Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


“Şiddet Olayları Sağlık Sistemini Tehdit Ediyor”

Posted: 13 Jul 2022 07:40 AM PDT

"Şiddet Olayları Sağlık Sistemini Tehdit Ediyor" Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, “Aciller başta olmak üzere hastane girişlerinde sıkı güvenlik takibi yapılması, bu adımların ilkini oluşturmalıdır" dedi. 

Semih Durmuş, Adana Çukurova Devlet Hastanesi acil servisinde yaşanan şiddet olayına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Dün akşam, Adana Çukurova Devlet Hastanesi acil servisinde taşkınlık çıkarıp, sağlık çalışanlarına tehditler savuran bir grup hasta yakını, sağlıkta karşı karşıya kaldığımız büyük sorunu tüm çıplaklığıyla bir defa daha gözler önüne sermiştir.

Şiddet sağlık sistemini tehdit etmeye devam ediyor!

Konya'da yaşamış olduğumuz kahredici hadisenin hemen ardından yaşanan bu olay, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin rutine bindiğini bir defa daha göstermiştir. Açıkçası sağlık çalışanları korkuyor ve yaşanan her bir şiddet olayı korkularını daha da arttırıyor. Yetkililerin tüm bu yaşananlar karşısında sorunun çözümüne yönelik kayda değer adımlar atmaması ise oldukça manidardır. Acilen yapılması gereken, tüm paydaşların katılımıyla bir araya gelinip, yol haritasının belirlenmesi ve adımların birer birer atılmasıdır. Aciller başta olmak üzere hastane girişlerinde sıkı güvenlik takibi yapılması, bu adımların ilkini oluşturmalıdır. Aksi bir yaklaşım, sağlık emekçilerini zaman içinde çalışamaz hale getirir ki bedelini tüm sağlık sistemi öder” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Et Tüketiminin Zararları

Posted: 13 Jul 2022 07:32 AM PDT

Bayramda En Sık Yapılan Bu Hatalara Dikkat!

Et Tüketiminin Zararları. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Derya Fidan, kurban eti tüketimi hakkında açıklama yaptı.

Kurban Bayramı’nda şeker ve şekerli besin tüketiminin yanı sıra, et tüketimi de artmaktadır. Özellikle şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve şeker hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Etler sindirimi zor olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Bu nedenle özellikle mide-bağırsak hastalığı olan kişiler kurban etlerini hemen tüketmemeli, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirerek tüketmelidir. Yağda kızartmalardan uzak durulmalıdır.

Etin yanında C vitamini tüketin

Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, diyabet (şeker hastalığı) ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı'nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır. Et tüketiminin yanı sıra bayram ziyaretinde yeterli ve dengeli beslenme kurallarına uyulmalı, besin çeşitliliği sağlanmalı, tatlı tüketiminde şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Az ve sık beslenmeli ara öğün yapmaya dikkat edilmelidir. Öğünlerde et tüketiliyorsa yanına mutlaka C vitamininden zengin salataya da yer verilerek demir emilimi desteklenmelidir.

Kurban etleri nasıl pişmeli?

Kurban etini eğer mümkünse aynı gün pişirmeden bir gece dinlendirip marine edilmesini sağladıktan sonra pişirmeye hazır hale getirmek daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Böylelikle sıcak etin vücut kan kolesterol düzeyine olan negatif yönlü etkisini de elimine etmiş oluruz. Kurban Bayramı’nda, etin tüketim miktarının yanı sıra pişirme yöntemlerine de dikkat edilmelidir. Etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Eti pişirirken tereyağı veya kuyruk yağından kaçının

Çok yüksek ısıda, uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli “kanserojen maddelerin” oluşumuna neden olabileceği için tercih edilmemelidir. Etlerin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle; kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık iyi ayarlanmalı, eti yakmayacak şekilde olmalıdır. Et menüsü tercih edilirken öğünde ek bir hayvansal gıda almamaya süt grubu besinlerini tüketmemeye özen gösterebilir öğünde alacağınız hayvansal gıda miktarını azaltmayı deneyebilirsiniz.

Bayramda yemeği fazla kaçıranlar için dengeleme detoksu!

Yoğun beslenmeye maruz bıraktığımız bedenimizi arındırmak ve fazlalık oluşturan bizi rahatsız eden vücut yağını yakmak için bayram sonrası detoksunu yapmayı deneyebilirsiniz. 3 gün boyunca düzenli olarak yapacağınız bu programda, bol miktarda su içmeye ve hareketinizi arttırmaya özen göstermeyi unutmayın.

Kurban Bayramı Sabah kahvaltısı;

•4 yemek kaşığı kadar yoğurt

•2 yemek kaşığı kadar yulaf

•1 ince dilim ananas veya 12 adet kiraz

•10 tane çiğ badem veya fındık

•1 çay kaşığı toz tarçın ve çörekotu

Tüm malzemeler karıştırıp tüketilsin

Ara öğün;

•1 fincan kiraz sapı bitki çayı

Öğle yemeği;

•200 ml kadar smoothie (Tarifi aşağıda)

Karaciğer temizleyici smoothie tarifi

•½ su bardağı marul

•½ su bardağı maydanoz

•½ küçük boy pancar (yıkanmış ve dörde bölünmüş)

•1 adet elma (çekirdek ve tohumları çıkarılmış)

•1 adet limon (soyulmuş)

•2 dilim taze zencefil

•1 yemek kaşığı chia tohumu

•1 tatlı kaşığı karahindiba veya 1 adet çiğden enginar

•½ su bardağı içme suyu

Ara öğün;

•1 fincan sütten yapılmış şekersiz kahve

•10 tane çiğ badem veya fındık

Akşam yemeği;

•6-8 yemek kaşığı kadar sebze yemeği (etsiz ve susuz alınsın)

•1 kase yoğurt

•Çiğ ıspanak ve rokadan zengin mevsim salata (nar ekşisi ve mısır yok)

Gece;

•1 fincan melisa çay

(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını Raporu 

Posted: 13 Jul 2022 07:22 AM PDT

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını Raporu. Türk Tabipleri Birliği Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi yangınla ilgili detaylı rapor hazırladı.

Muğla Orman Yangını Hızlı Değerlendirme Raporu, 24 Haziran 2022 tarihinde yangın alanına giden TTB Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu ve Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri tarafından hazırlandı. Raporda şu detaylara yer verildi,

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını

“Muğla ili Marmaris ilçesi Amazon koyu Bördübet Yedi Adalar mevkiinde 21 Haziran akşam saatlerinde üç noktadan başladığı belirtilen yangın; sarp ve dağlık arazide genişleyerek yayılmıştır. Gece görüş helikopterleri olmadığı belirtilen yangında hava müdahalesi sabah başlamış; ekipler rüzgârın etkisiyle hızla yayılan yangını kontrol altına alabilmek için yoğun çaba sarf etmiştir.

Kriz masasının yangından üç saat sonra ilk etapta Değirmenyanı'ndan Bördübet'e geçen yolda kurulduğu; yangının o bölgeye ilerlemesi üzerine Değirmenyanı'na taşındığı bilgisi paylaşılmıştır. İlçe sağlık müdürlüğü, belediye, jandarma, AFAD, kaymakamlık, telekom, emniyet, Aydem, itfaiye, il tarım ve orman müdürlüğü, Kızılay, UMKE ekiplerinin kriz masasında toplandığı ve yangınla mücadelenin kriz masasından yönetildiği belirtilmiştir. Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri kriz masasındaki meslektaşlarımızla sürekli iletişim sağlamış; yangın alanını ziyaret ederek sağlık yönünden incelemelerde de bulunmuştur.

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını

Yangına müdahale eden ekiplerde birinci derece yanıklar, duman soluma, göz kuruluğu görülmüştür. Bir orman işçisinde yangına müdahale sırasında tibia fraktürü meydana geldiği belirtilmiştir. İnsan can kaybının yaşanmadığı, doğal yaşamdaki hayvanlarda ciddi sayıda can kaybının olduğu, ağaç kaybının da çok fazla olduğu ifade edilmiştir.

Muğla-Marmaris-Bördübet Yangını : 30 Hane Boşaltıldı

Yangın, ikinci gün Değirmenyanı'na doğru ilerlemiş; yakındaki küçük yerleşim yerleri yaşlı nüfus öncelikli olmak üzere tümüyle tahliye edilmiştir. 115 hanenin boşaltıldığı; yaklaşık 30 hane halkının belediye araçlarıyla otellere kalanlarının ise akrabalarının yanına nakledildiği bilgisi paylaşılmıştır. Geçici barınma alanına ihtiyaç olmadığı ifade edilmiştir. Marmaris üzeri yoğun dumanla kaplanmış; zarar gören herhangi bir ev vs. olmamış; risk altındaki bir ev için gerekli zarar görmeden gerekli müdahaleler yapılabilmiştir. Dumandan etkilenmeyi azaltacak uygun maske temininde sorun yaşandığı gözlenmiştir.

Üçüncü gün Armutalan'a doğru ilerleyen yangın söndürülmüş olarak değerlendirilirken rüzgarın da etkisiyle tekrar yayılmıştır. 4800 hektar ormanlık alanın etkilendiği belirtilen yangına tüm çabalara rağmen 6 gün boyunca müdahaleler devam etmiştir. Yangın alanlarında 688'i Orman Genel Müdürlüğü personeli olmak üzere toplam 2388 personelin çalıştığı belirtilmiştir. 172'si arazöz, 17'si dozer, 39'u iş makinesi olmak üzere toplam 363 aracın kullanıldığı yangında; 20'si helikopter, 14'ü uçak toplam 34 hava aracının da müdahalede bulunduğu bilgisi paylaşılmıştır.

Sağlık hizmeti sunan kurumlarının zarar görmediği; sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksaklığın yaşanmadığı belirtilmiştir. Su kesintisi yaşanmadığı; kısmen elektrik ve internet kesintisi yaşandığı paylaşılmıştır. Tıbbi sarf ve diğer malzemelerde sorun yaşanmadığı ancak dumandan etkilenmeyi önleyecek maske temininde sıkıntıyla karşılaşıldığı ifade edilmiştir.

Yangınlardaki sayısal artışın nedeni olarak gösterilen iklim krizi; ulusal ve uluslararası alanda hem bizlerin hem de yetkililerin sorumluluklarını artırmaktadır. Bu bilinç ışığında ekolojik politikalar üretilmesi gerekliliği unutulmadan kaybedilen orman alanlarının ranta kurban edilmeden bilimsel olarak yeniden ağaçlandırılmasının önemini bir kez daha vurgulamak isteriz. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Ankara Tabip Odasın’da Mezuniyet Sevinci

Posted: 13 Jul 2022 06:54 AM PDT

Ankara Tabip Odası Yeni Mezun Hekimler İçin Mezuniyet Töreni Düzenledi

 

Ankara Tabip Odası meslek hayatları süresince yanlarında olacağı yeni mezun hekimler için mezuniyet töreni düzenledi.

Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Yüksek İhtisas Üniversitesi ve TOBB ETÜ Tıp Fakültelerinden dereceyle mezun olan hekimler için 01 Temmuz 2022 Cuma günü Ankara Tabip Odası'nda mezuniyet töreni yapıldı.

Türk Tabipleri Birliği ve Ankara Tabip Odası yöneticilerinin katıldığı kutlamada yeni mezun hekimlere mezuniyet ödülleri takdim edildi.

Erken Ergenliğin Zararları

Posted: 13 Jul 2022 04:08 AM PDT

Erken Ergenliğin Zararları. Prof. Dr. Gönül Çatlı anlattı. Erken Ergenliğin Tedavisini Ve Zaralarını Anlattı

Ergenlik pek çok fiziksel, duygusal ve bilişsel değişimi beraberinde getiren çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Kızlarda genellikle 8-13, erkeklerde ise 9-14 yaşları arasında başlar. 8 yaşından küçük kızlarda ve 9 yaşından küçük erkeklerde ergenlik bulguları varsa erken ergenlik olabileceğini söyleyen Liv Hospital Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Gönül Çatlı anlattı.

Erken ergenlik neden olur?

Erken ergenlik çoğunlukla altta yatan tıbbi bir soruna bağlı olmaksızın nedensiz olarak ortaya çıksa da nadiren beyin tümörleri, yumurtalık kistleri, böbrek üstü bezi hastalıkları gibi ciddi sorunlardan da kaynaklanabilir.

Erken Ergenlikte Bu uyarıları dikkate alın

8 yaşından küçük kızlar ve 9 yaşından küçük erkekler ergenlik belirtileri göstermeye başladığında dikkatli olunmalıdır. Bazı çocuklarda ilk belirtiler kişilik ve davranıştaki değişiklikler olabilir: Sinirlilik, olağandışı patlamalar ve huysuzluk, fiziksel değişikliklerin yolda olduğuna dair bir ipucu olabilir. Bu davranış ve kişilik değişimlerinin temel nedeni gerçekten de erken ergenlik ise, boy uzamasında hızlanma, vücutta ter kokusu, kasık kılları, testiste büyüme ve meme tomurcuğu gelişimi gibi fiziksel ipuçları da zaman içinde dikkati çekecektir.

Erken Ergenliğin Tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavide beynin ergenliği başlatıcı hormonları salgılamasını engelleyen ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar her ay veya üç ayda bir deri altına veya kas içine enjeksiyon yoluyla uygulanır. Bazı hastalarda ise yılda bir kez cerrahi olarak cilt altına yerleştirilen tedaviler tercih edilebilir.

Erken Ergenlik Tedavi edilmezse boy kısalığına neden olabilir

Tedavi edilmeyen erken ergenlik, çocuğun ileride ulaşacağı yetişkin boyun kısa kalmasına ve bazı psikolojik sorunlara neden olabilir. Çalışmalar tedavi edilmeyen erken ergenlik durumunda, erişkin boyun erkek çocuklarda 149-159 cm, kız çocuklarda ise 150-154 cm arasında olduğunu gösteriyor. Tedavi ile boy kaybının önüne geçerek normal bir erişkin boya erişmek mümkün olsa da tanıda yaşanan gecikmeler tedavi başarısını olumsuz etkiler.

Güneşten Korunma Yolları

Posted: 13 Jul 2022 03:54 AM PDT

Güneşten Korunma Yolları. Yazın Bebekler Ve Çocukları Güneşten Korumanın Yolları

Yaz aylarında çocuklar genellikle açık havada uzun süre vakit geçirerek güneş ışınlarına daha fazla maruz kalıyor. Bu durum, güneşten alınan D vitamini açısından önem taşıyor ancak son yıllarda ozon tabakasındaki incelme ve delinmeler nedeniyle artık güneş ışınlarının zararlı etkileriyle daha fazla karşılaşılıyor. Bu nedenle yaz mevsiminde bebeklerin ve çocukların güneşin zararlı etkilerinden korunması daha büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. İbrahim Özcan, yaz aylarında çocukların cilt sağlığı için anne babalara önemli önerilerde bulundu.

Güneşten Korunma Yolları nasıl olmalı

Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalınması sonucunda ultraviyole ışınlar (UVA ve UVB) hücrelerimizdeki DNA'ya zarar verir.  Bu ışınların derideki etkileri saatler veya yıllar içinde ortaya çıkabilir. Yoğun güneş maruziyetine bağlı erken dönemde güneş yanığı, güneş alerjisi ortaya çıkabilirken; uzun dönemde güneş lekeleri, derinin erken yaşlanması, yüzeysel ve derin kırışıklıklar, damar genişlemeleri ve deri kanserleri ortaya çıkabilir. Açık tenli kişiler ve bebekler-çocuklar güneşin zararlı etkilerine karşı hassastırlar. Çocukluk çağında oluşan güneş yanıkları, erişkin dönemdeki deri kanserleri için en önemli risk faktörlerinden birisidir. Bu nedenle yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte güneşin zararlı etkilerinden bebeklerimizi ve çocuklarımızı korumamız önem taşımaktadır.

Güneşten Korunma Yollarına Gölgeden bile korunmak önemli

Güneşten korunmanın en önemli yolu güneşten kaçınmaktır. Gölgeler, bulutlu ya da kapalı hava güneşten tam koruma sağlamaz. Bunun için özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının yeryüzüne daha dik geldiği 10:00 ile 16:00 saatleri arasında güneşe çıkılmamalıdır. Mutlaka geniş kenarlı şapka ve gözlük kullanılmalı, ışığı en az geçiren sıkı dokunmuş, koyu renk giysiler tercih edilmelidir. Yazın, dış ortamda bulunmak gerekiyorsa gölgelikler tercih edilmeli; gölgede ve bulutlu havada bile güneşten koruyucu kremler kullanılmalıdır. Ultraviyole ışınlar suyun altında 60 metreye kadar ulaşabildiği için yüzerken de yanmak mümkündür.

Güneşten Korunma Yolları,6 aydan büyük bebekler ve çocuklara güneş koruyucu sürülmeli

Güneş kremi cildi güneşin zararlı etkilerinden korur. 6 aydan büyük bebek ve çocuklarda mutlaka uygun güneş koruyucular kullanılmalıdır.  6 ayını doldurmamış küçük bebekler ise güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkarılmamalı, gölgede tutulmalı veya uzun kollu ve ince pamuklu kıyafetler giydirilmelidir.

Güneşten Korunma yolları, Yanaklar, burun ve omuz en sık yanan bölgeler

Güneş kremi dışarı çıkmadan 20 dakika önce, açıkta kalan cildin tamamına uygulanmalı ve her iki saatte bir tekrar edilmelidir. Havuz veya denize girip çıktıktan sonra, havlu ile kurulanma sonrası ve terledikten sonra güneş kremi tekrar sürülmelidir. Ürünün yeterli miktarda kullanıldığından ve son kullanma tarihinin geçmediğinden emin olunmalıdır. Bebeğe güneş kremi sürerken tahriş açısından göz çevresine gelmemesine dikkat edilmelidir. Güneşte en çok yanaklar, burun ve omuzlar yandığı için özellikle bu bölgelerin korunmasına özen gösterilmelidir.

Güneşten Korunma Yolları, Suya dayanıklı ürün seçimi önemli

SPF 30 veya daha yüksek olan (Mümkünse SPF 50), geniş spektrumlu koruma sağlayan, UVA ve UVB ışınlarından koruyan bir güneş kremi tercih edilmelidir. Bebek ve çocukların cildine uyarlanmış ve dermatolojik olarak test edilmiş hipoalerjenik, paraben ve alkol içermeyen ürünler tercih edilmeli. Mineral ve / veya organo-mineral filtreler içermelidir. Çocuklar kumda ve suda oynamayı sevdiği için suya ve kuma dayanıklı olmalıdır.

Güneşten Korunma Yolları, Kokusuz ve parfümsüz güneş koruyucuları tercih edin

Bebek cildi yetişkinlere göre daha ince ve hassastır. Bu nedenle bebek ve çocuklar için özel üretilen pediatrik güneş koruyucularının kullanımına özen gösterilmelidir. Güneş koruyucular katkı maddesi içermemeli, kokusuz ve parfümsüz olmalıdır.  Yetişkin kremlerinin içinde bulunan paraben, çinko oksit, titanyum dioksit gibi kimyasallar çoğunlukla güneş ışınlarından korumaz, aksine ışınları cilde yansıtır. Bu nedenle bu tarz koruyucu maddeler içeren kremler, çocuklar üzerinde asla kullanılmamalı,  fiziksel koruma sağlayan mineral içerikli markalar kullanılmalıdır.

COVID-19 Pandemisi Bitmedi !

Posted: 13 Jul 2022 03:52 AM PDT

Covid-19 pandemi

COVID-19 Pandemisi Bitmedi !Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği, Türk Toraks Derneği, ortak mesaj yayınladı.

COVID-19 Pandemisi Vaka Sayıları 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Haziran ayının ortalarından itibaren başta İstanbul olmak üzere ülkemizde de yeni bir dalganın başladığı ve şu anda bu dalganın hızlanarak vaka sayılarının çok ciddi artış gösterdiğini açıktır. COVID-19 polikliniklerine başvuran kişi sayısı ve pozitiflik oranları belirgin olarak artmıştır. Nitekim Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 26 Haziran-3 Temmuz haftası için yeni olgu sayısı, günlük ortalama 8.159 olup bir önceki haftanın iki katından daha fazladır. Öte yandan %30-40'ları aşan test pozitiflik oranlarının açıkça gösterdiği üzere gerekenden çok az test yapılmakta olduğu düşünüldüğünde, Avrupa'da benzer nüfus ve varyant profiline sahip ülkelerdeki günlük 80-100 bini aşan sayılar bizim için de geçerli olabilir. Salgının seyrinin anlaşılabilmesi ve gerekli önlemleri alarak etkilerinin azaltılabilmesi için etkili sürveyans yapılarak gerçek vaka sayılarının belirlenmesi halen kritiktir”

Pandemi Bitmedi, Önlemlere Devam Edin!

COVID-19 Pandemisi Üç Ayda 15 Bin Kişi Öldü 

Geldiğimiz noktada yeni bir dalganın hızlı tırmanma dönemine girdiğimiz görülmektedir. Olgu sayılarındaki artışın henüz ölüm sayısına yansımamış olması, hastalığın hafif seyrettiği algısı toplumda rehavetin devam etmesine neden olmaktadır. Oysa yaşamakta olduğumuz dalganın sorumlusu olduğunu tahmin ettiğimiz BA4/5 gibi bir Omikron alt varyantı olan BA1, ülkemizde etkili olduğu 1 Ocak 2022-1 Nisan 2022 arasındaki üç aylık süreçte 15.000 kişinin ölümüne neden olmuştur. Bu veri, diğer varyantlara göre daha hafif seyirli infeksiyonlara yol açan Omikron varyantının da daha kolay bulaşabilme ve aşı veya geçirilerek sağlanan bağışıklıktan kaçabilme özellikleri nedeniyle çok fazla sayıda kişiyi etkileyerek ciddi sayıda ölüme neden olabildiğini göstermektedir.

COVID-19 Pandemisi İlk Aşılama Yaşlılardan Başladı 

Bu nedenle şu anda etkili olan, üstelik bir önceki Omikron alt varyantından daha bulaşıcı ve bağışıklıktan daha fazla kaçma özelliği olduğu bilinen BA4/5 Omikron alt varyanının da kısa sürede onbinlerce insanı öldürebileceği bilinerek önlemler alınmalıdır. Bu yeni dalganın ülkemizde yıkıcı etki göstermesi ciddi bir olasılıktır. Zira ülkemizde bu varyantların ağır hastalık yapmasını engelleyecek olan hatırlatma/ek dozlarını yaptırmış olan kişi oranı güncel bilimsel ifadeyle tam aşılıların oranı 18 yaş üstü nüfusta %33'tür (aşının hedefindeki 12 yaş üstü nüfusta ise %11). Üstelik ülkemizde ilk aşılanmaya başlanan yaşlılar başta olmak üzere aşılamalarda etkinliği daha düşük olan inaktive virüs aşılarının kullanılmış olması, üç doz mRNA aşısı yaptırmış kişi oranını daha düşürmektedir. BA4/5 varyantının bulaşma hızı ve bağışıklıktan kaçma özelliği dikkate alınarak yapılan analizlerde 2-3 ay içinde milyonlarca insanı etkileyebileceği bildirilmektedir. Kısa sürede milyonlarca insanın hastalanması ve işe gidememesi nedeniyle birçok işkolunda işlerin aksaması olasılığı da bulunmaktadır. Nitekim yeni dalganın bizden önce başladığı diğer ülkelerde sağlık hizmetleri ve havayolları hizmetlerinde bu nedenle aksamalar görülmüştür. Dikkate alınması gereken bir durum da ölümle sonuçlanmasa bile COVID-19'un bazı kişilerde uzun dönemde komplikasyonlara neden olduğuna dair önemli kanıtların birikmeye başlamış olmasıdır.

COVID-19 Pandemisi Alınması Gereken Önlemler 

Mevsimsel özelliklerden dolayı vakaların yaz boyunca yüksek bir plato yaparak devam edebileceği ve asıl vaka artışlarının olası yeni varyantların da ortaya çıkışıyla sonbahar ve kış aylarında yaşanabileceği öngörülmektedir. Bu duruma olumsuz etki edebilecek bir diğer faktör de hatırlatma amaçlı aşılamalarda kullanılacak ve BA4/5 alt varyantlarını içerecek güncellenmiş aşıların ancak ekim-kasım aylarında hazır hale gelecek olmasıdır. COVID-19'un yol açtığı yukarıda sıralanmış tüm bu olumsuz etkiler nedeniyle önümüzdeki süreçte olgu sayılarının azaltılması ve başta aşısız olan küçük yaş grupları ile risk altında olan ileri yaş ve eşzamanlı hastalıkları olanları koruyacak önlemler zorunludur. Bunu sağlayabilmek üzere;

  1. Yetkili makamlar, pandeminin sona erdiği Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilmediği sürece "Pandemi bitti" şeklinde algılanabilecek açıklamalar yapmaktan kaçınmalı,
  2. Ülkemizde olgu sürveyansının, tüm vakaları saptayabilecek şekilde genişletilmesi,  olgulara ait yaş, cinsiyet dağılımları, aşılanma durumları, il ve ilçe verileri, yoğun bakım doluluk oranları, vefat edenlerin ayrıntılı özellikleri açıklanmalı,
  3. Yapılmakta olan genomik sürveyansın yaygınlaştırılarak, elde edilen verilerin harekete geçebilmeyi sağlayacak şekilde güncel olarak paylaşılması,
  4. Primer aşılama ve ek aşı dozlarının yapılabilmesi için ciddi kampanyalar şeklinde aşılama çalışmalarının yapılması, <12 yaş çocuk yaş grubu için uygun aşıların sağlanarak aşılamanın başlatılması,
  5. Toplumda infeksiyonun yayılımını engellemek üzere kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanım zorunluluğunun yanı sıra kapalı mekanların havalandırılmasını sağlayacak önlem ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve pozitiflik saptananların veya temaslıların etkili izolasyonu için HES kodu uygulamasının hızla geri getirilmesi,
  6. Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle artacak insan hareketliliğinin virüsün yayılımını artıracağı ve en riskli grup olan yaşlıların bu yayılımdan doğrudan (ziyaretler nedeniyle) ve ciddi şekilde etkileneceği göz önüne alınarak topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılması ve önlemlere uyma çağrısında bulunulması,
  7. İnfeksiyon geçirenlerin testlerini yaptırmaları, soğuk algınlığı (solunum yolu infeksiyonu) belirtileri/bulguları olduğu sürece; başkaları ile temas etmemeleri ve maske takmaları, evde kalarak işe gitmemeleri, özellikle kapalı ve kalabalık ortamlardan, yukarda belirtilen riskli kişilerle temastan kaçınarak infeksiyonun yayılımınn engellenmesi konusunda katkıda bulunmaları, işverenlerin çalışanlarını bu yönde desteklemeleri böylelikle daha büyük işgücü kayıplarını engellemeleri gereklidir.

Bu önerilerin gerçekleştirilmemesinin, daha önceki her dalgada defalarca yaşadığımız gibi can kaybı başta olmak üzere çok ciddi sonuçları olacağı unutulmamalıdır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

 

Respiratuar Sinsityal Virüs

Posted: 13 Jul 2022 03:37 AM PDT

Respiratuar Sinsityal Virüs Yaşlı Erişkinlerde Her Yıl 360 Bin Hastane Yatışına Ve 24 bin ölüme neden olduğu tahmin edilen RSV'ye (Respiratuar Sinsityal Virüs) yönelik GSK tarafından gerçekleştirilen aşı çalışmalarının Faz 3 sonuçları açıklandı

Respiratuar Sinsityal Virüs ölümlere yol açar mı

GSK, alt solunum yolu hastalıklarına neden olan RSV'ye yönelik hayata geçirdiği aday aşı programı kapsamında güçlü bir bağışıklık yanıtı saptanan Faz 1 ve Faz 2 çalışmalarının ardından Faz 3 çalışmasının olumlu sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Akciğer ve solunum yollarını etkileyen, toplumda sık gözlenen bulaşıcı virüslerden biri olan RSV'ye karşı aşı veya özgün bir tedavi bulunmamaktadır. RSV, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım ve kronik kalp yetmezliği gibi hastalıkları alevlendirme potansiyeli taşırken; pnömoni, hastane yatışı ve ölüm gibi ağır sonuçlara da yol açabilmektedir. 60 yaş ve üzeri erişkinler için önemli bir sağlık tehdidi oluşturan RSV'ye karşı geliştirilmekte olan bu aşı adayı ile her yıl 360 bin hastane yatışının ve 24 bini aşan ölümün azaltılması  hedefleniyor.

Respiratuar Sinsityal Virüs bulaşıcı mı

GSK Ar-Ge Başkanı ve Bilimsel Sorumlusu Dr. Hal Barron konuyla ilgili: "Faz 3 çalışmaları sonucu elde ettiğimiz veriler,  aşı adayımızın RSV  enfeksiyonun sebep olduğu ciddi sonuçlara karşı yaşlı erişkinlerde olağanüstü bir koruma sağladığını ortaya koyuyor. RSV halen aşısı olmayan az sayıdaki bulaşıcı hastalıktan biri olduğu için, bu veriler RSV tedavisini etkilemede anlamlı bir potansiyele sahip. Bu aynı zamanda, dünya genelinde her yıl hastane yatışlarının ve ölümlerin  önlenebileceği anlamına geliyor. Elde ettiğimiz güncel veriler ışığında 2022 yılının ikinci yarısında gerekli otoritelerle görüşüp ruhsat başvurumuzu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." şeklinde konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Öğrenci Yurdu Fiyatları

Posted: 13 Jul 2022 02:53 AM PDT

KYK Yurtları Ücretleri

Öğrenci Yurdu Fiyatları. Eğitim Sen, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarına yüzde 80'e varan oranlarda zam yapılmasını sert bir dille eleştirdi.

Öğrenci Yurdu Fiyatları Yüzde 80 Zamlandı

Eğitim Sen KYK yurt fiyatlarındaki artışa tepki gösterdi. Sendika açıklamasında, ”Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte milyonlarca öğrencinin öncelikli gündemini oluşturan barınma sorunu, önceki yıllarla karşılaştırılamaz boyutlara ulaşmıştır. Çok sayıda öğrenci ev kiraları ve yurt fiyatlarının yüksekliği nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır. Yüzde yüzden fazla artan ev kiraları ve özel yurt fiyatlarının yüksekliği öğrencileri ve ailelerini büyük bir çaresizliğe itmiş durumdadır. Ailesinin yaşadığı il dışında üniversiteye giren asgari ücretli ya da ortalama gelire sahip ailelerin çocukları için barınma sorunu bütün sorunların önüne geçmiş durumdadır. 2022 Temmuz ayından itibaren asgari ücrete yüzde 29,3 ara zam yapılmış olmasına rağmen, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarına yüzde 80'e varan oranlarda zam yapılması, bu yurtlarda kalan öğrencilere yapılmış büyük bir haksızlıktır” dedi.

Öğrenci Yurdu Fiyatları 850 TL Oldu

Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verdi, ”Ekonomik olanakları yetersiz öğrencilerin eğitim alma haklarını kullanmalarını sağlamak sosyal devlet olmanın ve toplumsal adalet ve eşitlik ilkelerinin temel gereklerindendir. Bunun için talep eden tüm öğrencilere her kademede, ama özellikle orta ve yükseköğretimde yurt olanağı sunmak sosyal devletin temel sorumluluğudur. Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Öğrencilerimizin insanca yaşayabilecekleri beslenme ve barınma hakkı anayasal bir hak ve kamusal bir sorumluluktur. KYK burs ve kredileri geçtiğimiz Mart ayında 850 TL'ye yükseltilmiş ve bu artış öğrencilere 'müjde' olarak duyurulmuştur. KYK yurdunda kalan bir öğrenci aldığı kredi ya da burstan zamlı yurt ücretini (702 TL) düştüğünde kendisine kalan para sadece 148 TL olacaktır. Temel tüketim ürünleri başta olmak üzere, iğneden ipliğe her şeye zam geldiği bir dönemde, devlete ait yurt ücretlerine yüzde 80 zam yapmak tek kelimeyle insafsızlıktır. Öğrencilerin barınma sorununu çözmek için yeni yurtlar yaptırmak, mevcut öğrenci yurtlarının fiziki ve altyapı koşullarını iyileştirmek için kaynak ayırmayan iktidar, yıllardır arka bahçesi olarak gördüğü tarikat-cemaat yurtları söz konusu olduğunda kamu kaynaklarını kullanmaktan geri durmamaktadır. Kamu kaynakları öğrenciler için kullanılmalı, yurt ücretlerine yapılan fahiş zamlar derhal geri alınmalıdır” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kefir Faydaları

Posted: 13 Jul 2022 02:24 AM PDT

Kefir Faydaları

Kefir Faydaları. Kefir, içerisinde probiyotik bakteri de bulundurduğundan, besin değeri yüksek, bağırsak sağlığını destekleyici ve bağışıklığı güçlendirici bir içecektir.

Kefir Faydaları Saymakla Bitmez

Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak "Yoğurt gibi mayalanarak elde edilen kefirin bir bardağı (200 ml) 100 kalori enerji içeriyor. Üstelik bir bardağıyla günlük kalsiyum ihtiyacının yüzde 24'ünü, A vitaminin yüzde 14'ünü, potasyumun yüzde 6'sını, demirin de yaklaşık yüzde 2'sini karşılıyor. Ayrıca B12 ve E vitaminleri ile fosfor, çinko, folik asit ve magnezyum gibi mineraller bakımından da oldukça zengin. Bu sağlıklı içeceğe günlük beslenmede mutlaka yer verilmelidir. Üstelik mayalanmadan sonra sütün içerisindeki laktozun yüzde 75 azalması sayesinde laktoz intoleransı bulunan kişiler de rahatlıkla tüketebilir" diyor. Özellikle yaz sıcağında serinletici bir sağlık deposu olan kefirin ekşimsi tadını gidermek için yaz meyvelerinden faydalanılabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, bir bardak kefirle gelen 8 faydayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu; meyvelerle tatlandırabileceğiniz üç de sağlıklı tarif verdi…

 Kefir Faydaları…Kalp hastalığı riskini azaltıyor

Yapılan bazı araştırmalar; kefirin içindeki probiyotik etki gösteren bakterilerin kötü kolesterol denilen LDL kolesterolü düşürücü etkisi olduğunu gösteriyor. Ayrıca içerdiği potasyum sayesinde tansiyon dengeleyici özelliği de bulunan kefir, kalp hastalıkları riskini de bu sayede azaltabiliyor.

Kefirin sağlığımıza çok sayıda faydası var.

Kefir Faydaları Kemikleri güçlendiriyor

Kemikler yaşlanmayla güçsüzleşirken, özellikle menopoz sonrası azalan kemik yoğunluğu ile kırık ve kemik erimesi riski artıyor. Son çalışmalar; kefirin kemik hücreleri tarafından kalsiyum emilimini artırabileceğini ortaya koyarken, kefirin zengin kalsiyum ve K vitamini içeriği kemik sağlığını iyileştirmenin ve kemik erimesini yavaşlatmanın en etkili yolu olarak gösteriliyor.

Bağışıklığı kuvvetlendiriyor

Kefir, fermantasyon sırasında ortaya çıkan yararlı maddeler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca, protein, kalsiyum, magnezyum ve birçok vitaminden zengin olan kefir, her gün 1 bardak kefir tüketildiğinde günlük ihtiyaçlarımızın büyük bir kısmını karşılayabiliyor ve bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı korunmaya destek oluyor.

 Sindirim sistemini düzenliyor, ülsere karşı koruyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak "Bağırsaktaki bakteri dengesini sağlayan kefirr sindirimi kolaylaştırırken;  kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikayetlerini azaltıyor. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda; Helicobacter pylori'nin neden olduğu ülser tedavisine kefir eklendiğinde Helicobacter pylori'nin üremesinin engellendiği görülmüştür" diyor.

 Kefir Uzun süre tokluk sağlıyor

Sağlıklı beslenmeye özen gösterenler için kefir ara öğünlerin vazgeçilmezi olmalı. Çünkü 1 bardağıyla vücuda bir ara öğünde almamız gereken tüm vitamin ve minerallerin yanı sıra karbonhidrat ve proteini de sağlayabiliyoruz. Üstelik uzun süreli tokluk hissi sağladığından zayıflama diyetleri için de iyi bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

Kefir İçmek Psikolojik rahatsızlıklara karşı koruyor

Kefir gibi mayalı gıdalarda bulunan bazı probiyotik bakteriler yeterli miktarda tüketildiklerinde, çeşitli kimyasal maddeler üretiyorlar. Bu kimyasal maddeler, duygusal durumun iyileştirilmesine, anksiyetenin azaltılmasına ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisine olumlu etkiler gösterebiliyor.

Kefir İçmek Cildi güzelleştiriyor

Kefirin içerisindeki A vitamini cilt sağlığı için büyük fayda sağlıyor. Cilt hücrelerini yenileyip onarımını hızlandırıyor ve yaşlanmaya karşıt bir etki oluşturuyor. Egzama gibi cilt problemlerini önleme etkisine sahip olan kefir, saç ve tırnakların da sağlıklı ve hızlı uzamasını destekliyor.

 Kanserden koruyor, tedaviyi olumlu etkiliyor

Kefir bileşimindeki selenyum; E vitamini, katalaz ve süperoksitdismutaz enzimleri ile birlikte hücreler üzerine antioksidatif etki gösteriyor. Bu da kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabiliyor. Günde 1 bardak kefir tüketmek, kansere karşı korunmada destek sağlıyor. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Post a Comment

Previous Post Next Post