Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Sokakta Sevişmek Suç Mu ?

Posted: 21 Jun 2022 04:22 AM PDT

Sokakta Sevişmek Suç Mu ? Uzmanlar uyardı, “Topluma açık alanda seks davranışı halkta travmaya yol açabilir” 

Son dönemde medyaya da yansıyan rahatsız edici boyuttaki görüntülerin cinsellik değil pornografi olarak adlandırılması gerektiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, halka açık alanlardaki bu davranışı cinsel sapkınlık olarak değerlendirdi.

Sokakta Sevişmek Suç Mu ? 

Toplum içinde alenen bu gibi davranışların kişiyi değil toplumu da yakından ilgilendirdiğini kaydeden psikiyatrist Şen, sosyal medyanın mahremiyeti ortadan kaldırarak teşhirciliğe özendirdiğini de vurguluyor. Günümüzde pek çok insanın yaşamını ancak seyredildiği ölçüde değerli hissettiğini, seyredilmek uğruna çılgınlıklar yapılabildiğini hatırlatan Şen, bu tip görüntülerin başta çocuklar ile ergenler olmak üzere halkta travmalara yol açabileceğine de dikkat çekiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, son günlerde halka açık alanlarda görülen seks davranışları ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

 Pornografi olarak adlandırılmalı

Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, cinselliğin içinde birçok bileşeni barındırdığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Son dönemde medyaya da yansıyan rahatsız edici boyuttaki görüntüleri cinsellik diye değil de daha çok pornografi olarak adlandırmak gerekiyor. Çünkü toplumun bu derece rahatsız olduğu durumun sağlıklı olduğunu söylemek çok mümkün değil. Bu kişilerin tek tek ne sorunlarının olduğunu tek bir davranış ile söylemek zor ama akıl ruh sağlıklarının bir nedenle bozulmuş olduğu bir gerçek. Bu ve benzeri seks davranışları daha öncesinde de var ise Parafili yani 'cinsel sapkınlık' olduğu söylenebilir. Parafili dışında alkol veya madde kullanımı sonrası ya da zeka geriliği gibi sorunlar ile ilgili olabilir. Aslında dış etkenleri tamamen görmezden gelmeleri o sırada derin bir regresyonda olduklarını düşündürebilir. Bu nedenle de uyarılara kulak asmayıp hatta rahatsız edici bir davranış gibi algılanıp reaksiyon gösterebilirler. Dışarda çiftleşme halinde iken herhangi bir hayvana müdahale edildiğinde de benzer bir reaksiyon alınacaktır. Çok da farklı bir durum olmadığını söyleyebiliriz”

Sokakta Sevişmek Suç Mu ? 

Toplum içinde alenen seks yapmanın aslında sadece kişiyi değil toplumu da yakından ilgilendiren birçok konu ile ilgili olabileceğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, "Sosyologlar toplumsal boyutuna daha çok hakim olmakla birlikte bireysel kısmına bakıldığında insanlarda id (alt benlik) ego (benlik) ve süperego (üstbenlik) dediğimiz Freud tarafından tanımlanmış zihinsel yapılanma vardır. İd, dürtülerin hemen tatminini isteyen hayvani taraftır. Yenidoğan çocuğun çişi geldiğinde anında yapması, acıktığında anında ağlaması buna örnek gösterilebilir. Ego dengeleyici, Süperego da baskılayıcı olandır. Toplumsal varlık olarak yaşamayı, toplum kurallarına uyum sağlamayı, karşılaşılan güçlüklerle baş etmeyi, çalışmayı, hedef koymayı ve benzeri birçok sağlıklı koşulların oluşmasını sağlayan egodur. Ego doğum sonrası fiziksel gelişim ile gelişmeye başlar ve aile, çevre eğitim gibi birçok etkenden etkilenerek gelişir. Ego, kişinin bilinçli olarak düşünmesi, yargılaması ve akıl yürütebilmesi gibi birçok görev üstlenir." dedi.

Kriz dönemleri akıl ruh sağlığının en çok ve derinden etkilendiği dönemlerdir… 

Toplum olarak çok kaygan bir zeminde yaşamakta olduğumuzu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, "Bu dönem ne yazık ki güvensizliğin, kaygıların, maddi ve manevi birçok sıkıntının çok yoğun olduğu bir dönem. Aslında tam bir kriz dönemi yaşandığını söyleyebiliriz. Kriz dönmeleri, akıl ruh sağlığının en çok ve derinden etkilendiği dönemlerdir." diye konuştu.

"Pek çok kişi seyredildiği ölçüde kendini değerli hissediyor"

Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, 'Sosyal medyanın birçok faydası olmasının yanında günümüzde özgürlük getirmiş gibi görünse de aslında mahremiyeti ortadan kaldırdığı düşünülebilir.' dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sosyal medya, toplumda güvene dayalı ilişkileri ve kişisel mahremiyeti yaralayabiliyor.  Teşhirciliği artı bir değer gibi gösterip insanlar arasında bu durumu meşrulaştırıyor. Günümüzde pek çok insan yaşamını ancak seyredildiği ölçüde değerli hissediyor. Bu durumda seyredilmek uğruna birçok çılgınlıklar yaşanabiliyor. Sosyal medyada yer almak, olaylara neden olan kişiler dışında tüm bu yaşananları olduğu gibi sosyal medyaya koyan insanlar için de düşünülmesi gereken bir durum. Topluma açık yerlerde seks yapan insanları ancak o anda o bölgede olan insanlar görüp etkilenecekken sosyal medya sayesinde toplumun çoğunluğu bu görüntüleri görüyor. Görüp sessiz kalmak değil tabi ki ama o videoları sosyal medya aracılığı ile yaymak yerine görevlilere iletmek belki de daha sağlıklı bir çözüm olabilir."

Görüntüler travmaya yol açabilir

Bu tarz olaylara ya da görüntülere maruz kalmanın toplumun her kesimi için bir travma olduğunu vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, "Sağlıklı yetişkinlerin travma ile baş edebilmesi daha kolay ve kendini koruyabilmesi daha mümkün. Asıl bu olaya maruz kalan çocuk ve ergenler için çok ciddi bir travma. Onların ruhsal gelişimini çok derinden ve olumsuz etkileyebilir. Kendilerinin cinsel travmaları olan kişiler için travmanın tekrarı gibi bir durum yaşanabilir." dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Ajansı)

Kaynak : Bülten

Yağ Bezesi Kötü Huylu Tümör Çıkabilir!

Posted: 20 Jun 2022 05:16 AM PDT

Halk arasında 'yağ bezesi' olarak adlandırılan; kol, bacak, sırt ya da vücudun herhangi bir bölgesinde küçük bir yumru şeklinde beliren lipomlar çoğunlukla zararsız olmakla birlikte, bazı durumlarda tehlikeli olabiliyor!

 

Geçmeyen Sivilceleriniz Varsa, Köpek Memesi Hastası Olabilirsiniz

Posted: 20 Jun 2022 05:11 AM PDT

Geçmeyen sivilceleriniz varsa, köpek memesi hastası olabilirsiniz

Halk arasında köpek memesi adıyla bilinen hidradenitis suppurativa (HS) hastalığına tanı konulması, doğru uzmana başvurulmaması durumunda ortalama 7 yılı buluyor.

Halk arasında "köpek memesi" hastalığı olarak bilinen hidradenitis suppurativa (HS), kıl ve ter bezlerinin bulunduğu yerlerde ortaya çıkan kronik bir deri hastalığıdır. Prof. Dr. Fatma Arzu Kılıç, "Hastalar koltuk altı ve kasık bölgelerinde ilk başta kızarıklık ve şişlikle başlayan HS'yi ilk fark ettiklerinde, sivilce sandıkları için önemsemiyorlar. Oysa basit bir sivilce olarak düşündüğümüz şişlikler, aslında HS hastalığı olabiliyor. Kişilerin şişliklerin oluştuğu bölgeleri çok iyi gözlemlemeleri; 6 ay içinde koltuk altı, kasık, kalça ve meme altlarında iki veya daha fazla kez şişlik oluşuyorsa mutlaka bir dermatoloğa başvurmaları gerekiyor. Farklı branşlara başvurulması HS tanısını ortalama 7 yıl geciktirebiliyor" diye konuştu. 

Geçmeyen sivilceleriniz varsa, köpek memesi hastası olabilirsiniz

HS'nin oluşturduğu lezyonlar hastaların yaşamını etkiliyor

HS'nin oluşturduğu lezyonların hastaların yaşamını ve psikolojilerini olumsuz yönde etkilediğini kaydeden Kılıç, deri altındaki iltihaplı şişlikler yaraya dönüşüp kokulu akıntıya sebep olabildiğinden hastaların kendilerini toplum içinde rahat hissedemediklerini, HS'li her 4 hastadan 1'inde depresyon görüldüğünü söyledi. Kılıç, belirtisi olan kişilerin geç olmadan bir dermatoloğa başvurarak yaşam kalitelerini artırabileceklerine dikkat çekti.  (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

 

 

 

Paketlenmiş Gıdalar Çocuklarda Ürtikere Sebep Olabilir!

Posted: 20 Jun 2022 05:03 AM PDT

Paketlenmiş Gıdalar Çocuklarda Ürtikere Sebep Olabilir!

Çocuklarda meyve ve sebzelerin bilinenin tersine çok nadiren ürtikere neden olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Hasan Yüksel, "Aileler meyve ve sebzelerin alerji yaptığı önyargısından uzaklaşıp çocuklarının beslenme rutinlerinden katkı maddeleri içeren paketli gıdaları çıkarmalı" dedi.

Ürtiker, halk arasında bilinen ismi ile kurdeşen. Vücudun herhangi bir yerinde görülebilen çeşitli şekil ve büyüklüklerde, basmakla solan, pembe veya kırmızı renkte, sınırları belirgin kaşıntılı kabarcıklar olarak kendini gösteriyor. Zaman zaman çocukların da geçirdiği ürtiker birçok ailenin panik yaşamasına sebep olması ile biliniyor.

Çocuklarda ürtikerde yanlış besinlerden şüphe duyuluyor!

Çilek, domates gibi kırmızı grup yiyecekler alerji nedeni değildir diyen Prof. Dr. Hasan Yüksel, "Ancak özellikle çilek, son 3 yılda yetiştirilme sürecinde kullanılan kimyasallar nedeniyle 'en kirli besinler' içinde birinci sıradadır. Mevsim dışı yetiştirilen domates, kiraz ve benzeri meyve ve sebzeler de aynı niteliktedir. Bu yiyeceklere karşı gelişen reaksiyonlara alerji değil yetiştirilme sürecinde kullanılan zirai kimyasallar neden olmaktadır. Ayrıca bunun dışında aileler şeftali, nektarin ve bazen salatalık gibi doğal besinlerin de alerji yaptığından şüphe etmektedir. Ancak bunlarla yapılan alerji testleri negatif sonuçlanmaktadır. Çocuklarda meyve ve sebzeler çok nadiren ürtikere neden olmaktadır. Erişkin hastalarda bu durum farklı olabilir" diye konuştu.

Paketlenmiş Gıdalar Çocuklarda Ürtikere Sebep Olabilir!

Çocuklarda ürtikerden korunma yöntemleri

Çocukluk çağında ürtikerden korunabilmek için neler yapılacağını söyleyen Yüksel, "Meyve ve sebzelerin alerji yaptığı önyargısından uzaklaşıp katkı maddeleri, paketlenmiş market ürünlerinin tüketilmemesi, cildin nemli tutulması, gereksiz antibiyotik ve semptomatik ilaçların kullanılmaması ve haşere ile mücadele edilmesi uygun olacaktır" dedi. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

 

 

 

 

 

Yaz İçin Varis Hastalarına Öneriler

Posted: 20 Jun 2022 03:30 AM PDT

Yaz İçin Varis Hastalarına Öneriler

Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Konukoğlu yaz mevsimiyle birlikte daha çok konuşulan varis hakkında dikkat edilmesi gerekenlere dikkat çekti.

Özellikle bacaklarda oluşan varisler, toplumda yüksek oranda görülebilen bir sağlık problemidir. Bu varisler önce görsel problemlere, daha sonra ise bacakta ağrıya yol açarlar. Nadiren de olsa ciddi sağlık problemleri yaratabilirler. Varis hastalarında şikayetlerin yaz aylarında arttığı bilinmektedir. Mevsimsel etkilere karşı şikayetlerimizin artmasını bazı önlemler alarak önleyebiliriz.

Yaz İçin Varis Hastalarına Öneriler

VARİS HASTALARI İÇİN ÖNERİLER

 

Bacaklarınızı günde birkaç kez soğuk suyla yıkayın:

Soğuk su banyosu yüzeysel damarların daralmasını sağlar. Banyo sonrası damarlar her ne kadar eski şeklini alsa da bu işlemin gün içerisinde birkaç kez yapılması şikayetlerinizi azaltabilir.

 

Bacaklarınızı direk güneş ışığından koruyun:

Yaz aylarında şile bezi, keten, pamuklu kumaşlardan dokunmuş, bol ve bacakları kaplayan etek veya pantolonların giyilmesi güneş altında rahat etmenizi sağlayacaktır. Geniş alanlı bir şapka giyilmesi de vücut ısısının azaltılmasını sağlayabilir.

 

Sabah veya akşam saatlerinde egzersiz yapın:

Toplardamarların önemli çalışma mekanizmalarından birisi "kas pompası" dır. Baldır ve bacak kasları tarafından sıkıştırılan toplardamarlar kanı yukarıya doğru pompalar. Bu amaç için en uygun sporlar koşu, yürüyüş ve bisiklettir.

 

Yolculuklarda varis çorabı:

Birçok varis hastası uzun yolculuklar sonrası bacaklarının şiştiğinden şikâyet eder. Uzun seyahatler sırasında varis çorabı ile rahat ve bol kıyafetlerin giyilmesi yolculuk sonunda bacağınızın şişmesini engelleyecektir.

 

Yara oluşumuna dikkat:

Ciddi varis hastalarında diz altında oluşan yaralar ilerleyerek "venöz ülser" denilen inatçı ve can sıkıcı yaralara dönüşebilir. Yaz aylarında böcek/sinek ısırıklarını minimalize edilecek önlemlerin alınması da bu açıdan önemlidir.

 

Güneş kremi kullanın :

Koruyucu güneş kremi veya nemlendirici kremler güneş ışınlarını engeller. Böylece toplardamarlarınızdaki kollajen yapısını koruyarak ince kılcal damar varislerinin artmasını engelleyici olacaktır.

 

Yeterli su içmeye özen gösterin:

Sıcak havalarda gün içinde yeterli su içmeyi rutin haline getirin. Tüm vücut kan dolaşımınız için yararlı olacak su, hem vücudunuzun susuz kalmasını önleyecek, hem de bacak toplardamarlarınız ve varislerinizde pıhtı oluşma riskine karşı sizi koruyacaktır. Bolca su içmeniz cilt kuruluğunu ve ince kılcal damar varisleri gelişmesine de önlem oluşturur.

 

Beslenmenize özen gösterin:

Mevsim meyve ve sebzelerinde C vitamini ve potasyumda zengin olan çilek, kiraz, kavun, yaban mersinini özellikle tercih edebilirsiniz. Böylece dolaşımınız desteklenerek krampların önlenmesi, olası reaksiyonlar, ağrı ve sancı şikayetlerinizi azaltmaya destek verecektir. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

 

Yaz Okulunun Önemi Nedir?

Posted: 20 Jun 2022 03:23 AM PDT

Yaz Okulunun Önemi Nedir?

Yaz tatilinin özellikle çocukların gelişiminin aksamaması için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, yaz okulunun çocukların gelişimleri için fırsat penceresi sunduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, " Yaz okulu tatilde öğrenme kaybının yani öğrenilen bilgiler uzun süre kullanılmadığında bu bilgilere ulaşmada güçlük yaşanmasının azaltılmasında etkilidir." diye konuştu.

Yaz Okulunun Önemi Nedir?

Yaz döneminde de akran iletişimi çok önemli

Araştırma Görevlisi Pınar Demir Asma, yaz okullarının çocuğun gelişiminde önemli bir yeri olduğunu söyleyerek "Yaz okulları çocukların tatil dönemlerini keyifli ve verimli geçirmeleri için önem arz etmektedir. Bunun sebebi çocukların gelişimleri için fırsat penceresi olan erken çocuklukta çocuğun çevresiyle girdiği her türlü etkileşimin onun gelişim alanlarına destek sunmasıdır. Yaz döneminde de okuldan ve okuldaki akran çevresinden uzak kalan çocuk çevreyle etkileşim kurma konusunda mahrumiyete maruz kalmaktadır. Ayrıca yaz okulları tatilde öğrenme kaybının yani öğrenilen bilgiler uzun süre kullanılmadığında bu bilgilere ulaşmada güçlük yaşanmasının azaltılmasında etkilidir. Bu yüzden çocuklara yönelik yaz okulları ve yaz kurslarının değerlendirilmesi önemlidir." dedi. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Başarı Belgesi Verilen Eğitimciler Neden Ödüllendirilmiyor ?

Posted: 20 Jun 2022 02:23 AM PDT

Başarı Belgesi Verilen Eğitimciler Neden Ödüllendirilmiyor?

Eğitim-Bir-Sen başarı belgesi verilen eğitimciler ile ilgil yaptığı açıklamada, 2022 yılı içinde iki defa başarı belgesi alanlara ödül verilmesi için Yönerge’nin 12 maddesindeki sınırlamanın kaldırılmasını talep ettiklerini belirtti.

Eğitim-Bir-Sen, başarı belgesi verilen eğitimciler için, ” Biz, Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak, daha önce başarı belgesi bulunmakta iken, 2022 yılı içinde de iki defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi ve ödül verilmesini, bunun uygulanabilmesi için de Yönerge'nin 12. maddesindeki sınırlamanın kaldırılmasını talep ettik.” dedi.

Ocak 2022 tarihinde okulları kesilmeden, yüz yüze olarak açık tutmak için yoğun çaba sarf etmelerinden dolayı eğitim çalışanlarının tamamına ve idari personele başarı belgesi verilmişti. Yine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 13.06.2022 tarihi itibarıyla tüm öğretmen ve idari personele ikinci başarı belgesinin gönderilmiş olduğu açıklanmıştı.

Başarı Belgesi Verilen Eğitimciler Neden Ödüllendirilmiyor?

Sendika açıklamalarında, “Millî Eğitim Bakanlığı Personeline Başarı, Üstün Başarı Belgesi ve Ödül Verilmesine Dair Yönerge'nin "Üstün Başarı Belgesi verilecek personel" başlıklı 6. maddesinde, "Üstün Başarı belgesi, üç defa başarı belgesi alan personele verilir", "Ödül verilebilecek personel" başlıklı 7. maddesinde ise "Ödül, Üstün Başarı Belgesi alan personele verilebilir" hükmü yer almaktadır. Eğitim-öğretim yılının kararlı bir şekilde yüz yüze tamamlanabilmesinde fedakârca çabaları, vefa sosyal destek gruplarına aktif katılımları gibi salgın sürecindeki çalışmalarıyla öğretmen, yönetici ve idari personelin üstün başarı belgesi ve ödülü hak etmiş oldukları şüphesizdir. Bu çerçevede, daha önce başarı belgesi bulunmakta iken, 2022 yılı içinde iki defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi ve ödül verilmelidir.” diyerek eğitimcilerin üstün başarı belgesi ve ödül hak etmiş oldukları vurgulandı. (BSHA-Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) Kaynak : Eğitim Bir Sen

 

“Koklear İmplant Sayesinde Normal Duyan Çocuklardan Hiçbir Farkı Yok”

Posted: 20 Jun 2022 01:20 AM PDT

18 aylıkken hırçın olduğunu düşündükleri oğulları Ege'nin işitme kaybı olduğunu öğrenen Bilgin Ailesi, yaşadıkları zorlu süreçte koklear implant öncesi ve sonrası hayatlarındaki değişimi anlattı. Mehmet Bilgin, oğullarının hırçın ve agresif bir bebeklik geçirdiğini belirterek, "Meğer oğlumuz işitme kayıplıymış. 18 aylıkken fark ettik. Koklear implant ile her şey değişti" dedi.

Koklear implant tedavisi ile sağlığına kavuşan Ege’nin babası Baba Mehmet Bilgin, tek çocukları 15 yaşındaki Ege Gürhan Bilgin'in işitme kaybını 18 aylıkken fark ettiklerini belirterek, "Eşim Handan Bilgin oğlumuzun oyun oynarken anahtarlıktan çıkan sese tepki vermediğini gözlemlediğinde, aklımıza kulak iltihabı geldi. İşitme kayıplı olabileceği aklımızın ucundan geçmedi. Ertesi gün doktor oğlumuzun işitme kayıplı olduğunu söyleyince başımızdan aşağı kaynar sular döküldü" dedi. Çaresizce çözüm aramaya başladıklarını anlatan Bilgin, araştırmalar ve görüşmeler sonucu Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi sürecine başladıklarını kaydetti. Doktorların talimatlarıyla Ege'ye kulak arkası işitme cihazı aldıklarını söyleyen Bilgin, "Ege bu cihazı 3 ay kullandı ve bir sonuç alamadık. Doktorlar Ege'nin 2 yaşını doldurmadan hemen koklear implant ameliyatı olması gerektiğini söyledi. İşte asıl hikayemiz burada başladı" şeklinde konuştu.

"Kendini ifade edebilmeye başlayınca agresif tavırları ortadan kalktı"

Ege'nin ilk duymaya başladığında şaşkın bir şekilde sesin nereden geldiğini anlamaya çalıştığını söyleyen Bilgin, "Etrafına bakınıp durdu. Ege'nin duymasıyla birlikte dil eğitimi alması gerektiğini anladık. Zamanla kelimeleri öğrenip kendini ifade etmeye başladı. Duyamadığı ve kendini ifade edemediği için oğlumuz hırçın ve agresif bir çocuktu. Duyup, konuşabilmesi ile bu agresifliği yok oldu." dedi.

 

"Koklear implant sayesinde normal duyan çocuklardan hiçbir farkı yok"

Koklear implant sonrası oğullarına ilk olarak dil terapisi dersi aldırdıklarını anlatan Bilgin, süreci şöyle anlattı; "Daha sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde İşitme Engelli Çocuklar Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (İÇEM) aile terapisine gittik. Terapileri aksatmadığımız için Ege, İÇEM'e kabul edildi. İki yıl süren bir eğitimin ardından Ege'nin konuşması gelişti. Her daim 'Acaba konuşabilecek mi? Anne, baba diyebilecek mi?' diye düşünürken ilk 'Baba' deyişiyle birlikte hazırlıksız yakalandım. Çünkü ne zaman konuşup 'Baba' diyeceği belli değildi. Aslında hazırlıksız yakalanmak o duyguyu daha yoğun yaşamama neden oldu. Normal duyan çocuklardan artık hiçbir farkı yok. Sizi çok iyi anlayabiliyor, derdini anlatabiliyor. Bunu koklear implant ile başardık. Ege, normal işiten çocuklar ile birlikte rahatça eğitim aldı. Önümüzdeki dönem ise liseye başlayacak." (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Sınav Kaygısı İçin 4 Öneri

Posted: 18 Jun 2022 05:09 AM PDT

Sınav Kaygısı İçin 4 Öneri

18 ve 19 Haziran'da üniversite adayları heyecanla bekledikleri Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecekler. Ancak bazı adaylar için sınav kaygısı tüm performansını ya da sağlığını etkileyecek düzeyde olabiliyor.

Bu sınavlar bazı adaylarda sınav kaygısı yaşamalarına neden olabiliyor. Ancak uzmanlar sınavlarda sakin kalabilmenin önemine dikkat çekerken, az kaygının ise korkulması gereken bir durum olmadığını aksine az kaygının faydalı olduğunu belirtiyor. İstinye Üniversitesi Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, sınava girecek adaylara önerilerde bulundu.

Sınav Kaygısı İçin 4 Öneri

Dengelenebilen bir kaygı herkes için gerekli:

Dengelenebilen bir kaygı herkes için gerekli. Bu sebeple sınav kaygısını başa çıkmak, mücadele etmek, savaşmak gibi kavramlarla açıklamak çok yanlış. Sınav kaygısı baş edilmesi gereken bir durum değil. Yeterli düzeyde izin verebilmek ise o duyguyu yaşayabilmekten geçiyor.

 

Anda kalın:

Kaygılarımızla başa çıkmanın en önemli yollarından biri "anda kalmak" metodu. Hayatımızdaki stresi azaltan bir metot olan "anda kalmak" bilinçli farkındalık olarak da ifade ediliyor. Çünkü yaşamın getirdiklerini yaşayabilmek anda kalınabildiğinde mümkün. Örnek olarak; bisiklet sürüyorsanız geleceğe dair dertlerinizle değil o anda yaptığınız o aktiviteden keyif alın. An içinde yaptığınız işlere yoğunlaştığınızda mutlu olduğunuzu ve başarılı olmaya daha yakın olduğunuzu göreceksiniz.

 

Umut etme becerisini kullanın:

Yapay bir pozitifliğe alan bırakmadan umut edebilmelisiniz. Umut etme becerisi bir sonraki günü devam ettirir. Zorlu şartlar altında sınava hazırlanıyorsunuz. Ancak geniş bir perspektiften baktığımızda, hepimiz için performans kaygısı ve sağlımızı koruma kaygısı iç içe geçmiş durumda. Herkes için zorlu olan bu sürecin getirdiklerine izin verdiğimiz an gelişme ve alternatif yollar bulma imkanınızın arttığını göreceksiniz. Online aktiviteleri bir kaçış haline getirmeden, arkadaşlarınızla kısıtlamaların imkân verdiği ölçüde uzaktan bile olsa bir sohbet ortamı yaratarak vakit ayırmayı ihmal etmeyin.

 

Gerektiği yerde yardım isteyin:

Hiçbir koşulda çaresizlik içine girmeyin ve yardım istemekten korkmayın. Beni eleştirirler şeklindeki endişelerinizi bir kenara bırakın ve yardım için ailenize, öğretmenlerinize veya rehber öğretmenlerinize danışın. Güvende olmadığınızı hissettiğiniz anda bu duyguyu ailenizle paylaşın. Sorunlarınızı "ailem kaygılanacak bunu kendi içimde çözmeliyim" şeklinde ele almayın. Bu durum daha yoğun bir kaygıya ve kronik depresyona sebep olabilir. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

BÜLTEN

Post a Comment

Previous Post Next Post