Geçmiş yıllarda insülin takviyesi yapmak diyabet tedavisinde en sona saklanan bir seçenekti. Şimdilerde özellikle kullanımı daha kolay ve etkinliği yüksek insülinlerin piyasaya çıkmasıyla bazı hastalarda Tip 2 diyabet tedavisinin ilk seçeneği olarak da kullanılabiliyor.

Diyabet Ve İnsülin Hakkında Bilinmeyenler

 

İnsülin Bağımlılık Yapar Mı?

İnsülin bağımlılık yapan bir ilaç değildir. Vücudumuzda üretilen ve var olan bir hormondur. Diyabet hastalarında insülin rezervinin azalması ve gelişen insülin direnci nedeniyle bu hormonun dışarıdan takviyesine ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Şimşek, özellikle uzun yıllardır diyabetli olan hastalarda insülinin ömür boyu kullanıldığını ifade ediyor.

Göbekten Yapılan İnsülin, Göbek Bölgesinde Yağlanma Yapar Mı?

İnsülinin göbek etrafından yapılmasının göbekte yağ dokusu artışına ve göbekte büyümeye neden olduğu inancının doğru olmadığını anlatan Şimşek, "İnsülin, cilt altı yağ dokuya yapılır. Nadiren yağ dokuda artış ya da azalma yaşanır. İnsülini göbekten yapmak karın bölgesinde kilo artışına yol açmaz" dedi.

İnsülin Sadece Buzdolabında Mı Saklanır?

İnsülinin buzdolabında saklanması gerektiğine dair yanlış bilgi hastaların insülinlerini yanlarında taşımaktan çekinmelerine ve tedavilerini aksamasına neden oluyor" diyen Şimşek, insülinlerin oda sıcaklığında (22-24 derece), doğrudan güneş görmeyen bir ortamda bir ay bozulmadan saklanabileceğini söyledi. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Beslenme Çantası Bunlarsız Olmaz !

Posted: 08 Feb 2022 11:57 AM PST

beslenme çantası

Beslenme Çantası Bunlarsız Olmaz ! Yarıyıl tatilinin bitmesi ve okulların yeniden açılmasıyla birlikte ailelerin koşturmacası da yeniden başladı. Pandemi nedeniyle maske, mesafe ve hijyen konusunda çocuklarını bilinçlendirmeleri gereken veliler, ayrıca beslenme konusuna da önem vermeliler. Peki beslenme çantasının olmazsa olmazları nedir?

Beslenme çantasının olmazsa olmazları nedir? Okul çağı; büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, çocukların ev dışında arkadaşlarıyla yemek yemeye başladıkları ve yaşam boyu sürebilecek beslenme alışkanlıklarının büyük ölçüde oluştuğu bir dönemdir. Çocukluk çağında kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlığının önemli olduğunu ve ileride ortaya çıkabilecek beslenme sorunlarını önlediğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, "Sağlıklı beslenme çocuğun sadece bedensel değil; sosyal ve duygusal gelişimi için de önemli. Yapılan araştırmalar, yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığını, algılama ve öğrenmede güçlük çektiklerini, okul devamsızlık sürelerinin uzadığını ve okul başarılarının da düştüğünü gösteriyor. Bu nedenle de aileler çocuklarının okul başarılarının yanı sıra onların sağlıklı beslenme davranışları geliştirmeleriyle de yakından ilgilenmeli" dedi.

Okul çağındaki çocukların, okulda verilen bir beslenme hizmeti yoksa genellikle öğle yemeklerini ev dışında yemek zorunda olduklarını ve çocukların okulda yemek yeme davranışının arkadaşlarından etkilenebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Başak İnsel Aydın, "Okulda yemek verilmiyorsa kantinde karın doyurmak zorunda kalan veya bunu tercih eden çocuklarda yanlış beslenme alışkanlıkları gelişebilir. Gazlı içecek, patates kızartması, cips, şekerleme ve dondurma gibi besinlerin tüketimini azaltmak için iyi planlanmış bir beslenme çantası ile çocukların beslenme ihtiyaçlarının karşılanması çok önemli" dedi.

Beslenme çantasında 4 besin grubu da olmalı

Okula götürülen beslenme çantasının dört besin grubunda bulunan besinlerden seçilerek hazırlanmasının, yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için önemli olduğunu söyleyen Aydın, "Beslenme çantasında kolay taşınabilecek kuru gıdalar, yanında içecek en uygun seçimdir. Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayan bir sandviçte haşlanmış yumurta, peynir, ızgara köfte, haşlanmış et-tavuk grubu besinlerinden seçilen herhangi bir besin yanında mevsime uygun, iyi yıkanmış, taze sebze ve meyveler bulunmalı. Bunların yanında beslenme çantasında fındık veya ceviz bulunması da enerji, protein ve mineraller açısından destekler" dedi.

İdeal beslenme çantası

Süt, ayran veya yoğurt: Okul çağı çocukları kemik ve diş sağlığının gelişmesi için gerekli olan kalsiyumu özellikle hayvansal kaynaklı proteinlerden almalı. Ayrıca güçlü bir bağışıklık sistemi, sinir ve kas fonksiyonlarının gelişmesi, kanın pıhtılaşması ve besinleri enerjiye dönüştüren enzimlerin aktivitesi için de süt ve süt ürünlerinin tüketimi oldukça önemli. 6-10 yaş arası çocukların günlük alması gereken kalsiyum miktarı yaklaşık 1000 mg'dır. İdeal beslenme çantasında da en az 1 porsiyon süt veya süt ürünleri bulundurulmalı.

Kuru Meyveler: Kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm, kuru erik, yaban mersini gibi kuru meyveler enerji verici özelliklerinin yanı sıra okul çağı çocuklarının tatlı ihtiyacını da karşılar. Bu sayede çikolata, dondurma gibi basit şeker içeren gıdalara düşkün olan çocukların bu besinlere eğilimi azalır. Ayrıca kuru meyvelerin içinde bağışıklık sistemini destekleyen vitaminler, mineraller (demir, magnezyum, kalsiyum, fosfor) ve bolca lif bulunur. İçerdikleri demir sayesinde hemoglobin üretimine de yardımcı olurlar. Yalnız çocukların tüketimi için miktarlara çok dikkat edilmeli. Bir beslenme çantasında yaklaşık 1 avuç kadar kuru meyve bulundurulması ideal.

Kuruyemişler: Aynı kuru meyvelerde olduğu gibi kuruyemişlerde de fazla miktarda tüketim sonucu kilo alımı söz konusu. Çocukların beslenme çantasına ortalama 20 adet kuru yemiş koymak beslenmesini olumlu yönde etkiler. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi besin değeri yüksek kuruyemişlerden her gün farklı birini koymak farklı yağ asitlerinin alımını destekler.

Meyve ve meyve suları: Mevsime uygun meyvelerin beslenme çantasına sürekli olarak konması çok önemli. Vitamin deposu olan meyveler çocukların bağışıklık sistemini güçlendirerek hasta olmalarını engeller. Sürekli olmamakla beraber ara sıra taze sıkılmış meyve suları da beslenme çantasında bulundurulabilir. Ama sürekli olarak meyvenin kendisi yerine suyunu verirseniz bu durum kan şekerini hızlı yükselteceği için çocuklarda zaman içinde insülin direnci ihtimalini tetikleyebilir.

Sandviç çeşitleri: Evde hazırlanmış sandviçler çocukların keyifle ve besleyici değeri yüksek tüketimleri için güzel bir alternatiftir. Sandviç hazırlanırken içinde protein içeriği yüksek olan hayvansal bir gıda mutlaka bulundurulmalı. Örneğin; beyaz peynirli, kaşar peynirli, ton balıklı, ızgara tavuk veya köfteli sandviçler yanında sebze tüketimini de aynı anda sağlamak adına domates, yeşillik, marul, maydanoz, tere, roka ile birlikte hazırlanabilir. Beyaz ekmek yerine çavdar veya tam buğdaylı ekmek alternatifi daha sağlıklı olacaktır.

Ev yapımı kekler: Çocukların dışarıda satılan şekerli gıdaları fazla tüketmeye meyilli oldukları okul çağı döneminde bu isteği bastırmak amacıyla evde el yapımı kekler hazırlanabilir. Bu kekler çocuğun günlük enerji ihtiyacının karşılanması için katkı sağlar. Örneğin; havuçlu, tarçınlı, cevizli, ıspanaklı kekler tercih edilerek besin değeri yükseltilebilir ve çocuğun yetişkinlik döneminde beslenmesi adına uygun damak tadı oluşumuna katkı sağlanır.

Su: En önemli ve unutulmaması gereken şey çocukların beslenme çantasına su koyulmasıdır. Böylece çocukların su içme alışkanlığının oluşması da sağlanır. (BSHA-BİLİM VE SAĞLIK HABER AJANSI)

Sigara Çevreye de Zarar Veriyor

Posted: 08 Feb 2022 11:39 AM PST

Türk TORAKS Derneği Sigara Bırakma İle İlgili Konuştu

Sigara Çevreye de zarar veriyor. Türk TORAKS Derneği 9 Şubat sigara bırakma günü ile ilgili bir açıklama yaptı. Sigaranın sadece vücuda değil, çevreye de zararı olduğunu açıkladı.

Her yıl 8 milyondan fazla insanın sigar yüzünden hayatını kaybettiğini belirten Türk TORAKS Derneği, “8 milyon ölüm ile birlikte 65 bin çocuk da pasif içiciliğe bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Tütüne bağlı ölümlerin büyük çoğunluğu ise tütün endüstrisinin yoğun reklam ve pazarlama taktiklerinin hedefi olan düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geliyor.” dedi.

"84 MEGATON KARBONDİOKSİTE EŞDEĞER SERA GAZINA NEDEN OLUYOR"

Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Banu Salepçi, 9 Şubat Sigara Bırakma Günü'nde tütün kullanımının insan sağlığına zararları ve tütün endüstrisi ile ilgili şunları söyledi: "Tütün, sigara içmeyen ancak pasif içici olanlarda da birçok hastalığa ve ölüme neden olmaktadır. Pasif içicilik yılda 1,2 milyon insanın ölümüne yol açan büyük bir tehdittir. Tüm çocukların yaklaşık yarısı tütün dumanıyla kirlenmiş hava solumakta ve her yıl 65 bin çocuk pasif içiciliğe bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Hamileyken sigara içmek, bebekler için yaşam boyu çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Tütünsüz Günü için 2022 küresel kampanyasını 'Tütün: Çevremize Tehdit' olarak duyurmuştur ve kampanya ile tütünün ekim, üretim, dağıtım ve atık gibi çevresel etkileri hakkında farkındalık yaratmak ve tütün kullanıcılarına bırakmak için fazladan bir sebep daha vermek amaçlanmıştır.

Her yıl tütün yetiştirmek için yaklaşık 3,5 milyon hektar alan yok olmaktadır. Büyüyen tütün üretimi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ormansızlaşmaya yol açmaktadır. Tütün endüstrisi yıllık 84 megaton karbondioksit eşdeğeri sera gazı katkısı ile iklim krizini körükler, kaynakları israf eder ve ekosistemlere zarar verir.”

Türk TORAKS Derneği Sigara Bırakma İle İlgili Konuştu

ISITILMIŞ TÜTÜN VE ELEKTRONİK SİGARAYA DİKKAT EDİN!

Salepçi son olarak "Sadece sigara değil ısıtılmış tütün ürünleri ve elektronik sigaralar da tütün içeriyor. Tüm bu ürünler kullanıcılarını kanser yapıcı ve sağlığa zararlı toksik gazlara maruz bırakıyor. 9 Şubat Sigara Bırakma Gününde Türk Toraks Derneği Tütün Çalışma Grubu olarak tüm tütün kullanıcılarına sesleniyoruz. Tütün kullanımını bırakarak hem sağlığınızı hem sevdiklerinizin sağlığını hem de çevrenizi koruyabilirsiniz" dedi. (BSHA-BİLİM VE SAĞLIK HABER AJANSI)

Sağlıklı Bir Hayat İçin Bahaneleri Bırak…

Sigara Bırakma Hakkında Güncel Bilgi

Posted: 08 Feb 2022 01:36 AM PST

Bugün Sigarayla Vedalaşın

Sigara Bırakma Hakkına güncel bilgi. Her gün yüz binlerce kişi sigaranın zararları nedeniyle sağlığını, hatta hayatını kaybediyor. Bu zararlı illetten kurtulmanın aslında sanıldığı kadar zor olmadığını söyleyen Psk. Savaş Mahmutoğlu, sigarayı bırakmak için önemli ipuçları veriyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü hayatında 100 adet sigara içmiş kişiyi sigaradan etkilenmiş kişi olarak kabul ediliyor ve her yıl yaklaşık 7 milyon insan sigaradan kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Kararlı hareket ederseniz sigaradan kurtulmanın çok da zor olmadığını söyleyen Mahmutoğlu, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile birlikte bu bağımlılıktan kurtulmak isteyenlere önerilerde bulundu.

Plan yapın

Mahmutoğlu, ilk adımın sigarayı ne zaman bırakacağınıza karar vermek olduğunu söyleyerek, "Tavsiyem çok ileri bir tarih olmasın! Ne kadar yakın o kadar iyi. Sigarayı bıraktığınız ilk günü aktivitelerle doldurmak faydalı olacaktır. Örneğin; egzersiz yapmak, yürüyüşe çıkmak, sakız çiğnemek, ellerinde bir kalem çevirmek ya da tespih çekmek, bol su içmek, derin nefes alıp vererek gevşemek, sinemaya gitmek, sigara içmeyen arkadaş ve aile fertleriyle zaman geçirmek." dedi.

 

Tetikleyicilerden uzak durun

Tetikleyici denilen şey sigara içme ihtimalinizi arttıran size sigarayı hatırlatan kişi, durum veya nesnedir. Sigarayı bıraktığınız ilk günlerde bunlardan uzak durmanız faydalı olacağını anlatan Mahmutoğlu, "Örneğin; hala atmadıysanız sigaralarınızı, çakmaklarınızı ve küllükleri atın. Kafeinli içecekler yerine su içmeye özen gösterin. Sigara içmeyen arkadaşlarınızla vakit geçirin, sigara içilmeyen mekanlarda bulunun. Sağlıklı beslenme ve dinlenmek önemli stres sigara içme isteğini arttırıyor. Rutinlerinizi değiştirin özellikle yemek yeme sonrası sigara içme alışkanlığı olan kişiler bu rutine dikkat etmeli, yemek sonrası hemen kendilerini başka bir şeyle meşgul etmeli" diyor. (BSHA-BİLİM VE SAĞLIK HABER AJANSI)

Bugün Sigarayla Vedalaşın

Bu cevapların yazılı olduğu bir kartı cebinizde taşımanızı öneriyoruz

  • Sigara içmenin nesini sevmiyorum?
  • Sigara içtiğimde neyi kaçırıyorum?
  • Sigara içmek sağlığımı nasıl etkiliyor?
  • Sigara içmeye devam edersem bana ve aileme ne olacak?
  • Bırakınca hayatım hangi açıdan daha iyi olacak?

Brokolinin Faydaları

Posted: 08 Feb 2022 01:30 AM PST

Brokolinin Altın Faydaları

Brokolinin Faydaları. Besin değeri bakımından oldukça zengin bir kış sebzesi olan brokoli, kalori oranı düşük seviyelerde olması nedeniyle diyet sofralarının da vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Peki, brokolinin en önemli faydaları nelerdir?

Yüksek lif oranına sahip brokoli A ve C vitamininin yanı sıra potasyum, kalsiyum ve demir oranından zengin olan sağlıklı bir kış sebzesidir. İçerdiği sülforafan sayesinde kansere karşı koruyuculuk sağladığı bilinen bu sebze, yoğun lif içeriği ile sindirim sistemini de düzenleyebiliyor. Yüksek oranda K vitamini içeren brokolinin kemik, saç ve cilt sağlığı için de önemli faydaları bulunuyor.

 Vücut için çok faydalı

Brokolinin pek çok hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunmakta ve düzenli tüketimi ile birlikte yararları da kısa sürede görülebilmektedir.

  1. İçerisinde yüksek oranda sülforafan barındırmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar sülforafan içeren besinlerin tüketilmesinin kansere karşı önleyici olduğunu ortaya koymaktadır.
  2. İçerisinde yoğun lif olması sindirim sistemi için oldukça faydalıdır. Lifli gıdaların beslenme düzeninde bolca tüketilmesi, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için gereklidir. Düzenli şekilde lifli gıdaların tüketilmesi, kilo kontrolü bakımından da önemlidir.
  3. İçerisinde bulunan lutein ve zeaksantin göz sağlığına karşı koruma sağlar. Zeaksantin;  gözü besleyerek dış etkilerin olumsuzluğundan korurken görmeyi güçlendirir. Antioksidan görevi de gören Lutein ise özellikle gözdeki sarı noktayı besler.
  4. İçerisinde K vitamini taşımaktadır. K vitamini kemik yoğunluğunu destekleyerek, sağlam kemik dokusunun oluşmasına olanak sağlar. İçerisinde K vitamini bulunan brokolinin tüketilmesi kemik sağlığı bakımından önemlidir.
  5. B vitamini içeren brokoli saç sağlığı bakımından da önemli bir besindir. Hücre yenilenmesinde görev yapan B vitamini saç köklerinin güçlenmesini ve saç hücrelerinin yenilenmesini sağlamaktadır.
  6. A ve C vitamini içerir aynı zamanda antioksidan özelliğinden dolayı vücut direncini artırmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendiren bu sebze özellikle kış hastalıklarına karşı iyi bir kalkan görevini görmektedir.
  7. İçerisinde bulunan çözünebilir lif sayesinde kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.
  8. Kalp sağlığını korur. Yüksek lif içeriğinin yanı sıra brokolide kalp sağlığı için gerekli vitaminler de bulunmaktadır. Kan basıncının düzenlenmesinde yardımcı olur. Brokolide bulunan potasyum kan damarlarındaki gerginliğin azaltılmasını sağlayarak kan akışını kolaylaştırır.
  9. İçerisinde bol miktarda krom bulunması kan şekerine iyi gelir.
  10. Cilt sağlığını korur. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Brokolinin Altın Faydaları

 

Yapay Rahim Tedavisi Anne Adaylarına Umut Oluyor

Posted: 08 Feb 2022 01:26 AM PST

Yapay Rahim Tedavisi Anne Adaylarına Umut Oluyor

Yapay Rahim Tedavisi nedir ? Yapay rahim uygulamasının embriyoların rahmi içine tutunarak gebelik şansını artırdığının altını çizen Prof. Dr. Yücel Karaman, “Ko-kültür, halk arasında yapay rahim olarak bilinen uygulama, çocuk sahibi olmak isteyen adaylara umut oluyor. Yapay rahim tedavisi tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında ve 40 yaş üzeri anne adaylarında uygulanıyor”  dedi.

 

Anne olmak isteyen birçok kadın rahime tutunma potansiyeli yüksek ve kaliteli embriyolara her zaman sahip olamıyor. Bu durum ise gelişen embriyolarda ki yeteriz moleküler tutamaç sayısı ve düşük embriyo kalitesi ile gebeliği olumsuz etkiliyor. Tekrarlayan tüp bebek tedavisinde başarılı sonuç alamayan çiftler ise umudu yapay rahim yönteminde arıyor. Bu kapsamda yapay rahim uygulamasının embriyoların rahmi içine tutunarak gebelik şansını artırdığının altını çizen Karaman, ''Ko-kültür, halk arasında yapay rahim olarak bilinen uygulama, çocuk sahibi olmak isteyen adaylara umut oluyor. Yapay rahim tedavisi tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında ve 40 yaş üzeri anne adaylarında uygulanıyor'' dedi.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ilerleyen tedavi yöntemleri çocuk sahibi olmak isteyen ailelere umut kaynağı oluyor. Bu kapsamda embriyoları yavaş ya da kötü gelişim gösteren çiftlerde uygulanan Endometrial Ko-kültür tedavisinin büyük oranda başarı sağladığının altını çizen Karaman, ''Endometrial Ko-kültür tedavisinde, adetin 21. günü rahim içinden doku örneği alınır. Bu doku hücrelerine ayrıştırır, laboratuvar ortamında çoğaltılır ve embriyonun gelişimini ve rahme tutunmasını arttırmak için titizlikle hazırlanır. Rahimden alınan Endometrial hücrelerinin embriyo ile etkileşim halinde olması sonucunda da gebelik oluşma şansı artar'' dedi.

Yapay Rahim Tedavisi Anne Adaylarına Umut Oluyor

''Anne Adaylarına Umut Kaynağı Oluyor''

Yapay rahim uygulamasının tüp bebek tedavisinde embriyonun gelişimini ve rahme tutunma potansiyelini artırdığının altını çizen Karaman, ''Tüp bebek tedavisinde kullanılan ileri tekniklerden biri olan bu yöntemde, dış ortamda çoğaltılmak üzere rahim dokusu anestezi gerektirmeyen bir işlemle anne adayından alınır. Böylece embriyolar transfer işlemine kadar yine kişinin kendi rahim hücrelerinden oluşturulan destekleyici kültür ortamında gelişimini sürdürür. Bu destekleyici hücrelerin kültür ortamının salgıladığı faydalı biyolojik büyüme faktörleri embriyonun gelişimini ve tutuma kabiliyetinin artışını destekler. Bu yöntem; doğal yollarla hamile kalamayan, daha önce en az iki başarısız tüp bebek girişimleri olan kadınlarda, embriyoları yavaş veya kötü kalitede gelişen çiftlerde tercih edilebiliyor" dedi.

''Ko-kültür nasıl uygulanıyor?''

Bir tür yardımcı besi ortamı olan yapay rahim işleminin kadınların adet döngüsünün 21. gününde uygulandığını dile getiren Karaman, ''Rahim içinden küçük bir doku örneği alınarak, dokudan ayrıştırılan özel hücreler yaklaşık 20-30 güne denk gelen yumurta toplama gününe dek doğal ortamını taklit eden cihazlar sayesinde çoğaltılır. Embriyolar yani yapay yolla döllenen yumurtalar, bu hücrelerin yastık görevi gördüğü alan içine yerleştirilir. Yapay rahim; embriyoların gelişmesi için ihtiyaç duyulan zengin besi ortamını oluştururken, meydana gelen toksik atıkların zararını da minimize ediyor'' dedi. (BSHA-BİLİM VE SAĞLIK HABER AJANSI)

İNSTAGRAM HESABIMIZ

 

Post a Comment

Previous Post Next Post