Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Magnezyum Kullanımı Migren Ataklarını Azaltıyor

Posted: 16 Jun 2022 02:05 AM PDT

Magnezyum Kullanımı Migren Ataklarını Azaltıyor

Her 5 kadından ve her 10 erkekten 1'inde görülen migren, pek çok kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Kişinin ömrünün yaklaşık 3'te 2'sini kaplayan bir hastalıktan bahsedildiğinde migren ile ilgili farkındalık daha da önemli hale geliyor.

Migren ve Baş Ağrısı Farkındalık Ayı kapsamında migrenin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşüren bir hastalık olduğuna ve özellikle migren atakları için magnezyum alımının önemine dikkat çeken Dr. Elif Pahsa, migren atakları yaşayanların dikkat etmesi gereken noktaları, migren tetikleyicilerini ve migren ağrılarını hafifletmek için önerilerde bulundu.

Dr. Elif Pahsa, "Her baş ağrısı migren değildir. Aslında ağrının konumuna göre, tek taraflı-çift taraflı olmasına göre baş ağrıları değişiklik gösterir. Belki bir diş ağrısının yansıması da olabilir, sinüzit ağrısı da olabilir. Ancak baş ağrılarının %90'ını gerilim tipi ağrılar ve migren oluşturur. Gerilim tipi baş ağrısı; en sık görülen baş ağrısı tipidir. Genelde baş etrafında sıkışma şeklinde ağrı yapar. Stres, gerilim ve yorgunluk, uykusuzluk ve çalışma ortamıyla yakın ilişkilidir. Basit ağrı kesiciler, kas gevşeticilerle genelde ortadan kalkar. Migren tipi baş ağrısı ise genellikle başın aynı noktasında, tek taraflı, şiddetli ve tekrarlayan ağrılardır. Görme ve duymanın bozulması, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Koku, ses, ışığa hassasiyet gibi rahatsızlıklarla çok şiddetli baş dönmeleri yaşanabilir. Koruyucu tedaviler ve atak tedavisi olarak 2 tedavi tipi vardır. Migren tamamen ortadan kalkmaz, ancak sıklığı ve atakların şiddeti azaltılabilir.” dedi.

 

Kadınlar migren konusunda daha şanssız

Migrenin toplumda %15-20 oranında görüldüğü bilgisini veren ahsa, hastalığın özellikle kadınlarda daha fazla görüldüğüne dikkat çekerek "Özellikle menstrual (adet) dönemde semptomların daha fazla görünmesi hormon değişimlerinin bunu tetiklediğini düşündürüyor. Bu nedenle kadınlardaki hormonal değişimler migren ataklarının daha sık görülmesine neden olabilir diyebiliriz. Migren tanısı koymak için herhangi bir tetkik yapılması gerekmez, hastanın şikayetleri ile tanı konulabilir. Eşlik eden semptomlara, migrenin başlama yaşına bakarak diğer tanıları elemek için tetkik yapılabilir, bu nedenle önce bir nöroloji doktoruna gidilip muayene olunmalıdır.” diyor.

Magnezyum Kullanımı Migren Ataklarını Azaltıyor

Migren ağrılarını hafifletmek için öneriler

  • Sinüs kaynaklı ya da migren tipi baş ağrılarında başın üstünde bir buz paketi ile soğuk kompres ve karanlıkta dinlenmek faydalı olacaktır. Böyle durumlarda zerdeçal çayı içmek ya da zerdeçal takviyesi almak fayda sağlayabilir.
  • Migrenli hastalarda genellikle insülin direnci de bulunur. Bu nedenle migrende doğru beslenme ekstra önem kazanıyor. Düşük karbonhidrat ve ketojenik diyet hem hastalarda inflamasyonu azaltması hem de iştahı azaltarak insülin direncini geri çevirir.
  • Magnezyum takviyesi de migrende en etkili minerallerdendir. Ancak hücre içine girebilen kabiliyette, biyoyararlanımı yüksek bir magnezyum olması tabii ki çok önemli… N-asetil taurinat magnezyum (ATA Mg), kan-beyin bariyerini geçerek beyinde hızlı bir şekilde etkisini gösterir. ATA Mg lipofilik özelliği nedeniyle hücre zarından kolayca geçer ve hücre içi Mg düzeylerini etkili bir şekilde artırır. Beyin hücrelerine etkili Mg geçişi uyarıcı etkinin azalmasını sağlayarak uykuyu düzenler. Migren ataklarının hem sayısını hem de şiddetini azaltıcı etki sağlar.
  • Papatya, melissa, kedi otu çayı, gerginlik, stresin tetikleyici olduğu baş ağrılarında sakinleştirici etkisi ile fayda sağlar. Adaçayı, biberiye çayı ve badem de baş ağrısına yardımcı olabilir. (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Babaların “Çocuk Gelişiminde” Rolü Nedir?

Posted: 16 Jun 2022 01:27 AM PDT

Babaların "Çocuk Gelişiminde" Rolü Nedir?

'Çocuk gelişimi' denildiğinde aklımıza ilk olarak anneler geliyor. Çünkü hamilelik, doğum ve emzirme gibi süreçlerin anneye ait olması ve toplumsal cinsiyet rolleri de bu konuda bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat babaların’da çocukların gelişiminde çok önemli rolleri vardır.

Babaların çocuk gelişiminde üstlenmesi gereken rollerden bahseden Psikolog Sena Sivri, çocukların zihinsel ve ruhsal gelişiminde anneler kadar babaların da önemli bir yere sahip olduğuna belirterek, "Baba ile çocuk arasında kurulan hatalı ilişki çocuğun hayatını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Öyle ki cinsel kimliğini geliştirmesi, dünya üzerinde kendini güvenli ve değerli hissetmesi, otorite ve sınırları kabulü, akademik başarısı, sosyal ilişkileri ile kendilik algısı üzerinde problemlere ve gelişimsel aksamalara yol açabiliyor. Sağlıklı kurulan baba – çocuk ilişkisi ise tüm gelişimsel, sosyal ve akademik alanlarda çocuğun kendilik algısının güçlenmesini ve sağlıklı gelişimini destekliyor" şeklinde ifadelerde bulundu. Bununla birlikte son yıllarda annelerin çalışma hayatına daha fazla katılmaları, aile yapılarında oluşan değişim ile boşanmaların artması gibi etkenler nedeniyle babalık rolü çok daha önemli bir hale gelmiştir.

Babaların "Çocuk Gelişiminde" Rolü Nedir?

Bir baba olarak rollerim nedir?

  • Babasının sevgisini gösterdiği, bunu sözel ile davranışsal yollarla ifade ettiği, sorunlarında onu dinlediği ve desteklediği çocukların duygusal gelişimleri daha sağlıklı oluyor. çocuklar kendilerini güvende ve değerli hissediyorlar. Bu duygular da hayat boyu kuracakları ilişkilerin temeli için çok önemli bir rol üstleniyor.
  • Sağlıklı baba-çocuk ilişkisi çocukların gelişim evrelerinde yaşadıkları zorluklarla kolay başa çıkmalarını sağlıyor. Babanın destekleyici yaklaşımı 6-12 yaşları arasındaki çocukluk döneminde onları cesaretlendirirken, ergenlik çağında duygularını rahat ifade etmelerini, problem çözme becerilerini geliştirmelerini ve negatif duygularıyla başa çıkmalarını kolaylaştırıyor.
  • Uzman Psikolog Sena Sivri, "Babayla sağlıklı ilişki kurulması ve desteklenildiğini bilmek onların özgüven ile motivasyonlarını güçlendiriyor. Aynı zamanda çocukların sağlıklı bir rol model edinmelerini ve hedef koymalarını sağlıyor. Bunların yanı sıra daha fazla çalışmalarına ve motive olmalarında etkili oluyor. Tüm bunlar da çocukların akademik başarılarını artırıyor. ” dedi.
  • Sivri, baba ile kurulan sağlıklı ilişki çocukların sosyal ortamlarda kendilerini daha güvenli hissetmelerini sağladığını belirterek, "Ayrıca çocuğun daha girişken olmasına ve sağlıklı yeni ilişkiler kurmasına destek oluyor" diyor.
  • Sağlıklı baba çocuk ilişkisi, çocuğun kendi kimliğini keşfetmesi için de çok önemli. Babayla kurulan ilişkide çocuğun yaşayacağı problemlerin bu süreci zorlaştırdığına işaret eden Uzman Psikolog Sena Sivri, "Problem yaşayan çocuklar, özellikle erkek çocuklar kimlik bunalımı yaşayabiliyor, bu sürecin gelişmesinde gecikmeler gözlenebiliyor" diyor.
  • Çocuklar ilişkilere dair algılarını anne-babalarının ilişkisini gözlemleyerek öğreniyorlar. Rol model olarak seçtikleri ebeveynin davranışlarını modelleyip buna göre kendi tutumlarını belirliyorlar. Babanın anneye ilgili sevgi dolu ve destekleyici yaklaşımını gözlemleyen çocuklar, ileride kendi partnerlerine de benzer şekilde yaklaşıyorlar. Aksi yönde gözlemleyen çocuklar ise ilişkilerinde problemli, uzak ve kaçıngan tutumlar sergileyebiliyorlar.Baba çocuğunu yüreklendiren ve cesaretlendiren olduğu gibi aynı zamanda sınır ve kural koyucudur da. Bu nedenle babayla kurulan sağlıklı ilişki çocuğun hem kendi sınırlarını korumasında ve başkalarının sınırlarına duyacağı saygıda hem de otorite figürlerine dair bakışında büyük önem taşıyor. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

BÜLTEN

 

Kırsalda Halk Cinsel Sağlık Hizmetlerinden Yararlanamıyor

Posted: 16 Jun 2022 01:27 AM PDT

Kırsalda Halk Cinsel Sağlık Hizmetlerinden Yararlanamıyor

CİSÜ Platformu öncülüğünde Trabzon'da gerçekleştirilen çalıştayda, kırsaldaki halkın mahremiyet ortamı sağlanamadığı için cinsel sağlık hizmetlerinden yararlanamadıkları söylendi.

CİSÜ Platformu tarafından gerçekleştirilen çalıştayda, özellikle kırsalda yaşayan halkın cinsel sağlık hizmetlerinden yararlanamadığı konuşuldu. Çalıştaydan çıkan önerileri dile getiren CİSÜ Platformu Sözcüsü Filiz Kocaboğa, "CSÜS hizmetine özel ekipman ve araç ihtiyacı sağlanarak, mahremiyet alanları oluşturulabilir" dedi.

Trabzon'da belediyelerin cinsel sağlık ve üreme sağlığı alanında yetersiz katkı sundulduğunu dikkat çekilen çalıştayda, sağlık çalışanlarının birçoğunun hak temelli bir yaklaşıma sahip olmadığı belirtildi. Özellikle kırsaldaki halkın cinsel sağlık hizmetlerine erişimde zorlandığını belirten toplantıda, "Gezici hekimlik birimlerinde, doktorun yanında hemşire bulunmuyor. İnsanlar da kamusal alanda konuşmak zorunda kalıyor ve mahremiyet olmadığı için sorunlarını açıklıkla dile getiremiyorlar. Bunu önlemek adına, muhtarlıklarla işbirliği yapılarak hasta-doktor arası mahrem alanlar oluşturulabilir" şeklinde ifadeler kullanıldı.

Kırsalda Halk Cinsel Sağlık Hizmetlerinden Yararlanamıyor

TRT Sağlık Kanalı kurulmalı

CİSÜ Platformu Sözcüsü Filiz Kocaboğa, "Gezici hekimlere CSÜS hizmetine özel ekipman bulunduran araç sağlanabilir ve hizmet bölgelerinde hastayla rahat iletişim kurabilecekleri mahremiyet alanları sağlanabilir. Gezici hekimliği, Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezleri üstlenebilir ve bir uzman ekip hizmetine dönüştürülebilir" dedi.

Çalıştayda halkın CSÜS hakkında bilgilendirilmesi ve farkındalığın artırılması amacıyla TRT Sağlık kanalının kurulabileceği önerisinin getirildiğini aktaran Kocaboğa, sağlık alanındaki mevzuatların sahadan görüş alınarak düzenlenmesi ve mevcut mevzuatın takibi için de birtakım yükümlülükler olması gerektiğinide belirtti. (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

BÜLTEN

Günde 2 Bardak Süt Laktoz İntoleransını Önleyebilir

Posted: 16 Jun 2022 01:26 AM PDT

Günde 2 Bardak Süt Laktoz İntoleransını Önleyebilir

Süt, insan vücudu için besleyici değeri son derece yüksek bir besin olduğundan çocukluk döneminde alınmadığında gelişim bozukluğu ve laktoz şekerinin vücutta parçalanamaması sonucu ortaya çıkan laktoz intoleransı gibi sorunlara neden olabiliyor. Uzmanlar, bunun önüne geçilebilmesi için çocukların her gün 2 bardak süt içmesi gerektiğini söylüyor.

Günde 2 Bardak Süt Laktoz İntoleransını Önleyebilir!

Prof. Dr. Neriman İnanç, "Çocukluk döneminde süt tüketiminin düzenli olmaması halinde vücudun ürettiği laktoz enzimi azalır. Ayrıca, uzun süre süt tüketmemiş kişilerde sütün içerdiği laktozun sindirimini sağlayan enzimler, salgılanma yeteneğini kaybetmeye başlar ve laktoz intoleransıyla karşılaşılabilir. Türkiye'de maalesef yeterince süt tüketilmediği için bu sorun her beş kişiden birinde karşımıza çıkmaktadır." diyerek süt tüketiminin artması gerektiğini vurguladı.

Günde 2 Bardak Süt Laktoz İntoleransını Önleyebilir

“Laktoz intoleransı rastlanan çocuklarda süt tüketimi kesinlikle bırakılmamalı”

Sütün içerisinde bulunan iyot, demir, çinko, folik asit, B-12, B-6, E ve A vitamin ve minerallerinin eksikliği durumunda çocukların zihinsel gelişiminin direkt olarak  etkilemektedir. Vitamin ve mineral yetersizliğinin giderilmesiyle zihinsel gelişimde oluşabilecek geriliklerin önüne geçilebileceğini belirten İnanç, "Özellikle laktoz intoleransı rastlanan çocuklarda süt tüketimi kesinlikle bırakılmamalı, aksine yarım çay bardağı ile başlayıp her gün artan oranlarda süt düzenli olarak başka besinlerle birlikte tüketilmelidir." dedi. (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

BÜLTEN

Çocuklarda Uyku Düzeninin Sağlanması İçin Ne Yapılmalı

Posted: 16 Jun 2022 01:26 AM PDT

Çocuklarda Uyku Düzeninin Sağlanması İçin Ne Yapılmalı

Bebek büyüten ailelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birini, bebeklerinin uzun süre düzene girmeyen gece uykuları oluşturuyor. Çocukların uykuya olan ihtiyaçları ve uyku süreleri büyüme dönemlerine göre değişiyor. Dr. Mehmet Ali Duman, çocuklarda uyku düzeninin sağlanması için anne babalara önemli önerilerde bulundu.

Çocuklarda uyku düzeninin sağlanması hakkında açıklamada bulunan Duman, “Yenidoğan, en fazla uyku ihtiyacı olan dönemdir. Yenidoğanın uykusu 18-20 saate kadar ulaşabilir. Büyüdükçe algısı açılan çocuğun, uyku süresi de kısalır. Büyüme hormonu saat 22.00 civarında en yüksek düzeylere ulaşır. Bu nedenle çocuk hangi yaşta olursa olsun, bu saatlerde derin uykuda olmalıdır. Çocukta düzenli uyku, düzenli beslenmeyle doğrudan ilişkilidir. Bebeğin veya küçük yaştaki çocuğun düzene alıştırılma evresinde, ailelerin otoriter ve tutarlı davranmaları bu süreci kolaylaştıracaktır. Sağlıklı bir çocuğun akşamları en geç 20.00 ya da 20.30'da yatakta olması gerekir. “diyor.

 

Uyumak üzereyken yatağa yatırılmalı

Çocuğun uykusu geldiğinde kendisinin gidip yatacağı düşüncesi doğru değildir. Uykusu gelen çocuk daha da hareketlenir, bu şekilde kendi uykusunu kaçırır. Bu nedenle, ailelerin kendi özel yaşamlarından fedakârlıklarda bulunup, çocuk için uygun beslenme ve uyku düzenine göre hareket etmeleri doğru olacaktır. Bu sebeple çocuklar uyurken değil, uyumak üzereyken yatağa yatırılmalıdır.

Çocuklarda Uyku Düzeninin Sağlanması İçin Ne Yapılmalı

Çocuklar da yetişkinler gibi uyumalı

Uykusu gelen çocuk, tıpkı yetişkinlerin kendileri için sağladıkları ışığı kapamak, yatağa yatmak, yorganı örtmek gibi koşulların sağlanmasına ihtiyaç duyabilir. Eğer çocuk sallanarak, emzirilerek, biberonla mama verilerek uyumaya alıştırılırsa, gece uykusu bölündüğünde, yeniden aynı koşulların sağlanmasını isteyecektir.

 

Ailenin uyku rutinini her gece tekrarlaması gerekiyor

Sıcak bir banyo, pijamalarının giydirilmesi, sadece yatakta duran bir oyuncağının kucağına verilmesi, loş ışıkta aynı ninninin söylenmesi, her akşam bunlardan birinin tekrarlanması, çocuğun vücuduna uyku saatinin geldiğini anlatır. (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

BÜLTEN

Motor Ustası 40 Bin, Onkolog 12 Bin TL Kazanıyor (Özel Haber)

Posted: 15 Jun 2022 03:37 AM PDT

Motor Ustası 40 Bin, Onkolog 12 Bin TL Kazanıyor

Twitter’da #yüzbinhekimişbırakıyor hastagi ile binlerce tweet atıldı. Bir paylaşımda, Motor Ustası 40 Bin, Onkoloji 12 Bin TL Kazanıyor” paylaşımı ise dikkat çekti.

Motor Ustası 40 Bin, Onkolog 12 Bin TL Kazanıyor! Twitter’da #yüzbinhekimişbırakıyor başlığı altında hekimler eylemlerini sosyal medyada’da gündeme getirmeyi başardı. Binlerce paylaşım alan başlığın içerisinde bir paylaşım çok dikkat çekti. Bir kullanıcı motor ustasının onkologlardan kat kat daha fazla para kazandığını iddia etti.

“Daha Aptalca Bir Durum Olamaz”

Twitter kullanıcısı yaptığı yorumda, ” 8 yıllık motor ustasının aylık ortalama geliri 35-40 bin TL, yaz aylarında daha korkunç seviyelere çıkıyormuş. 13 yılda yetişen bir onkolog maaşı 12 bin TL, daha aptalca bir durum olamaz,” şeklinde iddialarda bulundu.

Motor Ustası 40 Bin, Onkolog 12 Bin TL Kazanıyor

Hekimler Ne Diyor?

Twitter’da gündeme gelen başlığın altına yazılan birkaç paylaşım şu şekildedir;

  • bir amelyat için evinizi arabanızı satmayın diye.. çocuklarınız yine tıp kazanınca kurban kesin diye eylem yapıyoruz bizden sonrası için emin olun gençliğimiz gitti. yeni gençlerimiz için yapıyoruz sizler için lütfen sadece twit bile olsa destek olun.
  • Hem hekim olarak hemde hasta olarak bu mücadeleye destek veriyorum. Ama hekim olmayan potansiyel hastaların desteklememesini anlayamıyorum. Belki ben hekim olduğum için hekim arkadaşlarıma muayene olabilirim ama ya onlar. Anlamak mümkün değil maalesef.
  • Bugün beni sağlık müdürlüğü aradı , bu hafta bir hastanenin yoğun bakım denetimi için görevlendirilmişim 🙂 Memnuniyetle gelirdim ama ben 7 ay önce istifa ettim dedim 🙂 (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

 

Tilki Tüyünden Bulaşan Hastalık Yüzünden Karaciğeri İflas Ediyordu

Posted: 15 Jun 2022 02:17 AM PDT

Tilkiden Bulaşan Hastalık Yüzünden Karaciğerini Kaybediyordu

Kayseri’de yaşayan 64 yaşındaki Mehmet Tamokur, aniden başlayan ateş ve terleme şikâyetiyle acil servise gitti. Covid-19 şüphesiyle 2 kez PCR testi yapıldı fakat sonuçları negatif çıkan Tamokur'un hastalığının tilkiden bulaşan hastalık olan dev alvelor kist hidatik olduğu ortaya çıktı.

Tilkiden Bulaşan Hastalık Yüzünden Karaciğerini Kaybediyordu! Aniden başlayan yüksek ateş ve terleme şikayetiyle Kayseri'de bir hastaneye giderek muayene olan Mehmet Tamokur, enfeksiyon şüphesiyle 1 ay enfeksiyon servisinde yatırıldı. 1 ayın sonunda şikâyetlerinin artarak devam etmesi üzerine tetkikler tekrarlandı ve Tamokur'a alveolar kist hidatik (KH) hastalığı teşhisi kondu. İlaç tedavisine başlanan, ilaç tedavisi sonrasında da şikâyetleri azalmayan hastaya daha sonra girişimsel radyolojik işlemler ile müdahale yapıldı. Bu işlemler sırasında hastalığının klasik KH değil 'dev alveolar kist hidatik' olduğu belirlendi. Tamokur, tedavisi için İstanbul'a geldi. Karaciğer nakli konusunda Prof. Dr. Deniz Balcı tarafından tüm tetkikleri yapılan hasta, ileri tetkiklerin tamamlanmasıyla vakit kaybetmeden ameliyata alındı.

Tilki tüylerinden bulaşan hastalık, bir tümör gibi yayılır

Başarılı geçen operasyon sonrasında alvelor kist hidatik hastalığı hakkında konuşan Balcı, "Echinococcus alveolaris adı verilen bir parazitin sebep olduğu bu hastalıkta et yiyen tüm hayvanlar taşıyıcı olmakla birlikte, bulaş genellikle tilkilerden insanlara olmaktadır. Ülkemizde daha yaygın görülen, köpek ve kedilerin dışkısı ile bulaşmış, iyi yıkanmamış gıdaların yenmesi ile bulaşan klasik kist hidatikten farklı olan alveolar kist hidatik hastalığı, genellikle tilkilerin tüyleri ya da dışkısı ile bulaşmış gıdalardan alınmaktadır. Doğu Avrupa, Kafkaslar ve ülkemizde de özellikle kırsal kesimlerde bu hastalık görülebilmektedir. ” şeklinde konuştu.

Tilkiden Bulaşan Hastalık Yüzünden Karaciğerini Kaybediyordu

Tilki Tüyünden Bulaşan Hastalık Sonrası Ameliyat Olmasaydı…

Balcı, "Hastalık, hastamızın karaciğerinin sağ kısmını büyük oranda kaplamış ve karın için ana damarlara tutunmuştu. Alveolar kist hidatik hastalığı için hastamızın karaciğerinin yüzde 60'dan fazlasını içeren sağ tarafını çıkarttık ve hastalığın tuttuğu vena kava adlı ana damarı da kesip diyaframdan aldığımız doku ile onardık. Bu operasyon gerçekleşmemiş olsaydı, hastamız aylar içerisinde karaciğer nakline ihtiyaç duyacak hale gelebilirdi. Hastamızın durumu şu anda gayet iyi ve hastalık vücudundan tümüyle arınmış durumda" diye konuştu.

'Her şeyin bittiğini düşünmüştüm'

İyileşen Mehmet Tamokur, "Hayatım bir günde değişti. Ani bir ateş ile başlayan hastalığım, yaşamımı kâbusa çevirdi ve zaman geçtikçe iyileşebileceğime dair tüm ümitlerimi kaybettim. Balcı ve ekibi sayesinde her şeyin bittiğini düşündüğüm noktada yeniden hayat buldum. Onlara minnettarım" şeklinde konuştu. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

BÜLTEN

Hekimler Grevde Mi ? Poliklinikler Açık Mı?

Posted: 15 Jun 2022 02:04 AM PDT

Hekimler Grevde Mi? Poliklinikler Açık Mı?

Hekimler Grevde Mi ? Poliklinikler Açık Mı ? TTB ve sağlık örgütleri öncülüğünde Türkiye’nin dört bir yanında, birinci basamak ve hastanelerde hekimler grev yapıyor. Randevu alan ve muayeneye gelen on binlerce hasta mağdur olurken, acil dışı ameliyatların büyük bölümü de haftaya ertelendi.

Hekimler grevde mi? Poliklinikler açık mı? 

TTB, TBMM Genel Kurulu’na sunulan, hekimler ve sağlık çalışanlarının haklarını düzenleyen yasa teklifine karşı hekimler ve sağlık çalışanları 11 meslek örgütünün çağrısıyla grevde olacaklarını açıkladı. TTB yaptığı açıklamada, ” 15 Haziran 2022 günü yapılacak eylemde, yürütülen hizmetin sağlık hizmeti olduğu hatırda tutularak gerekli önlemler büyük bir özenle saptanmış ve duyurulmuştur. Hekimlerin belirtilen hususlara dikkate ederek yapacakları bu eylemde, sağlık çalışanlarının talepleri gündeme taşınarak, "düşünceyi yayma hakkı" kullanılacaktır. Bu tür eylemler, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası uyarınca demokratik hak kullanımı niteliğindedir. Bu eylem sebebiyle sağlık çalışanlarının soruşturmaya uğratılması, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile yargısal kararlara aykırılık oluşturacaktır. Nitekim geçmişte benzer eylemlere katıldıkları gerekçesi ile haklarında hukuka aykırı biçimde soruşturma başlatılan kamu görevlileri hakkında beraat kararları verildiği gibi, idari işlemlerin hukuka aykırı olduğu da yargı mercilerince tespit edilmiştir.” şeklinde açıklama yaptı.

Hekimler Grevde Mi? Poliklinikler Açık Mı?

Hastaneler ve Poliklinikler Açık Mı?

TTB eylem sırasında hastaneler, poliklinlikler ve acillerin işleyişi hakkında, “Her G(ö)REV etkinliğinde olduğu gibi eylem süresince acil hastalar, diyaliz hastaları, acil ve riskli gebeler, çocuk aciller, kanser hastaları, yoğun bakım hastalarının bakımı aksamayacak, yoğun bakım ve yatan hastaların tıbbi zarar görmemeleri için özel gayret gösterilecektir.” dedi.

1) COVID-19 veya COVID-19 şüphesi ile başvuranların poliklinik ve klinik tedavilerine devam edilecek; diğer hastalarımıza nöbet düzeninde sağlık hizmeti verilecektir.

2) Sağlık hizmeti sunulan tüm birimlerde, acil tanı ve tedavi endikasyonu olan hastaların bakımı aksatılmayacaktır. Acil servisler eylem süresince gerektiğinde görevli hekimlerce takviye edilecektir.

3) Acil hizmetin verilebilmesi için sağlık kuruluşlarının acillerine ulaşımın istemeyerek de olsa engellenmemesi amacıyla (aciller önünde uygunsuz toplanma, yürüyüşler nedeniyle trafik akışında sıkıntıya yol açma ve acil hasta getiren araçların gelişini zorlaştırma/olanaksızlaştırma gibi durumlara izin verilmemeli) önlemler alınmalıdır. Bu hususta sağlık çalışanlarının ve hastaların güvenliği öncelikle kurum idarecilerindedir.

4) Yoğun bakım hastalarının -eylem nedeniyle- tedavilerinde hiçbir aksamaya yol açılmaması için her zamanki duyarlılıkla hizmetin sürdürülmesine dikkat edilecektir.

5) Acil ve riskli gebelere, diyaliz hastalarına ve kanser hastalarına sağlık hizmeti sunulmaya devam edilecektir.

6) Servislerde yatarak tedavi görmekte olan hastaların her türlü tıbbi işleminin aksatılmadan yürütülmesini sağlayabilecek sayıda sağlık çalışanı, mesai dışı sürelerde (gece ve hafta sonu nöbetleri, vb.) olduğu gibi servislerde hazır bulunacaktır.

7) Bütün sağlık çalışanları eylem boyunca hasta ve yakınlarına eylemin amacını açıklamalı, acil ve yatan hastalarımızın acı ve sıkıntılarına hürmet eden bir tarzla eylem sürdürülmelidir.

8) Bu hususlar çağrıcı örgütlerin yöneticileri ve her birimdeki temsilcileri tarafından da takip edilecek ve belirtilen çerçevede gerçekleşmesi için çaba sarf edilecektir. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajans)

 

 

Akciğer Kanserinde Robotik Cerrahi İyileşmeyi Kısaltıyor

Posted: 15 Jun 2022 12:30 AM PDT

Akciğer Kanserinde Robotik Cerrahi İyileşmeyi Kısaltıyor

Akciğer kanserinin tedavisinde ilk aşamayı genellikle cerrahi operasyonlar oluşturuyor. Teknolojik gelişmeler ışığında geliştirilen ve cerrahinin geldiği son nokta olarak değerlendirilen robotik cerrahi yöntemi hastalara daha az kanama, daha az ağrı ve daha düşük komplikasyon riski gibi önemli avantajlar sağlıyor.  "da Vinci" robotik cerrahi ile yapılan akciğer kanseri ameliyatlarının ardından hastalar günlük yaşamlarına daha hızlı ve daha sorunsuz dönüyor.

Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması olarak bilinmektedir. Genellikle belirti vermeyen ve ağırlıklı olarak ileri evrelerde tespit edilen bu kanserin görülme oranı sigara kullanımının artması ile yükselmektedir. Sigara içen insanların yanında akciğer kanseri hiç sigara içmemiş kişilerde de genetik geçiş ve çevresel faktörler sebebiyle de gelişebilir.

Akciğer Kanserinde Robotik Cerrahi İyileşmeyi Kısaltıyor

Cerrahi, tedavinin en önemli kısmıdır

Robotik cerrahi ile yapılan ameliyat, ameliyathane ortamında ve genel anestezi altında uygulanır. Hastaya gerekli pozisyona koyduktan sonra yapılacak işleme göre hasta üzerinde giriş yerleri belirlenir ve "da Vinci" robot kolları yerleştirilir.  Hastanın vücuduna 4 adet küçük kesi açıldıktan sonra, bu deliklere robotun kolları yerleştirilir. Bu kollardan bir tanesi kamera portu, bir tanesi tutucu, diğeri de hem yakacan hem de diseksiyon yapacan özel bir kol olarak kullanılır. Masa başında bulunan operatör de kendine ait port ile cerrahiye yardımcı olur. Operasyonu gerçekleştirecek uzman hekim, robot ile masadan bağımsız ünite olan konsola oturur ve konsol üzerinde bulunan iki adet joystick aracılığı ve üç boyutlu, yüksek kalitede ve 10-20 kat büyütmeli olarak görüntü sağlayan kamera yardımı ile robot kolları yöneterek gereken cerrahi işlemi gerçekleştirir.

 

 

Robotik Cerrahisinin Avantajları Nedir?

  • Robotik cerrahi ile yapılan akciğer kanseri ameliyatlarında kanama riski daha az olur.
  • Hastanın hastanede yatış süresi ve gelişebilecek komplikasyon oranları düşer.
  • Hastanın ameliyat ağrısı daha az olur ve daha kısa sürer
  • Kişi günlük yaşantısına daha kolay dönebilir.
  • Hastanın estetik açıdan göğsünde daha az iz kalır.
  • Robot kollarının bir insanın el ve bilek hareketlerini bire bir anlık olarak uygulayabilmesi cerraha büyük kolaylık sağlar
  • Robotik cerrahinin olağanüstü hassasiyeti ve 540 derece dönebilen yüksek manevra kabiliyetine sahip "bilekleri", gerekli akciğer dokularını rezeke etmek ( çıkarmak) ve lenf düğümlerini kesmek için idealdir.
  • Operasyonu gerçekleştiren cerrah kamerayı çok rahat kontrol edebildiği için istediği alanları çok daha net, istediği açıda ve büyüklükte görebilir.
  • Robotik cerrahide kullanılan kamera 3 boyutlu ve yüksek çözünürlüklü görüntü sağlar. Bununla birlikte bu kamera çift gözlü olduğu için derinlik hissini gerçekçi olarak yansıtır.
  • Robotik akciğer kanseri cerrahisi ayrıca, cerrahın akciğer yapılarını göğüs duvarının önden görmesini sağlar; bu, açık cerrahiye daha çok benzeyen bir yaklaşım olmaktadır. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

BASIN BÜLTENİ

Yaz Hamileleri İçin En Özel Öneriler

Posted: 15 Jun 2022 12:12 AM PDT

Yaz Hamileleri İçin En Özel Öneriler

Doç. Dr. Önder Sakin, yaz hamileleri için sağlıklı ve kaliteli bir yaz mevsimi geçirme yöntemlerini anlattı. Sakin, hamilelerin yaz aylarında nasıl beslenmeleri gerektiğini ve sıcaklardan nasıl korunabilecekleri hakkında önerilerde bulundu.

Yaz hamileleri için önerilerde bulunan Sakin, Hamilelikte yükselen östrojen hormonu başta olmak üzere birçok hormonel değişiklik nedeniyle ciltte koyulaşma sağlayan melanin pigmentlerinde artış olduğunu söylüyor. Sakin, melaninin artması sonucunda ciltte kolayca koyulaşma ve lekelenmeler gelişebildiği uyarısında bulunarak, "Gebelik maskesi dediğimiz; burun üstü, dudak üstü ve yanaklarda belirgin olan koyulaşma ile beneklenme yaz aylarında sıkça görülüyor. Gebelik maskesi güneşte fazla kalınması durumunda çok daha belirgin bir hal alabiliyor ve doğum sonrasında da kaybolmayabiliyor. Bu tür cilt lekelenmelerini önlemek ve sıcak çarpmasından korunmak için güneş ışınlarının dik açıyla geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın, zorundaysanız güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce yüksek faktörlü ürün kullanın. Ürünü her 2-3 saatte bir tekrarlayın, gözlük ile şapka kullanmayı da asla ihmal etmeyin" şeklinde uyarılarda bulundu.

Yaz Hamileleri İçin En Özel Öneriler

  • Bol bol su için.
  • Vücut ısınıza dikkat edin.
  • Yüzmeye önem verin.
  • Islak mayo ile durmayın.
  • İdeal kilo dışına çıkmayın.
  • Sık ve az aralıklarla beslenmeye özen gösterin.
  • Ödem var ise egzersiz yapmaya, protein ile beslenmeye, tuz tüketmemeye, uzun süre oturmamaya veya ayakta kalmamaya özen gösterin.
  • Rahat ayakkabılar seçmeye özen gösterin.
  • Sık sık serinletici duşlar alın. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Post a Comment

Previous Post Next Post