Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Meme kanseri görülme yaşı düşse de can kaybı da azalıyor

Posted: 29 Apr 2022 06:22 AM PDT

Meme kanseri görülme yaşı düşse de can kaybı da azalıyor

Meme kanseri günümüzde kadınlarda en sık görülen kanser türü ve gün geçtikçe de görülme yaşı düşüyor.

Meme kanseri tedavisinin mümkün olduğunu ve erken tanı konulduğunda tedavi başarısının oldukça yükseldiğini söyleyen Köksal, "İstatistiklere göre, dünyada her 7-8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde meme kanserine yakalanabiliyor. Bununla paralel genç yaşta meme kanseri görülme sıklığı da günümüzde artış gösteriyor. Ancak bana bir şey olmaz demeden, 20’li yaşlardan başlayarak her genç kadının kendi kendine elle muayeneye başlaması gerekli. Erken tanı sayesinde meme kanserine karşı mücadeleyi kazanmak mümkün" diye konuştu.

 

Erken Tanı İçin Üç Yöntem 

Meme kanserinin erken teşhisi için yapılması gereken üç yöntem olduğunun altını çizen Neşet Köksal, öncelikle kadınların 20'li yaşlarından itibaren düzenli kendi kendine elle meme muayenesi yapmasını, elle yapılan muayenede şüpheli bir durum olduğunda hekim tarafından meme muayenesinin gerekli olduğunu ifade etti. Hekim muayenesi sonrasında yine şüpheli bir durum olduğunda mamografi ve/veya meme ultrasonu gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulması gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Neşet Köksal, bu şekilde hem erken tanı, hem de meme kanserine bağlı can kayıplarının azalmasının mümkün olduğunu dile getirdi.

Meme kanseri görülme yaşı düşse de can kaybı da azalıyor

Son yıllarda ülkemizde de toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarla birlikte insanların çok daha bilinçli hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal, 30-40 yaş arasındaki her kadın 3 yılda bir uzman hekim kontrolünden geçmelidir. 40 yaşından sonra ise yıllık mamografik kontrolleri yapılmalıdır. Birinci derece akrabalarında genç yaşta meme kanseri saptanan kadınlarda ise taramaya kanserin saptandığı yaştan 10 yıl önce başlanması gerekir" dedi.

 

Ailevi Risk ve Gen Mutasyonlarına Dikkat!

"İstatistiklere göre, kadınlarda meme kanseri yaklaşık yüzde 70-80 oranında 40 yaşından sonra ortaya çıkıyor. Ancak 40 yaş altında görülen meme kanserinin daha agresif seyirli olması önemini artırıyor" diye konuşan Köksal şunları da söyledi: "BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlu kalıtsal meme kanserleri, meme kanserlerinin yaklaşık %15'ni oluşturur. Anne, kız kardeş gibi birinci derece akrabalarında meme kanseri olması bu hastalığa yakalanma riskini 2 kat artırır.  BRCA gen mutasyonu olan ya da ailesinde meme kanseri olan kadınlar daha genç yaşta meme kanserine yakalanabilir. Bu nedenle bu gruptaki kadınlar meme kanseri taramalarını yaptırmak için 40 yaş sonrasını beklememelidir." (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Ramazan Bayramı’nda “Beraber Olabilme” Duygusunu Yaşayacağız

Posted: 29 Apr 2022 05:49 AM PDT

Ramazan Bayramı'nda

Ramazan Bayramı'na sayılı günler kaldı. Bayramların kişilerin psikolojik iyi oluşlarına önemli katkılar sunduğunu kaydeden Psikolog Cemre Ece Gökpınar Çağlı, özellikle pandemi şartlarında geçen iki yılda çocuklardan yetişkinlere kadar herkesin olumsuz etkileri hissettiğini söyledi.

Ramazan Bayramı'nda "Beraber Olabilme" Duygusunu Yaşayacağız! Geçtiğimiz iki yılın pandemi koşullarında oldukça zor şartlarda geçtiğini hatırlatan Cemre Ece Gökpınar Çağlı, "Artık yeni duyurulan haber ile birlikte maske zorunluluğunun kaldırıldığı bir döneme girmiş bulunmaktayız. İki seneyi aşkın bir süredir insanlarla etkileşimimizde azalma yaşadığımız, sosyal izolasyonun zaman zaman duygusal izolasyon olarak da yaşadığımız ve zorlandığımız bir sürecin sonuna yaklaşıyoruz." dedi.

Ramazan Bayramı'nda

"Yeniden beraber olabilme" duygusunu yaşamak çok önemli

Pandemi sürecinin çocuklardan yetişkinlere ve yaşlılara kadar herkes için zorlayıcı bir dönem olduğunu kaydeden Psikolog Cemre Ece Gökpınar Çağlı, "Biz yetişkinler bu sürece adapte olmakta güçlük yaşarken elbet çocuklarımızın da bu süreçte zorlandığını ve sabırla bu günleri beklediğini gözlemledik. Bayramın yaklaştığı bu dönemler, belki de hasret kaldığımız bu "beraber olabilme" duygusunu yaşamak adına çok değerli bir zaman."dedi.

Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu Açıklandı.

Posted: 29 Apr 2022 01:00 AM PDT

Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu Açıklandı.
Mart ayı sağlıkta şiddet raporuna göre mart ayında 31 saldırgan tarafından gerçekleştirilen olaylarda, 38 sağlık çalışanı mağdur oldu.

Mart ayı sağlıkta şiddet raporunun açıklanması ile, ay boyunca yaşanan 19 şiddet olayının 18'ine hasta ve hasta yakınları neden oldu. Şifa aradıkları elleri kırmaya çalışan bu zihniyeti kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.

 

Mart ayında 19 şiddet vakasının 18'i hem sözlü hem fiili, 1'i sözlü olarak vuku buldu.

Şiddet olaylarının en çok yaşandığı yer yine hastaneler oldu. 19 şiddet olayının 18'i hastanelerde vuku bulurken,  1'i aile sağlığı merkezinde yaşandı. Ay boyunca 19 güvenlik görevlisi, 14 doktor, 4 hemşire ve 1 diğer sağlık çalışanı şiddete maruz kaldı.

Mart ayı boyunca yaşanan şiddet vakalarına sebebiyet veren 31 saldırganın 14'ü hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Gözaltına alınan 8 saldırgan serbest bırakılırken, 9 saldırgan tutuklandı. Adli mercilerin sağlıkta şiddet kararları her ne kadar eleştirilse de son zamanlarda verilen kararlar bir nebze olsa da vicdanlara su serpmiştir.

Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu Açıklandı.

KİMLER NEDEN TUTUKLANDI?
  • Temaslı olduğu için karantinayı ihlal ederek gittiği aile sağlığı merkezinde kendisini uyaran Dr. Lütfi Tiyekli’ye ‘hakaret’ ve ‘tehdit’ ettiği iddiasıyla açılan davada, Ömer Özbiner’e 6 bin 800 lira para cezası verildi. Para cezasına itiraz edildi. İtiraz sonrası görülen davada, sanık Ömer Özbiner'e verilen para cezası artırılarak 13 bin 600 liraya yükseltildi.
  • Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde pediatri servisinde görevli iki asistan hekimi darp eden ve rehin alan saldırganın yargılandığı dava da Mart ayında sonuçlandı. Mahkeme sanığa, toplamda 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası verdi.
  • Samsun'da SABİM üzerinden devlet hastanesinde görevli uzman doktoru "Millet gidiyor, sağda solda doktor dövüyor, vuruyor, adamlar haklıymış! Ben o doktora dayak değil, kurşun atarım" sözleriyle tehdit eden şahıs hakkında mahkeme, sanığın doktorun çalıştığı hastaneye 2 ay boyunca yaklaşmamasına karar verdi.
  • İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık teknikerinin burnunun kırılmasıyla sonuçlanan olayda tutuklanan hasta için açılan davadaysa, ‘sağlık çalışanına yönelik tehdit ve kasten yaralama’ suçlarından 11 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.
  • Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesince hazırlanan gerekçeli kararda ise, sosyal medya hesabından doktorlara hakaret eden U.Y.D. hakkında ise “Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan 6 aydan bir yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Semih Durmuş, ” Çalışanlarımız İçin 22’den Fazla Kazanım Elde Ettik”

Posted: 29 Apr 2022 12:50 AM PDT

Semih Durmuş, " Çalışanlarımız İçin 22'den Fazla Kazanım Elde Ettik"

Sağlık-Sen Çorum Şubesi'nin 6. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Kurulda  Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, Sağlık ve kamu çalışanları ile ilgili bir çok önemli açıklamalarda bulundu.

Semih Durmuş, kurul toplantısında Memur-Sen’in ve Sağlık-Sen’in verdiği mücadele ile kamu çalışanlarının birçok sorununun çözüldüğünü belirterek söze başladı.

6. Dönem Toplu Sözleşme süreciyle ilgili bilgi veren ve önemli kazanımlar elde ettiklerini söyleyen Durmuş, “Ek ödemelere yapılan yüzde 20 zam önemli ve değerli bir kazanım. Bu kazanım çığ gibi büyüyecek bir kazanım. Toplu sözleşme masasında sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız için 22’den fazla kazanım elde ettik. Emek ve alın teri mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz. Önümüzde uzun bir yol var. Her platformda üyelerimizin hakkını ve hukukunu korumak için çalışıyoruz. Yaşanan adaletsizlik ve hakkaniyetsizliklere karşı duruşumuzdan taviz vermeden mücadelemizi sürdürüyoruz.” dedi.

 

“3600 İçin Üçüncü Toplantı 10 Mayıs’ta”

3600 ek göstergeyle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Durmuş, “3600 ek göstergeyle ilgili üçüncü toplantı 10 Mayıs’ta yapılacak. Memur-Sen olarak 3600 ek göstergenin kapsamının geniş tutulması için çalışmalarımızı sürüyor” dedi.

Semih Durmuş, " Çalışanlarımız İçin 22'den Fazla Kazanım Elde Ettik"

“Performansa dayalı ödeme sistemi çalışanlar arasında iş barışını bozdu.”

Performansa dayalı ödeme sisteminin çalışanlar arasında iş barışını bozduğuna dikkat çeken Durmuş, “Performansa dayalı adaletsiz ödeme sistemi çalışma barışına darbe vuruyor. Hastanenin gelirine bağlı bir ödeme sistemini doğru bulmuyoruz. Branşları aynı, çalışma süreleri aynı fakat hastaneleri ayrı çalışanlar farklı ücretler alıyorlar. Bu durumun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Çalışma barışının sağlanması için adil bir ücret politikasının mutlak surette hayata geçirilmesi gerekiyor” şeklinde ifadelerde bulundu. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Yönetim Kurulu Üyelerinin Yargılanmasına Tepki

Posted: 29 Apr 2022 12:43 AM PDT

Yönetim Kurulu Üyelerinin Yargılanmasına Tepki

İstanbul Tabip Odası (İTO) 2018-2022 dönemi Yönetim Kurulu üyelerinin, beşi hekim 19 barış akademisyeninin akademiden ihracına neden olan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Sadettin Hülagü hakkında soruşturma açılması gerekçe gösterilerek yargılanması başladı.

Duruşmada savunmalarını yapan İTO önceki dönem Yönetim Kurulu üyeleri, Sadettin Hülagü hakkındaki soruşturma sürecini aktardı. Hülagü'nün Anayasa Mahkemesi kararına aykırı bir biçimde Barış Akademisyenleri'nin ihracına neden olduğunu belirten önceki dönem Yönetim Kurulu üyeleri, TTB Kanunu'nun tabip odalarına verdiği inceleme ve soruşturma yetki ve görevini hatırlattı.

 

Kimse Dokunamaz Meslek Örgütümüzün Bağımsızlığına!

İstanbul Tabip Odası (İTO) 2018-2022 dönemi Yönetim Kurulu üyelerinin, bugün yasalardan aldıkları yetki ve görevlerini yerine getirdikleri için yargı karşısında olduklarını belirten İTO Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan tarafından açıklama yapıldı. Açıklama ise şu şekilde oldu;

İTO Yönetim Kurulu üyeleri, Kocaeli Üniversitesi Rektörü, tıp doktoru Sadettin Hülagü tarafından, "görevi kötüye kullanmak" suç isnadıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edilmişlerdir. Şikayetin gerekçesi, İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu'nun kendisi hakkında disiplin soruşturması başlatmış olmasıdır. İTO Yönetim Kurulu üyelerine yönelik hakaret niteliğinde söylemler içeren şikayet dilekçesi cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilmiş ve "görevi kötüye kulamla" iddiasıyla söz konusu dava açılmıştır.

6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kanunu, tabip odalarına meslek mensupları hakkında disiplin incelemesi başlatmak ve deontoloji kuralları ile meslek etiğine aykırı davranışların tespiti halinde soruşturma açmak yetki ve görevi vermektedir. Disiplin soruşturmaları, ilgili mevzuat gereği, kimi zaman şikayet üzerine, kimi zaman resen, kimi zaman da bu soruşturmada olduğu gibi TTB Merkez Konseyi'nin istemi üzerine açılmaktadır.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli beş hekim öğretim üyesi, haksız bir suçlama ile kamu görevinden ihraçlarına neden olduğu gerekçesiyle, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Dr. Sadettin Hülagü hakkında Kocaeli Tabip Odası'na şikayette bulunmuştur. Yönetim kurulunun dört üyesi tarafsızlıklarını koruyamayacakları endişesiyle inceleme görevinden çekilmiş, bu nedenle TTB Merkez Konseyi disiplin işlemlerini yürütme görevini İstanbul Tabip Odası'na vermiştir.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Yargılanmasına Tepki

TTB Merkez Konseyi tarafından gönderilen şikayete ilişkin bilgi ve belgeler ile Dr. Sadettin Hülagü tarafından sunulan bilgi ve belgeler, İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu'nun 12.11.2019 tarihli toplantısında değerlendirilmiş ve şikayet edilen Dr. Sadettin Hülagü hakkında; deontolojiye aykırı davranmak, meslektaşları küçük düşürücü fiil içinde olmak, etik ihlal yapmak iddialarıyla, TTB Disiplin Yönetmeliği'nin 3/c ve 7. maddeleri gereğince soruşturma açılmasına karar verilmiş, şikayete konu olan eylemin, TTB Disiplin Yönetmeliği'ne göre suç teşkil edip etmediği hususunun karara bağlanması için dosya İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu'na sevk edilmiştir.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevliyken ihraç edilen beş hekim öğretim üyesi "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriyi imzaladıkları nedeniyle suçlu ilan edilen, kamuoyunda "Barış Akademisyenleri" olarak bilinen akademisyenlerdendir.

Anayasa Mahkemesi, Barış Bildirisi'nin ifade özgürlüğünün koruması altında olduğuna ve akademik özgürlük çerçevesinde bir metin olduğuna karar vermiştir. Bu karar sonucunda hukuki olarak bir sonuç elde edilmiş olsa da KHK'lere dayanarak uygulanan idari yaptırımların çoğu halen yürürlüktedir.

Akademik özgürlük kapsamında kabul edilen bir bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen meslektaşlarımızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin yetkili kurulları tarafından uğradıkları haksızlığın incelenmesi isteği, yasal mevzuata uygun olması yanında hekimlik mesleği etiği kuralları çerçevesinde değerlendirilmeyi hak etmektedir. (BSHA – Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Post a Comment

Previous Post Next Post