Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Çarpık Diş Tedavisi İçin Şeffaf Plak Tedavisi

Posted: 21 Apr 2022 12:57 AM PDT

Çarpık Diş Tedavisi İçin Şeffaf Plak Tedavisi

Çarpık diş tedavisinde kullanılan şeffaf plaklar yardımı ile gerçekleştirilebilen diş tedavisiyle ilgili bilgiler veren Doktor Nisa Ildız Çelebioğlu, "Halk arasında tel olarak bilinen yöntemin yanı sıra aynı tedavi şeffaf plaklarla da yapılabiliyor" dedi.

Çarpık diş tedavisinde kullanılan şeffaf plakların klasik diş teli tedavilerindeki metal braket ve tellerin bir alternatifi olduğunu belirterek özelliklerini anlatan Dr. Çelebioğlu "Klasik tel tedavilerinde dişlerin düzelebilmesi için dişlerin üzerine yapıştırılan metal veya porselen braketlerin yerine, hastanın dişleri ile aynı renkte olan ve ataçman adı verilen eklentiler bulunur. Şeffaf plak tedavisi, hastanın kendi dişlerine ve çene yapısına uygun olarak hazırlanmış bir dizi plak serisi ile gerçekleştirilen bir ortodontik tedavi yöntemidir. Kademeli olarak plaklar ile dişlere istenen yönde basınç uygulanarak dişlerin hareketi sağlanır" dedi.

Her yaşta yapılabiliyor

Şeffaf plak ile çarpık diş tedavisinin diş ve çevre dokularının sağlıklı olduğu her yaş grubundan bireye uygulanabilmekte olduğunu ifade edenÇelebioğlu, şeffaf plak ile ortodontik tedavinin hangi durumlarda uygulanabileceğini "Dişlerinizde boşluklar, çapraşıklıklar, derin kapanış, açık kapanış veya çapraz kapanış gibi kapanış bozuklukları olan durumlarda uygulanabilmektedir. Ayrıca dişlerinizde doğuştan eksik veya çeşitli sebeplerle sonradan kaybedilmiş dişlerin bulunması durumlarında da şeffaf plaklarla dişsiz bölgenin rehabilitasyonu mümkündür" dedi.

Çarpık diş tedavi sırasında yeme-içme kısıtlamaları hakkında konuşan Çelebioğlu "Braketler ile yapılan klasik ortodontik tedavilerde kuruyemiş, sert yiyeceklerin yenilmesi ya da asitli içeceklerin tüketilmesi sorun olabiliyor. Zira braketler sabit ve çıkarılamıyor. Şeffaf plak uygulamasında ise hasta plaklarını rahatlıkla çıkarıp, istediği yemeği yiyebiliyor ve dişlerini fırçalayabiliyor" dedi.

Çarpık Diş Tedavisi İçin Şeffaf Plak Tedavisi

Görünmez yapısı ile fark edilmesi güç

Çelebioğlu "Günümüzde şeffaf plaklara klasik tel tedavilerine kıyasla daha yoğun talep olmasının birincil nedeni estetik bir alternatif olmasıdır. Plaklar ağızdayken bile sosyal çevre tarafından fark edilmesi oldukça güçtür. Braketlerin aksine şeffaf plaklar çıkarılabilir olduğu için bireylerin ağız hijyenlerini sağlayabilmeleri, dişlerini rahatça fırçalamalarına ve diş ipi kullanmalarına olanak sağlamaktadır. Bu durum da braketlerle tedavi sonrasında oluşabilen beyaz nokta lezyonları ve diş çürüğü gibi riskleri en aza indirmektedir" dedi. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Gırtlak Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Posted: 21 Apr 2022 12:57 AM PDT

Gırtlak Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Prof. Dr. Nazım Korkut, gırtlak kanserinin en yaygın görülen erken belirtisinin ses kısıklığı olduğuna işaret ederek, "Bu nedenle 15 günden fazla ses kısıklığında zaman kaybetmeden bir kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır." dedi.

 

Ülkemizde her 100 bin kişiden ortalama 5'inde görülen gırtlak kanseri, gırtlağın iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüzce çoğalarak tümör halini alması sonucu oluşuyor. Sigara ve alkol kullanımının en önemli risk faktörü olduğu gırtlak kanseri genellikle 40 yaş ve üzerinde görülse de nadiren 30 yaş altındaki de kişilerde de oluşabiliyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi gırtlak kanserinde de erken tanı büyük önem taşıyor. Zira, erken teşhis edilen hastaların gırtlak kanserinden tümüyle kurtulma şansları çok yüksek oluyor. Üstelik hastalık yayılmadığı için organın sadece küçük bir kısmının çıkartılması yeterli geliyor ve bu sayede hastanın 'sesi' de korunabiliyor.

Belirtiler Nedir?
  • 15 günden fazla süren ses kısıklığı
  • Ses kısıklığı olmadan gelişen boğaz ağrısı
  • Boğaz ağrısına eşlik eden kulak ağrısı
  • Boğazda takılma hissi
  • Boyun bölgesinde oluşan şişlik
  • Nefes darlığı, yutma güçlüğü, öksürük ve kanlı balgam
Gırtlak Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Sigara riski 20 kat artırıyor!

Sigara ve diğer tütün ürünleri gırtlak kanserinin nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Öyle ki sigara tüketimi gırtlak kanseri riskini neredeyse 20 kat artırıyor. "Buradaki en önemli nokta, günlük tüketilen sigara miktarı ve kullanım süresidir. Özellikle günde 3 paket üzeri tüketimde gırtlak kanseri riski çok artıyor" uyarısında bulunan Korkut, diğer risk faktörlerini şöyle sıralıyor: "Alkol kullanımı da gırtlak kanserinin önemli bir risk faktörüdür. Sigara ve tütün ürünleriyle birlikte tüketilmesi riski çok daha fazla artırıyor. Bunların yanı sıra petro-kimya, boya sanayi, ağaç işleri ve mobilya sanayi gibi bazı meslek gruplarında gırtlak kanseri görülme sıklığı toplumun diğer kesimlerine göre daha fazla oluyor. Bu nedenle riskli meslek gruplarında ortamın havalandırılması ve koruyucu maske gibi önlemler yaşamsal öneme sahip. Yine son yıllarda gastroözofageal reflü hastalarında da gırtlak kanseri görülme sıklığı artıyor. Bir başka risk faktörü ise HPV, yani insan papilloma virüsüdür. Dolayısıyla kansere zemin hazırlayan reflü ve HPV gibi sağlık sorunlarının da mutlaka tedavi edilmeleri gerekiyor" dedi.

 

Lazer yöntemiyle 'kesiksiz' tedavi! 

Gırtlak kanseri tedavisi mümkün olan bir hastalık. Öyle ki erken evrede yakalandığında hastalarda tam şifa sağlanabiliyor. Korkut, tedavide ameliyat, radyoterapi ve daha az oranda kemoterapi olmak üzere üç seçeneğin olduğunu belirterek, "Günümüzde erken evre cerrahi tedavide, lazer yöntemiyle, geçici bile olsa boğazda herhangi bir delik (trakeostomi) açılmadan,  hastalıklı bölge ağız içinden çalışılarak tümüyle çıkartılabiliyor. Bu günübirlik veya hastanede bir gece kalmanın yeterli olduğu modern bir yöntemdir. Aynı işlem klasik açık teknikle de yapılabiliyor. Bu durumda solunum yolunun emniyeti için hastanın boğazına birkaç günlüğüne delik açılıyor" diyor. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

HIV Virüsünün 10 Yılda Yüzde 460 Arttığı Tek Ülke Türkiye

Posted: 21 Apr 2022 12:40 AM PDT

HIV Virüsünün 10 Yılda Yüzde 460 Arttığı Tek Ülke Türkiye

Çiğdem Şimşek, HIV virüsünü etkisiz hale getirmek için artık pek çok ilaç alternatifinin olduğuna dikkat çekerek, "HIV enfeksiyonunun son 10 yılda yüzde 460 arttığı tek ülke Türkiye" uyarısını yaptı.

 

Dünyada ve Türkiye'de antiretroviral tedavi denilen ilaçlar ile HIV virüsü pozitif kişiler herkes kadar sağlıklı ve kaliteli bir şekilde doğal yaşam sürelerini sürdürebiliyorlar. Bu ilaçlar sayesinde HIV ile enfekte kişilerin artık korunmasız cinsel ilişkiyle HIV aktarıcılığı da kalmıyor. Çiğdem Şimşek, "HIV'i 'Latent Rezervuar' nedeniyle vücuttan tamamen atacak, yani tam şifa sağlayacak bir ilaç ya da aşı henüz mevcut değil… Ancak umut vaat eden ve yüz güldüren pek çok çalışma var" bilgilerini verdi.

 

Artış endişe verici boyutta

 Türkiye'de son yıllardaki yeni enfeksiyonlarda görülen artışın endişe verici boyutlarda olduğuna dikkat çeken Şimşek, Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı resmi verilere göre; Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 1985 yılından 15 Kasım 2021 tarihine kadar toplam 31 bin 336 kişinin HIV tanısı aldığını kaydetti. Şimşek, "HIV enfeksiyonunun son 10 yılda yüzde 460 arttığı tek ülke Türkiye. 2000 yılında 168 kişi HIV tanısı almışken, bu sayı 2019'da 3 bin 248 oldu. 2019 verilerine göre Türkiye'de her gün 9 kişi HIV tanısı alıyor. Yıllar içindeki bu artışın başlıca nedeni, ülke olarak HIV ve AIDS'e gereken ilginin gösterilmemesi, bulaş-bulaşmama yollarının, tedavi şekli ve tedavide varılan gelişmelerin topluma aktarılmamasıdır" dedi.

 

Her şehre bir test merkezi açılmalı

Türkiye'de yalnızca 5 ilde, aktif olarak hizmet veren 7 adet Gönüllü Test ve Danışmanlık Merkezi (GDTM) bulunuyor. Bu iller ve merkezler; İstanbul'da Şişli ve Beşiktaş Belediyeleri ile Pozitif-iz Derneği Test Projesi, İzmir'de Konak Belediyesi, Bursa'da Nilüfer Belediyesi, Ankara'da Çankaya Belediyesi ve Mersin'de Mersin Büyükşehir Belediyesidir. Bu test merkezlerine başvuran kişiler, hiçbir kimlik bilgisi vermeden ve ücret ödemeden test yaptırabiliyorlar. Çiğdem Şimşek, "HIV virüsü, bütün dünyada devam etmekte olan bir pandemidir ve bunu görmezden gelmek maalesef yeni HIV vakalarına sebep oluyor. HIV vakalarının böyle hızlı arttığı bir ülkede ideal olanı, her ilde en az bir GDTM'nin faaliyette olmasıdır.

HIV Virüsünün 10 Yılda Yüzde 460 Arttığı Tek Ülke Türkiye

Başta Diyarbakır, Gaziantep, Van, Kayseri, Konya, Antalya, Adana, Trabzon, Samsun, Eskişehir olmak üzere Erzurum, Zonguldak, Denizli, Sivas, Çanakkale ve Tekirdağ'da da GDTM'lerin açılması gerekiyor" diye konuştu. Resmi sayıların dışında HIV statüsünü bilmeyen pek çok kişinin bulunduğuna değinen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Covid-19 pandemisi döneminde getirilen kısıtlamalar sebebiyle yeterince HIV testi yapılamadı. Toplumda HIV farkındalığı düşük, HIV'e ve HIV pozitiflere yönelik damgalama ve ayrımcılığın devam ediyor olması nedenleriyle kişiler test yaptırmaktan çekiniyorlar. Türkiye'de HIV ile yaşayan ve durumunu bilmeyen kişi sayısının gerçekte mevcut sayının en az 2-3 katı olabileceği tahmin ediliyor."

Şimşek son olarak, “Türkiye'de 2017 yılında Başkent Üniversitesi/HATAM tarafından yapılan HIV ve AIDS Farkındalık Araştırması sonucunda toplumun yüzde 77'si HIV virüsü hakkında doğru ve güncel bilgiye sahip değil. Katılımcıların yüzde 75'i HIV pozitif kişilerin başarılı tedaviler sayesinde herkes gibi normal bir yaşam sürdürebileceğini bilmiyor.” dedi. (BHSA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Post a Comment

Previous Post Next Post