Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Ressam Betil, Yurt Dışı Sergileriyle Dikkat Çekiyor

Posted: 03 Jun 2022 09:02 AM PDT

Ağırlıklı olarak figüratif çalışmalarla tanınan Ressam Ayşe Betil, uluslararası alanda katıldığı projelerle son dönemin dikkat çeken sanatçıları arasında yer alıyor.

27 Mayıs-29 Mayıs'ta New York'ta bulunan Ev Gallery'ye eserlerini veren sanatçı, 4 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında Paris'te gerçekleşecek olan "Soleil et Lune" isimli karma sergide üç eseriyle yer alacak. 8 Haziran ve 10 Haziran tarihlerinde Match Art Gallery ile birlikte çalışan Betil, kasım ayında kişisel sergisi ile koleksiyoner ve sanatseverlerle buluşmayı planlıyor. Ortaköy'de yer alan tarihi Kethüda Hamamı'nda gerçekleşecek olan sergi, Betil'in ilk kişisel sergisi olacak.

Realist bir üsluptan yararlanıyor

Figüratif çalışmalarında insanın ruh halinden esinlenen sanatçı, renk seçimleri ve figürlerin jest ve mimiklerinde aynı ruh halinin izlerini yansıtmayı tercih ediyor. Betil, tuval çalışmalarının yanı sıra kağıt üzerine de eserler yaparken, sanatçı teknik olarak yağlı boya, pastel, karakalem ayrıca karışık teknikte kullanıyor. Realist bir üsluptan yararlanan Betil, aynı zamanda oryantalist eserler de üretiyor. Kompozisyon seçimlerinde perspektife önem veren Ayşe Betil, tema olarak figüratif çalışmaların yanı sıra peyzaj, kalabalık insan ya da çocuk topluluğunun yanı sıra mimari peyzaj da yapıyor. Sanatçı oryantalist çalışmalarında ise sokak aralarında hayatın rutin halini betimlemeyi tercih ediyor. Betil, kağıt üzerine yaptığı çalışmalarında ışık ve gölge tekniği ile perspektif yakalarken, tuval çalışmalarında birden farklı renk tonlarını kullanarak aynı perspektifi yakalamaya çalışıyor.

“Resim benim oyun alanım”

29 Haziran tarihinde Bodrum'da başlayacak olan Bodrum Sanat ve Antika Fuarına katılan Betil, şunları söyledi:
“Resim benim oyun alanım, kendimi özgür hissettiğim yer. Elime kalemi aldığım an zamanın da mekanın da merkezindeyim. Dış dünya camın ardında, sesler de görüntüler de. Ne yaşım ne de adım var; tüm sıfatlardan azade, içimden nasıl geliyorsa öyle çıkıyorum yola. Bazen tanıdık bir yüz, bazen bir yabancı yahut bir sokak arası ile.. Renkten renge savruluyor, kimi zaman siyah beyazın dinginliğinde soluklanıyorum. Sesler boğuk, görüntüler flu. Oyunumu oynuyorum”  (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Skandal İddialar !

Posted: 03 Jun 2022 07:36 AM PDT

Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Skandal İddialar !

Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Skandal İddialar !  Veliler, İzmir'in şirin ilçesi Urla'daki Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi hakkında Bilim ve Sağlık Haber Ajansı'na (BSHA) skandal iddialarda bulundu. Urla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, BSHA'ya yaptıkları açıklamada, "Haberimiz var, soruşturma açtık, olayları araştırıyoruz" dedi.

Urla Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Neler Oluyor 

Urla Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi velileri, uzun zamandır okulda yaşanan sorunlara hiçbir okul yetkilisinin kulak asmadığını, bunun üzerine hazırladıkları dilekçeleri Urla Milli Eğitim İlçe Müdürlüğüne verdiklerini anlattı. Okulda yaşananları tüm detaylarıyla Bilim ve Sağlık Haber Ajansı'na anlatan veliler, "Bu kadarı da olmaz" dedirtecek bilgiler paylaştı. 

Öğretmen Kız Arkadaşı ile İlişkisini Öğrencilerle Uygunsuz Şekilde Anlatıyor

  1. Okula gelen misafirlerin ağırlanmasında, öğrencilerden maddi değeri yüksek yiyecekler talep ediliyor. 
  2. Okulun mutfak atölyesinde öğrencilerin yaptığı ürünlerin misafir ve okul idaresine, alan şefi tarafından ikram ediliyor 
  3. Öğrencilere bazı öğretmenler tarafından tehdit, hakaret , mobbing uygulanıyor iddiası. Yapılan tüm şikayetlerin üstü okul yönetimi tarafından kapatılıyor. 
  4. Bazı öğretmenlerin ders saatlerinde derste ve okulda olmadıkları halde ücret ödenerek devletin zarara uğratılıyor. 
  5. Erkek öğretmenin, kadın arkadaşı ile ilişkisini öğrencilerle uygunsuz muhabbet etesi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

Sağlık Bakanlığı Verilerine Göre Covid-19 Salgını Hiç Yaşanmadı

Posted: 03 Jun 2022 03:25 AM PDT

Sağlık Bakanlığı Verilerine Göre Covid-19 Salgını Hiç Yaşanmadı

Her yıl düzenli olarak Eylül ayında kamuoyuyla paylaşılan "Sağlık İstatistikleri Yıllığı", 2019 verileri 2020'de yayınlanmamıştı. 2019 yıllığının 2021'de yayımlanmasının ardından "Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020" ise 2022 yılında yayınladı. Genel Sağlık İş Covid- 19 salgını ile ilgili yayınlanan veriler ile ilgili açıklamalarda bulunarak verileri paylaştı.

Covid-19 verilerini açıklayan sendika, “Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020'de yayınlanan birçok veri ve tablonun 2019 yılına ait olduğu görülmüştür. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020'de, Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2019'da yer alan pek çok tablo değiştirilmeden tekrar yayınlanmıştır. Ana Tanı Gruplarına ve Cinsiyete Göre Ölüm Nedenlerinin Dağılımı, Ölüm Nedenleri Dağılımının Uluslararası Karşılaştırması, Ana Tanı Gruplarına Göre Ölüm Nedenlerinin Dağılımı, Tanı Gruplarına ve Cinsiyete Göre Seçilmiş Nedenlerin Yaşa Standardize Erken Ölüm Hızları vb. ölüm rakamlarının da içinde bulunduğu tablolar Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2019'da kullanılan tablolardır. Covid-19 salgının kasıp kavurduğu, binlerce ölümün yaşandığı 2020 yılına ait ölüm sayıları yer almamaktadır.” ifadelerini kullandı.

 

Ölüm rakamları yok,

Covid-19 vakası da yok Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020'de yer alan "Yıllara Göre Enfeksiyon Hastalıklarının Vaka Sayıları" başlıklı 2020 yılına ait verilerinde bulunduğu tabloda AIDS Kızamık Sıtma Tüberküloz hastalıkları yer alırken Covid-19′ un yer almadığı belirlendi.

Sağlık Bakanlığı Verilerine Göre Covid-19 Salgını Hiç YaşanmadıSağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020'ye göre Covid-19 hiç yaşanmamıştır.

Sendika covid-19 verileri ile ilgili açıklamanın devamında ise, “Covid-19 sürecini, başından beri şeffaflıktan uzak bir şekilde yürüten Sağlık Bakanlığı, verileri gizleyerek gerçeklerin üzerini örtmeye çalışmaktadır. 2021'in Nisan ayından bu yana da Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerinin kira ve hizmet bedellerini gizlemeye başlamıştı. Yurttaşlarımızın açık, şeffaf ve doğru bilgi edinme hakkı vardır, bilim insanlarının çalışmalarını sürdürebilmeleri için verilere ihtiyacı vardır. Hiçbir bilim insanı Türkiye'de Covid 19 salgınına ilişkin bilimsel bir analiz yapacak durumda değildir.” şeklinde konuştu.

Sağlık hizmetlerinde personel açığının üstü örtülemiyor.

Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020'ye göre;

  • 2020 yılında 100.000 kişiye düşen toplam hekim sayısı 205, Avrupa Birliği ortalaması
    389, OECD ortalaması 356.
  • 100.000 kişiye düşen toplam diş hekimi sayısı ise 42 oldu. Avrupa Birliği ortalaması 79,
    OECD ortalaması 73.
  • 100.000 kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı 2020 yılında 342'ye ulaştı. Avrupa Birliği
    ortalaması 873, OECD ortalaması 919. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

“Araştırma Görevlilerinin 50/d İle İstihdamına Son Verilmelidir!.”

Posted: 03 Jun 2022 02:24 AM PDT

"Araştırma Görevlilerinin 50/d İle İstihdamına Son Verilmelidir!."

Eğitim Sen, araştırma görevlilerinin 50/d sorunu hakkında açıklamalarda bulundu. Sendika yapıtğı açıklamada yakın zamanda YÖK'ün de gündeminde yer alan ve araştırma görevlilerinin güvencesiz istihdamının cisimleşmiş hali olan 50/d sorununun çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Araştırma görevlilerinin 50/d sorunu ile ilgili konuşan Eğitim Sen geçmişte yürütülen mücadelelerle ve alınan yargı kararlarıyla araştırma görevlilerinin istihdam biçimi olarak 2547 sayılı Kanunu’nun 50/d maddesinin kullanılamayacağının hükme bağlandığını belirterek, “Güvencesiz istihdamın, siyasi iktidar açısından "makbul görülen ve görülmeyen" denetimini kolaylaştırması, emekçiler üzerindeki politik baskılara zemin hazırlaması ve liyakati değil sadakati önceleyerek kadrolaşmaya zemin hazırlaması nedeniyle 2018 yılından itibaren tüm araştırma görevlilerinin istihdamında 50/d'nin temel alınması sağlandı! Ne yazık ki hâlihazırdaki mevzuata göre 33/a kapsamında istihdam edilmesi gereken araştırma görevlilerinin 50/d kapsamında istihdam edilmelerine üniversitelerden (!) ve yandaş sendikalar ile sosyal medya sendikacılığı yapan kesimlerden de destek geldi! Bugün ise aynı çevreler, sanki YÖK'ün 2015 yılındaki "50/d Çalıştayı"nda güvencesiz istihdamı ve 33/a'ya geçiş kriterlerini savunmamışlar gibi 50/d'li araştırma görevlilerinin sorunlarına çözüm üretme pozları vermekteler!” ifadelerini kullandı.

"Araştırma Görevlilerinin 50/d İle İstihdamına Son Verilmelidir!."

50/d konusunda birkaç gerçek

Eğitim Sen araştırma görevlilerini kapsayan 50/d sorununu şu şekilde açıkladı;

  • 2547 sayılı Kanun incelendiğinde görülecektir ki 50/d araştırma görevlisi istihdam biçimi değildir. Araştırma görevlilerinin istihdamı 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesinde düzenlenmiştir.
  • 50/d ile istidamı savunan çevreler, "Bir araştırma görevlisinin işini yapıp yapmadığı nasıl denetlenecektir?" sorusunu ortaya atmaktadırlar! Bu sorunun cevabı ise oldukça basittir! Araştırma görevlilerinin işi araştırma yapmaktır! Onlara "Araştır da gör!" denilmesine yol açan tüm mevzuat ve iktidar ilişkileri ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca araştırma görevlileri, görev süreleri boyunca zaten çeşitli biçimlerde (lisansüstü programların mülakatları, TİK, tez savunması vd.) akademik yeterlik denetimlerine maruz kalmaktadır. Objektif ve hukuksal olması gereken bu denetimlere rağmen her yıl sözleşme yenilemeye çalışmak, sadece ve sadece araştırma görevlilerini işten atma baskısıyla tehdit etmek ve hizaya getirmek anlamını taşımaktadır.
  • "Efendim, süre sınırı getirmezsek bu insanlar ömür boyu araştırma görevlisi olarak çalışacaktır!" sözü ise gerçeklerin çarpıtılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Çünkü "başarısız oldu" denilerek işten atılan ve hemen ardından "yılın tezi" ödülünü alan ya da yazdığı tez ile alanına ciddi katkılarda bulunan araştırma görevlileri vardır. Bu gerçekliği görebilmek için akademide nitelik kaygısını taşımak gerekmektedir. Ancak mevcut sistem, herkesi hızla doktorasını bitirmeye, niteliğine bakmaksızın çok sayıda yayın yapmaya, dolayısıyla puan toplamaya zorlamaktadır! Başarı ise bu koşulları sağlayanlara atfedilmektedir!
  • Kaldı ki doktorasını bitiren araştırma görevlilerine, hak ettiği kadro verilmediği gibi ödül olarak da işsizlik sunulmaktadır. Doktorasını bitiren araştırma görevlilerinin işsiz bırakılması gerçeğini yok sayıp, emeklerini ve haklarını görmezden gelip, tartışmaları sadece bir yıl daha çalışabilmelerine indirgemek ancak siyasi iktidardan beklenen lütuflarla açıklanabilir!
  • Unutulmamalıdır ki araştırma görevlilerinin işsiz kalma kaygısı taşımadan, özgürce araştırmasını yapabilmesi bir haktır ve bu hakkın güvence altına alınması gerekmektedir! (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Yanık Merkezine Hangi Hastalar Sevk Ediliyor ? (Özel Haber)

Posted: 03 Jun 2022 01:58 AM PDT

Yanık Merkezine Hangi Hastalar Sevk Ediliyor?

Yanıklar, genellikle derecelerine göre hayati riski belirlenen çok ciddi sorunlardır. Her yanık ölümcül değildir fakat ileri derecede yanıklarda hastanın uzuv kaybı veya ölüm riski artmaktadır. Peki, hangi derece yanıklar yanık merkezine sevk edilmelidir?

Sıradan yanıkların yanında ileri derece yanıklar için acil yanık merkezine sevk edilmek hayati olarak büyük önem arz etmektedir. Küçük derece yanıklarda hastahanede veya evden tedavi uygulanabilmektedir, fakat çok büyük yanıklar için merkezde tedavi olmak gerekebilir. Tüp patlaması, yangın arasında kalma gibi ciddi yanık oluşumunu sağlayan durumlarda doktorların incelemeleri sonucu hastanın tedavi süreci belirlenir.

Yanık Merkezine Hangi Hastalar Sevk Ediliyor?

Hangi hastalar yanık merkezine sevk edilir?

  • Erişkinlerde %15′ den geniş 2. ve 3. derecede yanıklar.
  • Çocuk ve yaşlılarda %10′ dan geniş 2. ve 3. derece yanıklar.
  • %5′ den fazla 3. derece yanıklar.
  • El, ayak, kulak, göz ve yüz yanıkları, eklem yanıkları, genital bölge ve perine yanıkları, inhalasyon yanıkları, elektrik yanıkları.
  • %5′ den fazla kimyasal yanıklar. (Hidroklorik asitte %1′ den fazla)
  • Boyun, ekstremiteler, göğüs ve abdominal çevresel yanıklar.
  • Yanığa eşlik eden özel durumların olması (travma, diabet, kanser, genel durum bozukluğu gibi), şüpheli yanıklar (cinayet, darp, intihar), sosyal, emosyonel, psikoterapi veya uzun rehabilitasyon desteğine ihtiyacı olan yanık hastaları, radyoaktivite yanıkları, donmalar… (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Almanya’da Beyin Ölümü Gerçekleşen Türk’e Yardım Eli

Posted: 03 Jun 2022 01:50 AM PDT

Fahrettin Koca' dan Almanya'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Türk'e Yardım Eli

Almanya’da Beyin Ölümü Gerçekleşen Türk’e Yardım Eli Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda Almanya’da beyin ölümü gerçekleşti denilerek evine gönderilen Türk vatandaşını özel uçak ile ülkeye getirerek el uzattıklarını söyledi.

Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda, Almanya’da beyin ölümü gerçekleşti gerekçesi ile evine gönderilen Türk vatandaşının uçak ile Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. Koca yaptığı açıklamada, “Almanya’da, beyin ölümü gerçekleştiği söylenerek hastaneden evine gönderilen, fakat göz işaretleriyle iletişim kurabilen vatandaşımız Osman Bey, az önce uçakla Ankara'ya getirildi. 59 yaşındaki hastaya, Cumhurbaşkanımızın olaydan haberdar olmasıyla "evi", yani ülkesi sahip çıktı!” İfadelerini kullandı. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Fahrettin Koca' dan Almanya'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Türk'e Yardım Eli

“Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarımızın Büyük Desteğiyle Yetkimizi Pekiştirdik.”

Posted: 03 Jun 2022 01:00 AM PDT

"Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarımızın Büyük Desteğiyle Yetkimizi Pekiştirdik."

Aksaraylı Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sağlık-Sen Etkinliğinde Buluştu. Etkinlikte konuşma yapan Genel Sekreter Durali Baki, onurluca, eğilmeden, kırmadan ve dökmeden alın terinin hakkını savunduklarını belirterek "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın büyük desteğiyle yetkimizi pekiştirdik. 14. kez yetkili sendika olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının büyük desteğiyle yetkilerini pekiştirdiklerini belirten Baki, Her zaman haksızlıkların ve adaletsizliklerin karşısında olduklarını dile getirdi ve adaletsiz döner sermaye sistemini eleştirdi. Baki, "Sağlık çalışanları verdikleri mücadelenin, akıttıkları alın terinin karşılığını almalı. Unutulmamalı ki, sağlık sistemini ayakta tutan sağlık çalışanlarının fedakarca verdiği mücadeledir. Sağlık çalışanlarımız, fedakarlıklarını pandemi döneminde bir kez daha ortaya koydu. Hakkaniyetsiz bir şekilde çarkları dönen döner sermaye sistemi bir an önce revize edilmeli. Sağlık çalışanlarının yüzleri gülmeli artık" dedi.

 

“Sahanın Nabzını Tutarak Mücadele Ediyoruz”

Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Faruk Doğan, çalışan ve hizmet odaklı bir sendikal anlayışıyla mücadele ettiklerini dile getirerek, makam odalarında oturarak sendikacılık yapmadıklarını söyledi. Her zaman sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yanında olduklarını belirten Doğan, "Sağlık-Sen teşkilatı her zaman sahanın nabzını tutarak mücadele ediyor. Çalışanlar neredeyse Sağlık-Sen oradadır" şeklinde konuştu.

"Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarımızın Büyük Desteğiyle Yetkimizi Pekiştirdik."

Mücadelemiz Emeğin ve Alın Terinin Karşılığı İçindir

Aksaray Şube Başkanı Rıfat Kaya, pandemi döneminin kahramanı sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sahada büyük fedakarlıkla hizmet verdiğini vurgulayarak, "Her türlü fedakarlığı yapan çalışanlarımız bu ülkenin hayat sigortasıdır" dedi.

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanının refaha erişmesi için daha da çok çalışacaklarını söyleyen Şube Başkanı Kaya, "Bayrağı devraldığımız 2014 yılından bu yana Aksaray'da sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız için emek mücadelesini karalılıkla sürdürüyoruz. Bizim tüm mücadelemiz her türlü fedakarlığı gösteren çalışanlarımızın emeğinin ve alın terinin karşılığını almak içindir" ifadelerini kullandı. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Post a Comment

Previous Post Next Post