Bilim ve Sağlık Haber Ajansı

Bilim ve Sağlık Haber Ajansı


Sağlık Bakanlığı Sağlık Personeline Öyle Bir Anket Gönderdi Ki…

Posted: 04 Jul 2022 06:08 AM PDT

Sağlıkta Şiddet Anketi

Sağlık Bakanlığı Sağlık Personeline Öyle Bir Anket Gönderdi Ki…Türk Sağlık Sen, ‘sağlıkta şiddet’ konulu ankete tepki gösterdi.

Anket hakkında açıklama yapan sendika yetkilileri, “Sağlık Bakanlığı tarafından illere gönderilen ve sağlık çalışanlarının bizzat yapması talimatı verilen sağlıkta şiddet anketlerinden hasta ve hasta yakınlarına anket uygulamasından vazgeçilmesi için Sağlık Bakanlığı'na başvurduk. Başvurumuzda söz konusu anketin içerdiği soruların muhteviyatına bakıldığında;  çalışanı zor durumda bırakacak, hizmet alan vatandaşı şiddete teşvik edecek kısacası sağlıkta şiddeti körükleyecek nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Çalışanla vatandaşı karşı karşıya getiren her haliyle çalışanın moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileyen bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı. Başvurumuzda ayrıca anketi sağlık çalışanlarının yapması talimatı ile ilgili olarakta idarenin takdir yetkisi sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğuna dikkat çekildi.  İdarenin çalışma ortamında iş barışı ve huzurunu sağlamak ve korumak zorunda olduğuna vurgu yapılarak Anayasa ile güvence altına alınan "Angarya Yasağına da " ters düştüğü belirtildi. Bu uygulamadan vazgeçilmesi adına 81 İl Valiliğine talimat gönderilmesi istendi” şeklinde konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) Kaynak : Türk Sağlık Sen

Nikotin Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?

Posted: 04 Jul 2022 05:48 AM PDT

Nikotin Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?

Nikotin Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir? Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre dünya üzerinde 1,3 milyar insan sigara içiyor ve sigara tüketimi her yıl yaklaşık 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden oluyor.

 

Önlenebilir ölüm nedenlerinden biri olarak kabul edilen sigara tüketimiyle ilgili moleküler genetik alanında da pek çok araştırma yapılıyor. Yapılan araştırmalara göre, genetik faktörler, nikotin bağımlılığına yatkınlıkta rol oynuyor. Nesiller Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezi Kurucusu, Genetik ve Farmakoloji Uzmanı Dr. Gülay Özgön, nikotin bağımlılığı ile genetik faktörler arasındaki ilişki ve bağımlılık genleri ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Genlerin insan yaşamına etkisi, bilim dünyasının en temel araştırma konularından biri haline geldi. Bağımlılığın da genetikle doğrudan ilişkili olduğunu gösteren veriler, bağımlılık ve bağımlılığın tedavisiyle ilgili yaklaşımların yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Ciddi zararlara neden olan ve en kritik ölüm nedenleri arasında yer alan nikotin bağımlılığında genetiğin etkili olduğu belirten Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezi Kurucusu, Genetik ve Farmakoloji Uzmanı Dr. Gülay Özgön, genlerinde sigara bağımlılığı ile ilgili mutasyon olan kişilerin hiçbir şekilde sigara içmemeleri gerektiğini tavsiye etti.

Bağımlılığa Yatkınlık Genetik Miras Mı?

Genetik faktörlerin bağımlılığa yatkınlığı belirlemede önemli rol oynadığını açıklayan Dr. Gülay Özgön, "Hücrelerimizde algaç ismi verilen, dışarıdan alınan bilgileri diğer  hücrelere ileten reseptörler bulunur. Bağımlılığa yatkınlığımızı belirleyen mutasyon reseptör genlerinde, vücuda alınan nikotin ve benzeri bağımlılık yapıcı maddeye verdiği hücresel tepkileri etkiler. Herkesin genomik profillemelerinin bilinmesi halinde bu tip yatkınlıkları bilmek kolay oluyor.. Mesela benim genetiğimde sigara bağımlılığı ile ilgili bir mutasyon yok. Haliyle ben sigarayı yalnızca canım istediğinde içip canım istediğinde bırakabiliyorum. Ancak en yakın arkadaşım benim kadar şanslı değil. Onun için bağımlılık geni olan insanların hiç sigara içmemelerini, hatta hiç denememelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü nikotin bağımlılığı genetiktir." diye konuştu.

Her İnsan, Sigaranın Zararlarından Aynı Ölçüde Etkilenmiyor

Sigara tüketiminin yol açtığı hastalıklarda, bu zararlı bileşenlerin kişinin vücudunda yarattığı etki, genetiğiyle ilişkilidir açıklamasını yapan Dr. Gülay Özgön, "Bu bileşenlerin yarattığı mutasyonlar içinde bir yatkınlık durumu var. Bu durum herkeste farklılık gösteriyor. Kimisi diyor ki 'Benim dedem 90 yaşına kadar günde üç paket sigara içti.

Hiçbir kanser geliştirmedi. Kimisi de diyor ki 'Benim babam 55 yaşında 3 paket sigara içiyordu, akciğer kanseri oldu. İşte bütün bunlar sigaranın zararlı yan ürünlerinden kişinin nasıl etkilendiğiyle ilgilidir. Bu etkilerin kişiden kişiye farklılık göstermesi, yatkınlık genlerinin farklılığından kaynaklanıyor" dedi.

Nikotin Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?

Genomik Testler İle Doğru Teşhis Ve Tedavi Mümkün Mü?

Nikotinin insan sağlığına zarar veren birçok bileşeni bulunuyor ve araştırmalara göre her 6 saniyede bir kişi, bu bileşenlerin neden olduğu hastalıklar yüzünden yaşamını yitiriyor. Zararlı bileşenlerin vücutta yarattığı olumsuz etkiler, genetik yatkınlık nedeniyle kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden genomik profilleme çalışmalarının önemi de giderek artıyor.

Genomik profilleme yöntemi ile bağımlılık ve kanser tedavilerinde, kişiye uygun, en doğru tedavi yöntemi belirlenebiliyor. Genomik testler yöntemi sayesinde kişinin ve aile üyelerinin sahip olabileceği riskler belirlenebiliyor. Böylece, bu kişileri koruma imkânı da sağlanabiliyor.

 

Ayran İçmenin Faydaları!

Posted: 04 Jul 2022 03:19 AM PDT

Ayran İçmenin Faydaları!

Ayran yaz aylarında tüketilen en sağlıklı içeceklerin başında geliyor. Ayran, terlemeyle ortaya çıkan tuz kaybını önler, sindirime ve uyku düzenine yardımcı olur.

Murat Keleş, sağlıklı ayranın özelliklerini anlattı ve yaz aylarında neden ayran içilmesi gerektiğini 7 maddede özetledi. Türkiye'nin en büyük süt ve süt ürünleri kuruluşlarından Teksüt, sıcak havalarda herkesi sağlıklı serinlik veren ayran içmeye çağırdı. Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü Murat Keleş ayranın özelliklerine vurgu yaparak Türk halkının damak tadına en çok hitap eden içeceğin özelliklerini de sıraladı. Sağlıklı ve lezzeti yerinde ayran, süt renginde, temiz, parlak, kendine has hoş kokuda ve hafif ekşimsi tadında, akıcı kıvamda, yüzeyinde yağ birikmemiş ve çalkalandığında homojen yapıda olmalı. Aşırı tuzlu olmamalı. Ambalajının da sağlam olması gerekiyor, ambaljı bozulmuş ve şişme yapmamış olmasına dikkat etmek gerekiyor.

Ayran İçmenin Faydaları!

Ayran İçmenin Faydaları

Terlemeyle oluşan tuz kaybını telafi eder: Yazın terlemeyle vücudumuzdan su ve elektrolit denilen tuz kaybı olur. İçerdiği mineraller ve su sayesinde, kaybedilen maddelerin telafi edilmesi ve dengelenmesinde ayran en önemli içecektir.

Harareti giderir: Süt ürünü olduğu için ayran, buzdolabında saklanır. Sıcak havalarda tüketilen ayran, serinletici özelliğiyle vücut sıcaklığın dengelenmesinde ve hararetin giderilmesinde etkili olur.

Probiyotik etkiye sahiptir: Ayran içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem de bağışıklık sistemini güçlendirir. Yaz aylarının gelmesi ve pandemi sürecinin atlatılmasıyla aslında özlenen bir alışkanlık olan ev dışı yemek tüketiminde ayran, probiyotik etkisi nedeniyle de sindirim ve gıda güvenliği açısından en önemli emniyet kemerlerinden biri olarak öne çıkar.

Rahatlatıcı etkisi vardır: Terlemeyle oluşan kayıplar sonrasında gelişen yorgunluğun giderilmesinde ve kasları gevşetici özelliği nedeniyle de sinir sisteminin rahatlatılmasında destekleyicidir.

Tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur: Düşük tansiyon, sıcakta yaşanan tuz kaybıyla damarların genişlemesi, kan basıncının azalmasıyla oluşur. Yeterli miktarda ayran tüketerek bu durumun önüne geçmek ve vücut direncinin artırılması mümkündür.

Uyku düzenini dengeler: Yaz aylarında günlerin uzaması, uyuma-uyanma saatlerinin değişmesi, uykuyu sağlayan hormonal dengenin bozulmasına neden olabilmektedir. B kompleks vitaminleri açısından zengin olan ayranın düzenli tüketilmesi, bu sorunların azalmasına yardımcı olur.

Tok tutar, diyeti kolaylaştırır: Pandemi sürecinden dolayı da evlerde kalınması, tüketilen gıdalardan ve yapılamayan sporlar nedeniyle alınan kiloların nasıl verileceği, pek çok kişiyi kara kara düşündürüyor. İçeriğindeki kalsiyum ve amino asitlerin, fazla yağların yakılmasında etkili olması ve protein içeriğinden dolayı tok tutma hissi vermesi, ayranı yaz diyetinin vazgeçilmezi haline getirir.

Sıcak Havalarda Şiddetli Sıvı Kaybına Dikkat !

Posted: 04 Jul 2022 02:59 AM PDT

Yazın Kilo Vermenin 8 Etkili Yolu!

Dehidratasyon, vücudun aldığından daha fazla su kaybetmesi sonucu meydana geliyor. Yetersiz sıvı alımı ve beslenme, böbrek hastalıkları, diyabet, ishal ve aşırı terleme sonucu oluşabiliyor.

Sıvı Kaybına Dikkat! Kaybedilen sıvıyla birlikte mineral tuzlar veya elektrolitler, özellikle sodyum ve potasyum dengesinde bozukluklar oluşuyor. Kaybedilen suyun yerine konulmaması vücutta ciddi problemlere yol açabiliyor. Özellikle yaz aylarında fark etmeden gelişebilen, aşırı terleme ve yetersiz sıvı alımı ile görülebilen dehidrasyona çok dikkat edilmesi gerekiyor.   Uz. Dr. Yeliz Zıhlı Kızak, dehidratasyon hakkında bilgi verdi.

Vücut Gün Boyu 2,5 Litre Su Kaybediyor

Yetişkin bir insanın vücut ağırlığının yaklaşık %65'i sudan meydana gelir. Su, hücrelerin içinde, kan damarlarının içinde ve hücreler arasında bulunur. Normal şartlar altında vücut günde yaklaşık 2-2,5 litre su kaybeder ve bu miktarın tekrar vücuda girmesi gerekir. Su vücudu sıklıkla ter, idrar ve dışkı yolu ile terk eder. Bu kayıplar günlük olarak yeteri kadar sıvı tüketimi ile telafi edilemezse dehidratasyon meydana gelir ve vücut normal fonksiyonlarını yerine getiremez. Dehidratasyon kaybedilen sıvının miktarına göre hafif, orta ve şiddetli olmak üzere 3 gruba ayrılır. Hafif dehidratasyon yaygındır ve genellikle gün boyunca yetersiz sıvı alımından kaynaklanır. Çocuklarda ishale bağlı dehidratasyonu sık görülmektedir. Şiddetli dehidratasyonda sudan daha fazla sodyum kaybedilir. Bu tip dehidratasyonda  hiponatremi gelişebilir. Hiponatremi kandaki sodyum oranının 135 mEq/ L’den düşük olmasıdır.

Sıcak Havalarda Şiddetli Sıvı Kaybına Dikkat!

Dehidratasyonun Birçok Nedeni Bulunuyor

Yetersiz beslenme ve yetersiz sıvı alımı: Sağlıklı bir kişinin günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketmesi gerekir. Bu miktar yaş, kilo ve günlük fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişiklik gösterir. Kişinin günlük ihtiyacı kadar su tüketmemesi dehidratasyon ile sonuçlanabilir.

Kusma ve ishal: Bazı hastalıklara bağlı olarak gelişen şiddetli bir şekilde ortaya çıkan akut veya uzun süren kronik ishaller, özellikle kusma da eşlik ediyorsa çok fazla su ve elektrolit kaybına neden olabilmektedir. Bu iki rahatsızlık ayrı ayrı da dehidratasyona sebep olabilmektedir. İshal bakteri, virüs veya parazit kaynaklı olabilmektedir. Bebeklerde, çocuklarda, yaşlılarda ve yeme bozukluğu (örneğin bulimia) olan kişilerde kusma nedeniyle dehidratasyon riski daha yüksektir.

Aşırı terleme: Ter ve terleme, vücudun ısı, nem ve fiziksel aktivite durumlarında kullandığı bir soğutma mekanizmasıdır. Yüksek hava sıcaklıkları ter yolu ile sıvı kaybına neden olmaktadır. Hipertiroidi gibi bazı kronik hastalıklar ve yoğun egzersize bağlı olarak da fazla terlenmesi eğer yeterli sıvı tüketilmezse dehidratasyona eğilim yaratır. Çok sıcak bölgelerde yaşayan ve güneş altında durmak zorunda olanlar da dehidratasyon açısından risk altındadır.

Yüksek ateş: Ateşin 38 derecenin üzerinde seyrettiği hastalıklarda sıvı kaybı görülebilir ve sıvı açığının yerine konmaması dehidratasyona neden olur. Güneş yanıkları da sıvı kaybına neden oldukları için dehidratasyon sebebidir.

Diyabet: Kan şeker seviyeleri yüksek seyrettiğinde böbrekler şekeri vücuttan atmak için idrar miktarını artırarak sıvı kaybına neden olur. Böbrek hastalıkları: Böbreklerin su tutma özelliğini kaybetmesine neden olan günlük idrar miktarının arttığı hastalıklarda yeterli sıvı desteği sağlanmazsa dehidratasyon görülebilmektedir.

Şiddetli Dehidratasyon Yaşamı Tehdit Ediyor

Dehidratasyon sonucu ortaya çıkan belirtiler, sıvı kaybı şiddetine göre değişiklik gösterir. Hafif dehidratasyonda halsizlik, yorgunluk, ağız kuruluğu, susama hissi, cilt kuruluğu, idrar miktarında azalma, kabızlık gözlenmektedir. Şiddetli dehidratasyon vakalarında genel durum bozukluğu, bilinç bulanıklığı, kan basıncında düşme, gözlerde kararma, baş dönmesi, baş ağrısı ve çarpıntı gibi yakınmalar gelişir. Şiddetli dehidratasyon yaşamı tehdit eden ciddi bir acil durumdur.

Dehidratasyon Derecesi Ve Nedenine Göre Tedavi Şekillendiriliyor

Amaç kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konulmasıdır. Hafif ve orta derecedeki dehidratasyonun tedavisinde hastaların yeterli miktarda sıvı alması sağlanır. İshal, kusma ve böbrekler yolu ile aşırı sıvı kaybı olan vakalarda ağızdan verilen sıvı yetersiz kalıp, damar yolu ile elektrolit içeren sıvılar verilir. Bayılma, bilinç kaybı veya diğer ciddi bulgularla seyreden şiddetli dehidratasyon vakalarında acil müdahale gereklidir. Hastaların elektrolit durumunun da değerlendirilmesiyle sıvı eksikliği damar yolu ile dengeli elektrolit içeren sıvılar kullanılarak yerine konulur.

Bebekler, Çocuklar Ve İleri Yaşlılar Risk Altında

Dehidratasyon herkesin başına gelebilir ama bazı insanlar daha yüksek risk altındadır. En çok risk altında olanlar şunlardır;

  • Susama hissine verdikleri tepkiler veya suya erişme konusundaki yetersizlikleri sebebiyle bebekler, çocuklar ve ileri yaşlılar,
  • Yüksek irtifalarda yaşayan insanlar,
  • Özellikle maraton, triatlon ve bisiklet turnuvaları gibi dayanıklılık sporları yapan sporcular,
  • Diyabet, böbrek hastalığı, kistik fibroz, alkolizm ve adrenal bez bozuklukları gibi kronik hastalıkları olan kişiler dehidratasyon açısından daha fazla risk altındadır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) Kaynak: Basın Bülteni

 

 

Böbreğin Az Bilinen Düşmanı; Bilinçsiz İlaç Kullanımı

Posted: 04 Jul 2022 02:58 AM PDT

Böbreğin Az Bilinen Düşmanı; Bilinçsiz İlaç Kullanımı

Fazla ve gereksiz ilaç kullanımı istenmeyen etkilere neden olabilir. Alerjik reaksiyonlar gerçekleşebilir, karaciğer ve böbrek yetmezlikleri ortaya çıkabilir. Özellikle böbrek hastaları için bilinçli ilaç kullanımı çok önemlidir. Prof. Dr. Tekin Akpolat böbrek hastaları için ilaç kullanımının önemini anlattı. 

 

Böbreğin Az Bilinen Düşmanı; Bilinçsiz İlaç Kullanımı Böbrek ilaçların vücuttan atılmasında karaciğer gibi önemli rolü olan iki organdan biridir. Böbrek fonksiyonlarının bozulması ilaçların vücutta kalma süresini, yıkılmasını, fonksiyonlarını etkileyerek tedaviyi başarısız kılabilir ve yan etki oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle ilaçlar bilinçli ve doktora danışarak kullanılmalıdır.

Gereksiz İlaç Kullanmayın

Bilinçli ilaç kullanmanın ilk şartı gereksiz ilaç kullanmamaktır. Böbreğin süzme fonksiyonu azalmaya başlarsa yani böbrek yetmezliği olursa bazı ilaçların dozlarının azaltılması gerekebilir veya doz aralığı değişebilir.

İlaçlar Böbrekte Hangi Yan Etkileri Yapabilir?

Zararlı olduğu bilinen ilaçlar: Bazı ağrı kesiciler, bilgisayarlı tomografi, anjiyografi gibi damara boyalı ilaç verilmesi yani radyolojik incelemelerde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler. Bu gibi durumlarda yarar zarar hesabını iyi yapmak gerekir. Örneğin kalp anjiyosunda kullanılan ilaç böbreğe zarar verebilir ama aynı zamanda kalp anjiyosu, stent veya koroner bypass hem hayat kurtarıcı hem de böbrek fonksiyonlarını düzeltici olabilir. Önemli olan gereksiz risk almamaktır.

Nadiren yan etki oluşturan ilaçlar: Bu penisilin alerjisine benzetilebilir, penisilin kullanan hastaların çok azında alerji olur. Böbrekte oluşan yan etkiler önemsiz laboratuvar anormalliklerinden idrarda protein kaybı, böbrek yetmezliğine kadar değişkenlik gösterebilir. Bitkisel ve takviye ürünler de ilaçlar gibi yan etkilere neden olabilir. Hem ilaçlar hem de takviye ürünler mutlaka doktora danışarak kullanılmalıdır.

Böbreğin Az Bilinen Düşmanı; Bilinçsiz İlaç Kullanımı

"Önemli olan hastaya yarar zarar dengesini iyi yapmaktır. Böbreği korumak önemlidir ama yaşam daha önemlidir. Doğru ilaç seçimi ile böbrek hastaları tedavilerinde gereken ilaçların çoğunu kullanabilir."

“Orman Yangınları İçin Gerekli Önlemler Süratle Alınmalıdır”

Posted: 04 Jul 2022 02:49 AM PDT

"Orman Yangınları İçin Gerekli Önlemler Süratle Alınmalıdır"

TTB “Orman Yangınları İçin Gerekli Önlemler Süratle Alınmalıdır”diye çağrıda bulundu. “Yanan orman alanları, arazi ve inşaat rantına kurban edilmemeli ve hızla yeniden bilimsel ormanlaştırma çalışması başlatılmalıdır.” diyen TTB “Yanan orman alanları, arazi ve inşaat rantına kurban edilmemeli ve hızla yeniden bilimsel ormanlaştırma çalışması başlatılmalıdır” diye konuştu.

 

TTB “21 Haziran 2022 akşamı, Muğla ili, Marmaris ilçesinin Bördübet yöresinde üç farklı noktadan başlayan orman yangını başladı. 2021 yazında yaşadığımız orman yangınlarından, iktidarın yangın ve sel gibi olağandışı durumlara nasıl yaklaştığı bilindiğinden, bu yangın haberi yurttaşlarda kaygı yarattı. Bilime ve meslek örgütlerinin öneri ve uyarılarına kulak tıkayan, kamu kurumlarının olanaklarını israf eden, kaynakları doğru kullanamayan yetkililer; doğa ve toplumun karşı karşıya kaldığı yıkım bu kaygıların somut ve yakıcı temellerinden bir kısmını oluşturmaktadır. Akşam saatlerinde başlayan son orman yangını da gece havadan müdahale imkanlarının olmadığının açıklamasını takiben, karadan müdahaleye, orman işçilerinin ve yöre halkının özverili çalışmasına terk edildi. Yörenin coğrafi yapısının karadan ulaşıma izin vermemesi ise özverinin de yeterli olamadığı ve ertesi sabah her türlü imkânı kullanarak dahi kolayca söndürülemeyecek büyüklükte bir orman yangınıyla karşı karşıya kalmamıza neden oldu. Yangının tamamen söndürülmesine kadar geçen altı günde yaklaşık 4500-5000 hektar alanın yandığı basına yansımıştır. Yanan ekosistemde yaşayan bitki ve hayvanlar zarar görmüş; vahşi yaşam formları hayatlarını kaybetmiş; arıcılık, hayvancılık ve tarımsal üretimle geçinen yöre halkı geçim araçlarını kaybetmiştir. 2021 yılında 28 Temmuz'da ilk olarak Manavgat'ta başlayan, Akdeniz ve Ege başta olmak üzere Marmara, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu bölgelerinde 75 farklı noktada ortaya çıkan ve 16 gün süren yangınlar, öncelikle Antalya, Adana, Muğla illeri sınırlarındaki ormanlık alanları etkilemişti. Toplamda 70-75 bin hektarlık bir alan yanmış ve Marmaris'te 1 (bir), Kahramanmaraş'ta düşen kiralık yangın uçağında ise 5 (beş) Rusya, 3 (üç) Türkiye vatandaşı hayatını kaybetmiştir.” diye konuştu.

"Orman Yangınları İçin Gerekli Önlemler Süratle Alınmalıdır"

Kişisel Koruyucu Donanım Temin Edilmelidir

Yanan orman alanları, arazi ve inşaat rantına kurban edilmemeli ve hızla yeniden bilimsel ormanlaştırma çalışması başlatılmalıdır. Yangında görevli personele yeterli P-100 maske başta olmak üzere, gerekli kişisel koruyucu donanım temin edilmelidir. Yangın söndürme işçileri başta olmak üzere, yangın sahalarındaki görevli personelin karbon monoksit maruziyet düzeylerinin ölçülmesi sağlanmalıdır. Yangın bölgelerindeki hava kirliliği ölçümleri düzenli ve gerçek zamanlı olarak halka açıklanmalıdır.

112 Ambulansına Yol Verin !

Posted: 04 Jul 2022 01:52 AM PDT

112 Ambulansına Yol Verin!
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ambulansa yol  vermeyen araç sürücülerine tepki gösterdi. Bakan Koca, “Öncelik ambulansın, hastanındır!” diyerek sosyal medyadan çağrıda bulundu.

 

112 Ambulansına Yol Verin!”Yolda ambulans varsa diğerleri yerini bilmeli” diyerek tepki gösteren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

112 Ambulansına Yol Verin!

Koca “Yolda ambulans varsa diğerleri yerini bilmeli! Acil vaka için harekete geçmiş ambulansın, duyarsızlıktan ötürü engelle karşı karşıya bırakılması, Ankara'daki olayda olduğu gibi, asla kabul edilemez. Öncelik ambulansın, hastanındır! Siren sesinden güçlü uyarı aranmamalı! diye konuştu.

Nar Suyu Faydaları Nelerdir?

Posted: 04 Jul 2022 01:20 AM PDT

nar suyu faydaları nelerdir

Uzmanlar, yüksek antioksidan içeren nar suyunun her mevsimi sağlıklı bir şekilde geçirmek için harika bir besin kaynağı olduğunu belirtirken, günde 100 ml. nar suyu içerek yetişkin bir insanın ihtiyaç duyduğu günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 16'sının karşılanabileceğini vurguluyor. 

 

 

Nar Suyu Faydaları Nelerdir? Nar, sahip olduğu yüksek besin değeri ve lezzeti ile insan sağlığına çok fazla faydası olan bir meyve olmakla birlikte, meyve suyu olarak tüketildiğinde de tam bir şifa deposu olarak görev yapar. İçeriğinde bulunan birçok yararlı biyoaktif bileşen sayesinde narı çok güçlü bir antioksidan olarak nitelendiren uzmanlar, nar meyvesinin ve suyunun mutlaka tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.  Prof. Dr. Neriman İnanç, günde 100 ml. nar suyu tüketmenin yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 16'sını karşılayabileceğini söyledi. Ayrıca nar suyunda yoğun olarak B vitamini ve potasyum olduğuna da vurgu yapan İnanç, "Nar suyu özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

nar suyu faydaları nelerdir

Nar Suyu İle Sağlıklı Kalın!

Bağışıklık sisteminin hastalıkları önleme konusunda son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İnanç, narın faydalarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Son yıllarda, hastalıklara karşı kullanılan ilaçlara gelişen direnç, bilim insanlarını doğal antiviral moleküller üzerinde araştırma yapmaya teşvik etmiştir. Bu doğal moleküllerden en önemlisi de içerdiği antioksidanlar nedeniyle nar ve nar suyudur. Nar polifenol özütünün etkisini incelemek amacıyla yürütülen bir çalışmada, narda bulunan antioksidan özellikli polifenollerin, virüslerin kırmızı kan hücrelerinde kümeleşmesini önlediği gösterilmiştir. Sonuç olarak, her mevsim yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra, hastalıklardan korunmak için nar suyu tüketiminin yararlı olabileceğini unutmamak gerekiyor".

Post a Comment

Previous Post Next Post