Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Okul Servisleri Yönetmeliğinde Değişiklik !

Posted: 07 Jun 2022 04:47 AM PDT

Okul Servisleri Yönetmeliğinde Değişiklik Danıştay tarafından alınan karar ile Okul Servis Araçları Yönetmeliği değişikliği için açılan dava sonuçlandı.

İşte O Karar : Değişiklikle taşımacıların servis aracında sadece okul öncesi eğitim, ilköğretim ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocuk/öğrenci bulunması durumunda rehber personel bulundurmakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

Okul Servis Araçları Yönetmeliği 

Eğitim Sen tarafından açıklan dava sonuçlandı. Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Eğitim Sen tarafından 25 Ağustos 2021 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile 12 Eylül 2020 gün ve 31242 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendindeki değişikliğin, 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki değişikliğin, 9. maddenin 2. fıkrasının (a ) bendindeki değişikliğin, Geçici 2. maddesinin, (1).  ve (4). fıkrasında "yeni üretilen" ibaresinin çıkartılması değişikliğin, Geçici 3. maddesindeki değişikliğin iptali istemiyle İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na karşı açılan davada, Danıştay 8. Daire; Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde değişiklik öncesinde taşımacıların rehber personel bulundurmakla yükümlü olduğu düzenlemesi yer almakta iken; 25/08/2021 tarihinde yapılan değişiklikle taşımacıların servis aracında sadece okul öncesi eğitim, ilköğretim ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocuk/öğrenci bulunması durumunda rehber personel bulundurmakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır”

Okul Servisleri Yönetmeliği Değişikliği Neler Getiriyor

“Anılan yönetmeliğin 1. maddesinde bu yönetmeliğin amacının okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak belirtilmiştir. Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin amacının okul öncesi eğitim yanında  zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin  taşıma hizmetlerine de yönelik olarak belirlendiği dikkate alındığında; değişiklikten önceki düzenlemenin öğrenci taşıma hizmetlerinin düzenli ve güvenli hale getirilmesi amacıyla yapıldığı tartışmasız olup, değişikliğin  hangi kamu yararı ve hizmet gereği olduğu  yargısal denetime açık şekilde ortaya konulmadan yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık görmemiştir. Okul Servis Araçları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 25/10/2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişikliğin incelenmiş Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri kapsamındaki şartlar 1/1/2018 tarihinden önce okul servis aracı olarak tescil edilmiş araçlarda aranmaz." hükmü yer almaktadır.

Okul Servislerinde Şeffaf Cam

Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat bulundurulacağı, (l) bendinde okul servis araçlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca standartları belirlenen her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistemler bulundurulacağı, (m) bendinde okul servis araçlarında tüm koltukları görecek şekilde Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ekinde belirtilen standartlara uygun, iç ve dış kamera ile en az otuz gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı bulundurulacağı, (o) bendinde ise okul servis araçlarında iç mekânı gösteren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan tip onay mevzuatına uygun şeffaf cam dışında cam kullanılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir.

Öğrenci Taşıma Hizmetleri

25/10/2017 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği ile getirilen taşıtlarda aranacak şartlar yönünden geçiş hükmünü düzenleyen Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının ilk halinde "Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendi kapsamına uygun olmayan araçlar 03/09/2018 tarihine kadar uygun hale getirilir. Ancak fabrika çıkışında üzerinde mevzuata uygun renkli cam olan araçlar için bu tarih 03/09/2018 olarak uygulanır." hükmü yer almış olup; anılan hükümde yer alan tarihler 03/09/2019, 03/09/2020 ve 03/09/2021 olmak üzere değiştirilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü gereği, Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bendinde yer alan şartlar yönünden Yönetmeliğin yayımlanarak yürürlüğe girdiği 25/10/2017 tarihi itibariyle taşımacılara verilen 03/09/2018 tarihinden itibaren sürenin  birer yıl ertelemek suretiyle 03/09/2021 tarihine kadar uzatıldığı, ancak dava konusu Yönetmelik değişikliği ile  Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri kapsamındaki şartların 01/01/2018 tarihinden önce okul servis aracı olarak tescil edilmiş araçlarda aranmayacağı yönünde bir düzenleme yapıldığı anlaşılmış,  dava konusu Geçici 1. maddenin 2. fıkrası 2017 yılında yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği ile getirilen taşıtlarda aranacak şartlar yönünden geçiş hükmü niteliği taşımakta iken; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile anılan maddenin geçiş hükmü niteliğini kaybettiği ve 01/01/2018 tarihinden önce okul servis aracı olarak tescil edilmiş araçlar yönünden kalıcı bir muafiyete dönüştüğü anlaşıldığından bu haliyle  öğrenci taşıma hizmetlerinin düzenli ve güvenli hale getirilmesi amacına aykırılık teşkil eden dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Anne Adayları Sıcaklıklara Dikkat!

Posted: 07 Jun 2022 02:53 AM PDT

Anne Adayları Sıcaklıklara Dikkat!

Özellikle son üç ayın yaza denk gelmesi, anne adaylarını diğer mevsimlere göre daha fazla zorlayacaktır. Bu aylarda hamilelerde sıcaklık artışı ile birlikte; sıcak basmaları, avuç ve tabanlardaki yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk, nefes darlığı gibi problemler artar.

Gebeler, sıcak yaz aylarında mümkün olduğunca; hafif, az yağlı, az baharatlı gıdalarla beslenmelidir. Daha çok salata, mevsim meyve ve sebzeleri, süt ürünleri tercih edilmelidir. Atıştırmalık olarak hafif sütlü tatlılar, badem ceviz, fındık gibi kuruyemiş ve kuru meyveler, meyveli yoğurtlar yemek uygundur. Öğünler, ufak porsiyonlar halinde ve sık tüketilmelidir. Ara öğünlerin atlanmamasına özen gösterilmelidir.

Anne Adayları Sıcaklıklara Dikkat!

Sıcakları Bu Önerilerle Daha Rahat Atlatın!

  • Bol, rahat, pamuklu ve hafif giysiler tercih edin.
  • Gün içinde dış ortamda yapmanız gereken aktiviteleri, genelde daha serin olan sabah ve akşam saatlerinde yapmaya çalışın. Dışarıya çıkarken güneşten korunmak için 30 SPF ve üzeri güneş kremleri, geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlükleri kullanmaya özen gösterin.
  • 32 dereceden yüksek sıcaklıklarda genelde kapalı ve serin mümkünse klimalı ortamlarda bulunun.
  • Bol bol sıvı tüketin. Günlük su tüketiminiz 2 litrenin altında olmasın.
  • Hemen hemen her gebede az veya çok ödem oluşur. Sıcakla birlikte artan ödemle mücadele etmenin en iyi yolu tuz kısıtlamasıdır. Ödemi azaltmak için ayrıca; bol sıvı tüketmek, haftada 2-3 gün 30 dakikalık yürüyüşler yapmak, yürüyüş sonrası ayaklarınızı yükseğe kaldırarak dinlenmek büyük önem taşımaktadır. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Balıkçı Alaattin Öztürk Son Seferine Çıktığını Düşünürken Yeniden Hayata Tutundu

Posted: 07 Jun 2022 02:48 AM PDT

Balıkçı Alaattin Öztürk Son Seferine Çıktığını Düşünürken Yeniden Hayata Tutundu

66 yaşındaki balıkçı Alaattin Öztürk Ağustos ayında seferdeyken ani bir karın ağrısı hissetti ve kaldırıldığı hastanede yapılan tetkikler sonucunda damar tıkanıklığına bağlı bağırsak kangreni olduğu anlaşılarak ameliyat edildi. Balıkçı son seferine çıktığını düşünürken yeniden hayata bağlandı.

Alaattin Öztürk bağırsak kangreni olduğu anlaşılarak ameliyat edildi. Bağırsağının yüzde 90'ı alınan Öztürk, 2022 yılının Mayıs ayına kadar sadece damardan beslenebildi. Aşırı kilo kaybeden ve yaşamını idame ettirmesi zor hale gelen Öztürk, Prof. Dr. İsmail Gömceli'ye başvurdu. Bağırsak uzatma ameliyatı ile yeniden beslenmeye başlayan Öztürk, kısa sürede sağlığına kavuşarak memleketine sağlıklı bir şekilde geri döndü.

 

Ameliyattan hemen sonra beslenmeye başladı

Zaman kaybetmeden Antalya'ya gelen Öztürk, Prof. Dr. İsmail Gömceli'nin gerçekleştirdiği bağırsak uzatma ameliyatına alındı. Ortalama 20 cm kalan ince bağırsağı ameliyatta 3-4 kat uzatıldı. Ameliyattan çok kısa bir süre sonra normal beslenmeye başlayabildi. Babasının tedavisinde yanında olan Ahmet Öztürk, "Babam beslenemediği için aylar içinde gözümüzün önünde eridi. Buraya geldiğinde 61 kiloydu. Bağırsak uzatma ameliyatından hemen sonra yavaş yavaş gıdaya geçildi ve babam gün geçtikçe kendini toparlamaya, sağlığına kavuşmaya başladı. Onu yeniden böyle gördüğüm için çok mutluyum." dedi.

Balıkçı Alaattin Öztürk Son Seferine Çıktığını Düşünürken Yeniden Hayata Tutundu

"Yeniden bir şeyler yiyebileceğimi hiç düşünmüyordum"

Başarılı bir ameliyat geçiren Öztürk, "9 aydır beslenemez bir haldeydim. İstanbul'da başıma gelen olaydan sonra ağzıma tek lokma girmedi. Sadece damardan besleniyordum. Gün geçtikçe halsizleştim, hareket edemez hale geldim. Yeniden bir şeyler yiyebileceğimi, sağlığıma kavuşabileceğimi hiç düşünmüyordum. Ameliyattan sonra çayla ilk kahvaltı yaptığımda yeniden insan olduğumu anladım. Hocama bu yüzden çok minnettarım." dedi.

 

Bağırsağı 4 kat uzadı

Prof. Dr. İsmail Gömceli Öztürk'ün durumu ile ilgili şunları söyledi; "Hastamızın ortalama 20 cm ince bağırsağı vardı, kalın bağırsağın da yarısı yoktu. Gelir gelmez hastaya destek tedavisine başladık. 10 gün kadar hastanın genel durumunu toparladık. Bağışıklık sistemi güçlendikten sonra ameliyata aldık. 20 cm'den yaklaşık 80 cm'ye kadar uzattık. Daha önceki ameliyatında hem ince hem de kalın bağırsak dışarıya bağlanmıştı. Yediği bütün yemekler bağırsaklarından dışarıya çıkıyordu. Bir de bu iki bağırsağı birbirine bağladık. Yemek yiyebilir hale geldi. Şimdi az az sık sık beslenerek yaşamına devam edebilir." (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

“Habercilikte İlkeler ve Yeni Yönelimler” Panelinde Damgayı Ege İletişimciler Vurdu

Posted: 07 Jun 2022 02:29 AM PDT

Habercilikte İlkeler ve Yeni Yönelimler

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ) tarafından düzenlenen "Habercilikte İlkeler ve Yeni Yönelimler" konulu panelde EÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Şadiye Deniz, Doç. Dr. Mikail Batu ve Dr. Öğretim Üyesi Petek Durgeç. panelde, yerel olan medya mensuplarına eğitimler verdi. 

Habercilikte İlkeler ve Yeni Yönelimler" Panelinde Damgayı Ege İletişimciler Vurdu! EÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, akademisyenleri makamında ağırlayarak tebriklerde bulundu. Gültekin, "Fakültemiz öğretim üyeleri bilgi ve birikimini diğer üniversitelerle paylaşarak fakültemizi gururla temsil ettiler. Kendilerine katkıları için çok teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.

Habercilikte İlkeler ve Yeni Yönelimler

Panelinin "Dijitalleşme, Gazetecilik ve Yerel Basın" başlıklı oturumunda EÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şadiye Deniz, "Dijital Gazetecilik ve Unutulma Hakkı" Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Batu, "Sosyal Medya ve Metaverse" ve Gazetecilik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Petek Durgeç, "Türkiye'de ve Dünyada Yerel Basın" konularında teker teker eğitim verdiler. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Astım ve Alerjik Havayolu Hastalıkları Ayrı Ayrı Değerlendirilmeli

Posted: 07 Jun 2022 02:24 AM PDT

Astım ve Alerjik Havayolu Hastalıkları Ayrı Ayrı Değerlendirilmeli

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Astım ve alerji arasındaki ilişkinin anlaşılması gerektiğinin altını çizen AİD 2. Başkanı Prof. Dr. Füsun Kalpaklıoğlu "Astım ve alerjik havayolu hastalıkları” arasındaki ilişki önemlidir ve çoğunlukla bir arada bulunurlar" dedi.

Dünya Alerji Haftası'nın bu yıl ki konusu "astım ve alerjik havayolu hastalıkları" olarak belirlendi. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) bu kapsamda bir yandan halka yönelik yanlış bilinen doğruların irdeleneceği videolarla sosyal medyadan dikkat çekmeye çalışırken diğer yandan hekimlere yönelik yapılacak webinarlar ile havayolu alerjilerine odaklanarak farkındalık yaratmayı amaçladıklarını belirtti.

Astım dünyada 350 milyondan fazla insanı etkiledi!

Solunum sisteminin alerjik havayolu hastalıkları ve kronik hastalıklar içerisinde en yaygın görülen hastalık olduğunu söyleyenAİD 2. Başkanı Prof. Dr. Füsun Kalpaklıoğlu, "Astım, alerjik rinit, kronik rinosinüzit, kronik öksürük, eozinofilik bronşit, alerjik bronkopulmoner" mikozis (ABPM) gibi hastalıklar sıklıkla bir arada bulunurlar. Astım dünyada 350 milyondan fazla insanı etkilerken, alerjik rinit coğrafi bölgelere göre değişmekle birlikte nüfusun %10'u ila %50'sini etkilemektedir. Öte yandan astım hastalarının %85'i kadar yüksek bir oranında nazal semptomlar bulunmakta, alerjik rinitli hastaların %38'ine yakın bir kısmında astım görülmektedir" şeklinde konuştu.

Astım ve Alerjik Havayolu Hastalıkları Ayrı Ayrı Değerlendirilmeli

Havayolu alerjileri astımı artıyor!

Kalpaklıoğlu yaptığı açıklamanın devamında, "Astım ve alerjik havayolu hastalıkları arasındaki ilişki önemlidir ve çoğunlukla bir arada bulunurlar. Hava yoluyla alınan ev tozu akarları, mantar sporları ve polenler gibi alerjenler öncelikle burundan vücuda girerek havayollarının çeşitli kısımlarında enflamasyona yol açmaktadırlar. Bunun sonucu olarak bu alerjenlere karşı duyarlık gelişmiş kişilerde nefes darlığında artma, göğüste hırıltı hissi, öksürük ve balgam çıkarma gibi diğer solunum yakınmaları gelişir. Astım ve alerjilerin sıklıkla bir arada bulunması nedeniyle bronşları ve akciğeri içeren alt havayolları ile sinüsler, burun, ağız ve boğazı kapsayan üst havayolları alerjilerinin birlikte tedavisi tüm bu yakınmaların düzelmesine katkıda bulunmaktadır. Maalesef dünyanın pek çok bölgesinde bu ilişki çok anlaşılamamakta ve üst havayolu alerjileri göz ardı edildiği için astım yakınmaları çok artmakta, alerjistlerin elindeki hem astım hem de alerjileri tedavi edici imkanlardan yararlanılamamaktadır. Ağır ve zor kontrol altına alınan hastalıklarda teşhis ve tedavinin bütüncül bir yaklaşımla sunulması çok daha önemlidir. Bu konuda tedavi seçeneklerinin ve hasta eğitim araçlarının varlığı özellikle yardımcı olmaktadır." şeklinde açıklamalarda bulundu. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Sağlıklı Bir Beyin İçin Ne Yemeliyiz?

Posted: 07 Jun 2022 02:17 AM PDT

Sağlıklı Bir Beyin İçin Ne Yemeliyiz?

Diyetisyen Özden Örkcü, yeşillik yemenin, yaşla birlikte gelen bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya da yardımcı olabileceğini söyledi. Bazı balıkların vücut tarafından işlendiğinde hafızayı güçlendiren, sağlıklı bir beyin için son derece önemli olan omega-3 yağ asitleriyle dolu olduğunu söyledi.

Sağlıklı bir beyin için neler yenmeli sorusunu yanıtlayan Özden Örkcü, "Çoğu insan yüksek oranda işlenmiş gıdaların, rafine şekerlerin ve yağ oranı yüksek gıdaların bizi uyuşuk, yorgun ve hatta baş ağrısı ile hissettirdiğinin farkındadır.  Batı diyeti, ne yazık ki hızlı, kolay erişilebilir ve hatta haz-ödül hissi veren bu yiyeceklere odaklanmaya yöneltmiştir.” ifadelerini kullandı.

Beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor

Atıştırmalık hazır gıdalar, tatlılar, chees burger, aromalı cipsler ve alkolsüz içecekler gibi yiyeceklerin dopaminde hızlı bir artışa neden olduğunu söyleyen Örkcü, "Ancak bu seçimler beslenmemizi ve bağırsak sağlığımızı olumsuz etkilediğinden beyin fonksiyonumuz ve zihinsel sağlığımız üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Modern Batı diyeti, beyin işlevini desteklemek, depresyonu azaltmak ve ruh halini iyileştirmek adına listenin en altında yer alır." ifadelerini kullandı.

 

Hangi beslenme beyne zarar verir?

Örkcü, "Örneğin omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir diyet, insanlarda bilişsel süreçleri desteklediğini söylüyor. Buna karşılık, doymuş yağ oranı yüksek diyetler, bilişsel işlemeyi destekleyen moleküler substratları azaltmak ve hem insanlarda nörolojik işlev bozukluğu riskini artırdığı biliniyor." dedi.

 

NE YEMELİYİM?

 

Yapraklı yeşiller: 

Lahana, ıspanak, brokoli ve diğer yapraklı yiyecekler, K vitamini ve beta karoten dahil olmak üzere beyin işlevini destekleyen besinlerle doludur. Yeşillik yemek, yaşla birlikte gelen bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya da yardımcı olabilir. Salata yemeyi seçerseniz, onları glikoz şurubu içeren nar ekşisi gibi şekerli tatlandırıcılar yerine, alternatif baharatlarla tatlandırın.

 

Yağlı balık: 

Bazı balıklar vücut tarafından işlendiğinde hafızayı güçlendiren, ruh halini iyileştiren ve beynimizin işlevselliğindeki düşüşe karşı koruyan omega-3 yağ asitleriyle doludur. Bu faydayı en üst düzeye çıkarmak için somon, alabalık ve sardalye gibi yağlı balıkları seçin. Koruyucu maddeler veya büyüme hormonları ile tedavi edilmemiş yağlı balıkları tercih edin.

 

Yüksek kaliteli yağlar:

İşlenmiş bitkisel ve kanola yağları Batı kültüründe bol miktarda bulunur ve çoğu alternatiften daha fazla bulunur ve daha ucuzdur. Ne yazık ki daha ucuz, yüksek oranda işlenmiş yağların kullanılması, oksidasyon işlemi sırasında oluşan serbest radikaller nedeniyle vücuda zararlı olabilir. Ancak avokado, ayçiçeği ve zeytinyağı gibi daha kaliteli yağlar sindirim sistemini destekler.

Sağlıklı Bir Beyin İçin Ne Yemeliyiz?

Kuruyemişler: 

Fındık, ceviz, badem ve antep fıstığı gibi kuruyemişler, hafızayı geliştirmekle ilişkili temel bir omega-3 yağ asidi olan alfa-linoleik asit bakımından yüksektir.

 

Bitter çikolata:

Bitter çikolata, kakao ve kakao tozu, sağlığımıza çok az zarar vererek ruh halimizi iyileştirmek için güçlü araçlardır. Bitter çikolata flavonoidler, kafein ve hormon fonksiyonumuz üzerinde olumlu etkileri olan ve iltihaplanmayı azaltabilen çok sayıda antioksidan bakımından zengindir. Bitter çikolata dopamin salınımı yoluyla ruh halimize keskin bir destek verebilir.

 

Çilek: 

Meyvelere parlak renklerini veren doğal pigmentler flavonoidler içerir. Araştırmalar bitki besinleri” olarak da adlandırılan bu bitkisel besin grubunun serbest radikallerle savaşmaya ve vücudunuzdaki oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Antioksidan içeren meyvelerin özellikle hafızayı iyileştirdiği gösterilmiştir. (BSHA-Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Bostanlısporlu Genç Kızlara Aikido Savunması

Posted: 07 Jun 2022 01:46 AM PDT

Bostanlısporlu Genç Kızlara Aikido Savunması

Bostanlıspor kendilerini rahatlıkla savunabilmeleri için genç kızları Japon savunma sporu olan aikidoya davet ediyor.

Bostanlıspor yaşanabilecek olumsuz durumlarda kendilerini savunabilmeleri adına genç kızları aikidoya davet eden Genel sekreter İlkay Özçelik, "çalışmalarımıza başta kadınlarımız olarak savunma sporunu öğrenmek isteyen herkesi davet ediyoruz. Japonların dünyaya yayılan ve ülkemizde yarışması olmayan aikidoyu doğru zamanda doğru yerde öğrenmenizi öneriyoruz. Eğitimli ve kara kuşak, usta öğretici belgesi olan antrenörlerimiz ile en kısa zamanda öğrenebileceğiniz bu spor branşını sağlıklı ortamda zevk ve keyifle yaparak, hem kendinizi savunmasını öğrenebileceksiniz hem de sağlıklı spor yapma olanağına kavuşarak ideal bir vücuda sahip olma şansını yakalayacaksınız.  Daha ayrıntılı bilgiyi 0 544 7351912 numaralı telefonumuzdan da alabilirsiniz" dedi. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Bostanlısporlu Genç Kızlara Aikido Savunması

“Usta Öğreticiler Hak Mücadelesinde Yalnız Değildir!”

Posted: 06 Jun 2022 02:47 AM PDT

"Usta Öğreticiler Hak Mücadelesinde Yalnız Değildir!"

Eğitim Sen’ in açıklamasına göre geçtiğimiz günlerde Yargıtay'ın bozduğu mahkeme kararıyla Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı uygulama otellerinde çalışan usta öğreticilerin sendikalaşmasının önü açıldı. Verilen bu mahkeme kararıyla tam gün tam zamanlı çalışan, ücretlerini genel bütçeden alan ve sayıları 1200'ü bulan usta öğreticilerin yaşadığı sorunlara çözüm üretilmedi.

Eğitim Sen’in yaptığı açıklamaya göre usta öğreticilerin sendikalaşmasının önü açıldı ve ücretlerini genel bütçeden alan 1200 usta öğretici mağdur oldu. Sendika yaptığı açıklamada, “20 yılı aşkın bir süredir turizm liseleri ve uygulama otellerinde çalışan usta öğreticilerin bir iş tanımı olmadığı için, usta öğreticiler idarecilerin keyfi uygulamaları sonucunda amacı dışında çalıştırılmakta, asıl görevi olan mesleki alanda öğrenci yetiştirme dışında her işi yapmaktadırlar. Usta öğreticiler kıdem tazminatı, yıllık izin, resmi tatil ve bayram izinleri, fazla mesai ücreti, gece çalışma ücreti, parça başı ücreti, döner sermaye payı haklarını alamamaktadır. 20 yıllık çalışanların bile 10 gün yıllık izin kullanamaması, maaş promosyonlarından faydalanamaması, hastalık raporlarında ücret kesintisi yapılması kabul edilemez bir durumdur. Usta öğreticilere yoğun çalışmalarına rağmen 40 ek ders saati karşılığında ücret ödenmekte, dolayısıyla usta öğreticiler asgari ücretin ve açlık sınırının çok altındaki bir ücretle çalışmaktadırlar.” ifadeleri kullanıldı.

"Usta Öğreticiler Hak Mücadelesinde Yalnız Değildir!"

“Usta öğrencilerin 657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunu'na göre tekrar düzenlenmesi ve kadroya alınmaları gerekmektedir.”

Senidka açıklamaın devamında şu şekilde konuştu;

Ülkenin önemli gelir kaynaklarından turizm sektörünün ayakta durmasında büyük emeği olan ve aynı zamanda birer eğitim çalışanı olan usta öğreticilerin tam olarak belli olmayan statülerinin 657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunu'na göre tekrar düzenlenmesi ve kadroya alınmaları gerekmektedir.

Usta öğreticilerin aile yardımı, resmi tatil ve bayramlarda izin, yıllık izin, kıdem tazminatı, maaş promosyonu, döner sermeye ve parça başı ödemeleri, eğitim yardımı gibi özlük hakları yasayla güvence altına alınmalıdır. Usta öğreticilerin ücretleri ek ders ücretinden çıkarılıp, insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyine yükseltilmeli, asgari ücretin altında olan ücretleri yeniden düzenlenmelidir. Bunun için turizm uygulama otellerinde çoğunluğu tam zamanlı çalışan 1.200 civarı usta öğreticinin görev tanımları en kısa sürede belirlenmelidir.

Eğitim Sen olarak tüm çalışanların insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş ve özlük haklarına ilişkin taleplerinin yanında olduğumuz gibi, eğitim emekçisi olarak gördüğümüz usta öğreticilerin de yanındayız ve sorunlarının takipçisi olmayı sürdüreceğiz. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

Semih Durmuş, “Ayrımcılığa Yol Açacak Hiçbir Uygulamayı Kabul Etmiyoruz”

Posted: 06 Jun 2022 02:02 AM PDT

Semih Durmuş,

Sağlık-Sen Iğdır Şubesi'nin Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Buluşması'nda konuşan Genel Başkan Semih Durmuş, "Hekiminden hemşiresine tüm sağlık çalışanlarını kapsayan adil bir düzenleme, sağlık sisteminin geleceği açısından önemli. Ayrımcılığa yol açacak hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz" dedi.

Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş ve Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Dural, Iğdır'da çeşitli konuşmalarda bulundu. Önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi beklenen sağlık çalışanlarının maaş iyileştirmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğini söyleyen Durmuş, "Büyük umutla beklenen mali ve özlük haklara yönelik düzenleme bir an önce hayata geçirilmelidir. Hekiminden hemşiresine tüm sağlık çalışanlarını kapsayan adil bir düzenlemenin sağlık sisteminin geleceği açısından önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Sağlık çalışanlarını bölen ve kutuplaştıran aksi adımların atılması sağlık sisteminin geleceği açısından risk taşımaktadır. Ayrımcılığa yol açacak hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.

 

"Sözleşmeli Personel İçin Yakın Zamanda Masaya Oturacağız"

6. Dönem Toplu Sözleşme kazanımları hakkında da bilgi veren Semih Durmuş, yılladır mücadelesini verdikleri ve toplu sözleşmede imza altına alınan 3600 ek göstergede sona gelindiğini söyledi. Durmuş, "Ek göstergenin kapsamının geniş tutularak, tüm çalışanları kapsayacak şekilde yasalaşmasını bekliyoruz. 3600 ek göstergenin hayata geçmesiyle emekli maaşları ve ikramiyelerinde önemli artış olacak" diyerek sözleşmeli personel için de yakın zamanda masaya oturulacağını dile getiren Durmuş, yıllardır süren sözleşmeli çalışma mağduriyetine de son verileceğini belirtti.

Semih Durmuş,

"Problemler Sağlık Hizmetinin Sunumu da Olumsuz Etkiliyor"

Pandemi döneminde fedakarca hizmet veren sağlık çalışanlarının pek çok sorunla boğuştuğunu kaydeden Durmuş, sorunların temelinde istihdam yetersizliğinin olduğunu söyledi. Durmuş, "Ülkemiz hemşire ve ebe sayısı bakımından AB ve OECD ülkeleri arasında son sırada yer almaktadır. Veriler, Türkiye'nin mevcut sağlık personeli kapasitesinin uluslararası standartların oldukça altında olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Sağlıkta istihdam yetersizliğinin getirdiği problemler beraberinde sağlık hizmet sunumunu da olumsuz etkilemektedir. Bu noktada, nitelikli sağlık hizmetinin sürdürülmesi için istihdamın artırılmasına yönelik politikaların bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. (BSHA- Bilim Ve Sağlık Haber Ajansı)

LGS ve YKS’de Stresi Azaltıp Başarıyı Yakalamak İçin Öneriler!

Posted: 06 Jun 2022 12:58 AM PDT

LGS ve YKS'de Stresi Azaltıp Başarıyı Yakalamak İçin Öneriler!

LGS ve YKS için geri sayım başladı. dün gerçekleşen LGS, 18-19 Haziran'da da YKS sınavı öncesi, milyonlarca öğrenci ve aileleri için heyecan dorukta olduğu gibi, pek çoğunda bu heyecana aşırı stres ve yoğun kaygı da eşlik ediyor. Uzman Psikolog Duygu Kodak, sınav öncesi stresi azaltmanın yollarından bahsetti.

Duygu Kodak, LGS ve YKS sınavı öncesi, "Sınav kaygısı; zihinde kodlanmış veya öğrenilmiş bilgilerin sınav sırasında etkin biçimde kullanılmasını engelleyen yoğun kaygı durumudur. Ancak bu durumu yönetebilmeniz ve başa çıkabilmeniz için bazı stratejiler var. Böylece olumsuz duygu ve düşüncelerden kurtulup, sınav stresinizi azaltabilir, motivasyonunuzu ve başarınızı artırabilirsiniz" dedi.

 

Sınavda başarılı olduğunuzu gözünüzde canlandırın

Zihnimiz hayal ettiğimiz olayı gerçekten yaşıyormuşuz gibi görselleştirmeye tepki verir. Sınav sonucunu istediğiniz gibi aldığınızı hayal edin, bu kendinizi daha güvende hissetmenize yardımcı olabilir ve performansınızı artırabilir.

 

Olumsuz düşünceleri bir kenara bırakın

Olumsuz bir düşünce zihninizde canlandığında onun hakkında bir kaç saniye düşünün. Olumsuz düşünceleri fark ederek bile aslında çoğunun gerçekçi olmadığını görebilirsiniz. Örneğin, “Bu sınavı geçemezsem hayatım biter” gibi bir düşüncenin mantıklı bir açıklaması yoktur. Dolayısıyla gerçekçi olmayan bir korku deneyimlersiniz. Kendinize bu sınavın hayattaki başarınızı veya başarısızlığınızı belirlemeyeceğini hatırlatın.

 

Gevşeme teknikleri uygulayın

Korku, adrenalin salgılayarak bedeni tehlikeyle başa çıkmaya hazırlar. Bu sırada kalp atışı ve nefes alıp verme hızlanır, titreme, terleme ve baş dönmesi hissi oluşur. Bu tür fiziksel tepkiler karşısında rahatlamak için nefes egzersizi ve kas gevşeme tekniklerinin uygulanması daha net düşünmeye, sakinleşmeye ve dikkati şimdiki zamana kaydırmaya yardımcı olur. Doğru bir nefes egzersizi için; öncelikle diyaframdan nefes alın. Nefesi yavaşça burnunuzdan alırken karnınızı şişirin, nefesinizi tutup hazır olduğunuz zaman yavaş ve uzun biçimde ağzınızdan nefesinizi verin.

LGS ve YKS'de Stresi Azaltıp Başarıyı Yakalamak İçin Öneriler!

Mantıksız düşünceleri mantıklı olanlarla değiştirin   

Düşüncelerinizi bastırmak ve engel olmak yerine onların yerini değiştirin. Mantıksız düşünceleri mantıklı olanlarla değiştirin. Örneğin; "Yarın bu sınavda kesinlikle başarısız olacağım” düşüncesi yerine; “Bütün yıl çalıştım, bir çok deneme sınavına girdim, nasıl yapılacağını biliyorum ve bu sınavda başarılı olmak benim elimde" gibi yeni düşünce kalıpları gerçeklik algınızı geri getirecek ve korkularınızı aşmanıza yardımcı olacaktır.

 

Kendinize yönelik olumlu ifadeler kullanın

İnsanlar kaygılı olduklarında genellikle "başarılı değilim", "değersizim", "yetersizim" gibi olumsuz ifadeler kullanırlar. Bu tür ifadeler kaygınızın kolayca yoğunlaşmasına neden olabilir. Kendinize “yeteri kadar çalıştım, başarabilirim”, "değerliyim”, "yeterliyim", “her şey yoluna girecek” demek için çaba gösterin.

 

Güçlü yanlarınızı hatırlayın 

Güçlü yanlarınızı hatırlayın. Yeni zorluklarla karşı karşıya kaldığımızda, ne kadar yol kat ettiğimize ve ne kadar başarı elde ettiğimize bakmayı genellikle unuturuz. İyi hazırlandığınıza göre endişelenmenize gerek yok.

 

Şekerli yiyecek ve içeceklerden uzak durun

Sınav günü kan şekerinizin zirveye ulaşmasına ve ardından düşmesine neden olabilecek, kaygıyı artırabilecek şekerli yiyecekler ve içeceklerden kaçının. Sabah evde mutlaka kahvaltı yapın.

 

Sınav sırasında yanlış düşüncelere kapılmayın 

Sınavda diğer adayların sizden önce sayfaları çevirdiğini duyup  "ben yavaşım, benden hızlı çözüyorlar, daha hızlı olmalıyım" düşüncesine kapılmanız kaygınızı artırabilir. Kimin hangi bölüm ve soruyla sınava başladığını bilemezsiniz. Ayrıca bazı kitapçık türlerinde tesadüfen arka arkaya birden fazla zor soru denk geldiğinde, sınava dair genellemede bulunup bütün soruların zor olabileceğini düşünebilirsiniz fakat bu sizi yanıltmasın. Sıkışırsanız bir soruyu atlayın, testin geri kalanını yaptıktan sonra sıkıştığınız soruya dönebilirsiniz. Test sırasında sadece üzerinde durduğunuz soruya odaklanın; bu şekilde tüm enerjinizi cevabı bulmaya odaklayabileceksiniz. (BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Post a Comment

Previous Post Next Post